Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KÜRESEL EKONOMİDE KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTE İŞLETMELER VE REKABET SORUNLARI A. HAKAN ATİK Kd. Uzman GA ARAŞTIRMA MÜDÜRLÜĞÜ Mart 2003 ANKARA

2 İ Ç İ N D E K İ L E R Sayfa No. TABLOLAR LİSTESİ... iii GİRİŞ KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETME KOBİ KAVRAMI Çeşitli Ülkelerde ve İktisadî Entegrasyonlarda Kullanılan KOBİ Tanımları KOBİ LERİN GELİŞTİRİLMESİNİN SOSYO-EKONOMİK ÖNEMİ KOBİ lerin Stratejik Önemi KOBİ lerin Dış Ticarete Katkısı KOBİ lerin Dış Ticarette Karşılaştığı Sorunlar KOBİ lerin Desteklenmesinde Hükümetlere ve Uluslararası Topluma Düşen Yükümlülükler Finansal Hizmetler Finansal Olmayan Hizmetler KALKINMA İKTİSADI VE KOBİ LER: Girişimcinin ve KOBİ Sektörünün Yeniden Keşfi KOBİ LER VE İKTİSADÎ GELİŞME Ülke ve Ülke Gruplarının (Entegrasyonlar) KOBİ Deneyimi KOBİ-İktisadî Gelişme Etkileşimi: Asya Deneyiminden Bazı Gözlemler AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE MİKRO VE KÜÇÜK ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ SORUNU TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KOBİ LER Türkiye deki KOBİ lerin Operasyonel Özellikleri Türkiye de KOBİ Sektörünün Verimliliğini ve Büyümesini Kısıtlayan Faktörler KÜRESELLEŞME VE TEKNOLOJİK DEĞİŞİM: KOBİ ler İçin Yeni Fırsatlar Teknolojik Yenilikçilik ve Teknolojik Yenilikçilik Vasıtasiyle KOBİ lerin Rekabetçiliğinin Artırılması KOBİ Yenilikçiliğine Yönelik Politika Engelleri KOBİ Yenilikçiliğini Teşvik Etmek İçin Hükümetlere Düşen Görevler KÜRESEL EKONOMİDE KOBİ LER VE REKABETÇİLİK KOBİ lerin Uluslararası Rekabete Dönük Olarak Güçlendirilmesi KOBİ lerin Karşılaştığı Rekabet Sorunları KOBİ Rekabetçiliğinde Profesyonel Uzmanlığın Önemi Geçiş Sürecindeki Ekonomilerde ve Gelişmekte Olan Ülkelerde KOBİ lerin i

3 Rekabetçiliğinin Artırılması ve OECD Ülkelerindeki KOBİ lerle Ortaklıklar KOBİ Entegrasyonunun Küresel Ekonomiye Dahil Edilmesinde Uluslararası İşbirliğinin Rolü KOBİ ler ve Daha Büyük Ölçekli Firmalarla Rekabet KOBİ LERİN TEŞVİK EDİLMESİ VE BAZI ÜLKE UYGULAMALARI Genel Olarak Teşvik Kavramı KOBİ ler Niçin Teşvik Edilmelidir? Bazı Ülkelerde Kullanılan KOBİ Teşvik Yöntemleri Endüstriyel Bölge Modeli (Industrial District Model) Türkiye de KOBİ leri Teşvik Politikası YENİ EKONOMİ (NEW ECONOMY) VE KOBİ LER Yeni Ekonomi Kavramı Neyi İfade Ediyor? Yeni Ekonomi Niçin Farklıdır? Yeni Ekonomi de KOBİ ler Yeni Ekonomi de KOBİ ler İçin Yeni Yönelimler ve Teşvikler Küçük Firmaları Desteklemeye Dönük Tedbirler MİKROFİNANSMAN VE KOBİ FİNANSMANI Mikrofinansman-KOBİ Finansmanı Farklılığının Temel Argümanları Mikroişletme ve Mikrofinansman KOBİ Finansmanı KOBİ Finansmanında Geleneksel Yaklaşım KOBİ Finansmanında Piyasa-Yönelimli (Market-Oriented) Yaklaşım KOBİ Finansmanını Kısıtlayan Faktörler Dünyada KOBİ Finansmanında Karşılaşılan Güçlükler ve Yeni Çözümler KOBİ ler, Internet ve Elektronik Finansman (E-finance) Gelişmekte Olan Ülkelerde Yaşanan Elektronik Finansman Deneyimleri KOBİ FİNANSMANINI KÂRLILAŞTIRAN TEKNİK VE MEKANİZMALAR: Gelişmiş Ülkelerde Kullanılan Yöntemler Finansmanın Tamamlayıcı Unsurları Sigorta (Insurance) Kiralama (Leasing) Risk Sermayesi (Venture Capital) GENEL DEĞERLENDİRME YARARLANILAN KAYNAKLAR ii

4 TABLOLAR LİSTESİ Sayfa No. TABLO 1: AVRUPA BİRLİĞİ KOBİ TANIMLARI... 8 TABLO 2: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KOBİ LERİN ÖLÇEKSEL DAĞILIMI (1992) TABLO 3: KOBİ LERE İLİŞKİN OECD İNCELEMESİNDE YER ALAN BULGULAR (1) TABLO 4: BAZI DOĞU ASYA ÜLKELERİNDE VE GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KOBİ LERİN EKONOMİDEKİ ROLÜ TABLO 5: KOBİ LERE İLİŞKİN OECD İNCELEMESİNDE YER ALAN BULGULAR (2) TABLO 6: KOBİ YATIRIM TEŞVİK BELGELERİNDE ÖNGÖRÜLEN YATIRIM VE İŞLETME KREDİLERİNİN BÖLGESEL DAĞILIMI (2002) TABLO 7: KOBİ YATIRIM TEŞVİK BELGELERİNDE ÖNGÖRÜLEN YATIRIM VE İŞLETME KREDİLERİNİN MAHİYETLERİNE GÖRE DAĞILIMI (2002) iii

5 Yarım yüzyıl ya da daha uzun bir süredir, küçük şirketin ortadan kalkmaya mahkum olup olmadığı, bir başka deyişle, ekonominin kaçınılmaz eğiliminin büyük ölçekli girişimler doğrultusunda olup olmadığı tartışılmaktadır. Neo-klasik öğretinin sadık savunucuları, küçük şirketin sistem açısından taşıdığı önem konusunda her zaman için ikna edilirler. Bu, piyasa sisteminin belirsizliği en az olan görüntüsüdür. Söz konusu savunucular, eğilimlerine göre ikiye ayrılır: Bir bölümü küçük şirketin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu, dolayısiyle devletin etkin koruma ve desteğine ihtiyaç duyduğunu ileri sürerken, bir bölümü de küçük şirketin (ve dolayısiyle kendi sistemlerinin) geleceğinin güvende olduğunu savunur. J. K. GALBRAITH, Ekonomi Kimden Yana? GİRİŞ Rüçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (bundan böyle kısaca KOBİ) işsizliğin azaltılmasına, iktisadî büyümeye, sürdürülebilir kalkınmaya olan büyük katkısı, günümüz gelişmiş ekonomileri tarafından sergilenmekte olan başarılı örneklerle ispatlanmış durumdadır. KOBİ lerin gelişimi, imalât sanayiinin boyutuna derinlik kazandırabildiği gibi, rekabetçiliği de teşvik edebilmektedir. KOBİ ler, aynı zamanda, iktisadî büyümenin nimetlerinin toplum içinde daha eşitlikçi bir düzeyde paylaşımının sağlanmasına, bu suretle adaletsiz gelir dağılımının hafifletilerek toplumun bir bütün olarak refah seviyesinin yükseltilmesine de yardımcı olabilmektedir. 90 lı yılların başlarından itibaren, farklı sosyal, siyasal ve kültürel yapılara sahip gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkeler, KOBİ lere daha büyük bir önem atfetmeye başlamıştır. KOBİ lerin önem kazanmasındaki başlıca etmen, bu işletmelerin, ülke ekonomilerinde toplam üretim ve istihdamın hayli büyük bir bölümünü gerçekleştiriyor olmasıdır. Nitekim, dünya ölçeğinde cereyan eden iktisadî aktivitelerden en fazla etkilenen gelişmekte olan ve/veya geçiş sürecindeki ülkelere önerilen temel çözümler, KOBİ ler için gereken elverişli ortamın tesisi suretiyle onların desteklenmesi, güçlendirilmesi ve teşvik edilmesi hususlarına odaklanmaktadır. Dünya ölçeğinde konuya yaklaşıldığında, KOBİ lerin iktisadî gelişmeye olan katkısı, bu katkının gerçekleştirilmesi aşamasında sahip olduğu avantajlar, ana başlıklar itibariyle şöyle sıralanmaktadır:

6 KOBİ ler esas itibariyle emek-yoğun organizasyonlardır. Dolayısiyle, nitelikli işgücüne duyulan ihtiyaç, büyük-ölçekli işletmelere göre daha azdır. KOBİ ler, büyük işletmelere göre, harcanan sermaye birimi başına daha fazla istihdam imkânı yaratabilir. KOBİ ler, çoğunlukla hız kazandırdıkları kalkınma sürecinde, çarpan etkisine (multiplier effect) sahiptir. KOBİ ler, üretimleri büyük ölçüde iç kaynaklara dayalı olmasına karşılık, çok düşük düzeyde dış kaynak kullanır. KOBİ ler, yeni piyasalar yaratabileceği gibi, mevcut piyasalardan önemli boyutlarda pay edinebilir. KOBİ lerin değişen koşullara uyum sağlayabilme yeteneği, esnekliği, eğer doğru şekilde finanse ediliyorlarsa, uzun süre hayatta kalmalarına yardımcı olabilir. KOBİ ler, birbirleriyle yakın ilişkiler tesis edebildikleri tüketicilerin arzu ve isteklerinin anlaşılmasında son derece başarılıdır. KOBİ lerin, yurtiçi bürokrasiden etkilenme özelliği çok düşük düzeydedir. Türkiye nin iktisadî kalkınmasında, reel olarak büyümesinde; sanayileşme sürecinin ne kadar büyük, hayatî bir rol üstlenmiş olduğu, hemen her fırsat ve platformda sıklıkla vurgulanmaktadır. Söz konusu süreçte; dinamik yapılarıyla gerek istihdamın artırılmasına ve üretim imkânlarının genişletilmesine katkıları, gerekse karşılaştıkları sorunlar ve sayıca oluşturdukları çoğunluk, küçük ve orta büyüklükteki sanayi işletmelerinin önemli bir sosyo-ekonomik gündem maddesi olmaya devam edeceğine işaret etmektedir. Türkiye nin iktisadî yaşantısında küçük ve orta-ölçekli sanayinin üstlenmiş olduğu anahtar rol, bu işletmelerin sadece sayıca fazla olmasından, çeşitliliğinden değil, aynı zamanda, bünyelerinde barındırmakta oldukları şu özelliklerden kaynaklanmakta; bu nedenden ötürü de KOBİ ler teşvik edilmektedir: ekonominin hemen tüm yönleriyle ilişkili olması; sanayileşmeye ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması; işsizlik sorununun hafifletilmesinde etkili olması; 2

7 büyük ölçekli sanayi ile entegre olması ve tamamlayıcılığı; imalât sanayiinin çeşitli konularında esneklik taşıması; piyasa güçlerine karşılık verebilmesi; yeni teknolojilere kolaylıkla uyum sağlayabilmesi; iktisadî dalgalanmalara hızla tepki verebilmesi; sermaye ve becerili işgücü kaynaklarının mobilizasyonunda başarılı olması; ve siyasî, iktisadî ve sosyal yapıdaki istikrarı. Bu özellikler analiz edildiğinde; henüz iktisadî gelişme sürecini tamamlayamamış olan ülkemizde, KOBİ lerin doğup büyüyebileceği, serpilip gelişebileceği, kendisinden beklenen performansa tam anlamıyla ulaşabileceği bir iş atmosferinin tesisi ve bunun için gerekli olan koşulların sağlanmasının önemli bir görev olduğu da kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu görevin lâyıkiyle yerine getirilmesi, iktisadî gelişme sürecinin tamamlanmasının, tam üye olarak içinde yer alma isteğimizi her daim dile getirdiğimiz Avrupa Birliği yle ekonominin hemen her alanında rekabet edebilir olabilmemizin önemli bir ön koşulu olarak gözükmektedir. Bu çalışmada, ilk olarak, küçük ve orta büyüklükteki işletme kavramı üzerinde durulmakta; çeşitli ülke ve iktisadî entegrasyonlarda benimsenen ve kullanılan tanımlar, baz alınan kriterlere göre açıklanmaktadır. İkinci olarak, KOBİ lerin stratejik önemi, dış ticarete katkıları ele alınmak suretiyle, her ülke için sosyo-ekonomik gelişimin sağlanması, sürdürülmesi çabalarında KOBİ lerin katkılarına değinilmektedir. Takip eden iki bölümde, sırasıyla, KOBİ lerin kalkınma iktisadı içinde nereye oturtulduğu konusuna kısaca göz atılarak, burada girişimciliğin oynadığı rol üzerinde durulmakta; daha sonra ise KOBİ-iktisadî gelişme etkileşmesi ve bazı ülkelerde, entegrasyonlarda, özellikle de Güneydoğu Asya da yaşanan deneyimler ve bu deneyimlerin sonucunda elde edilen bulgular tartışılmaktadır. Az gelişmiş ülkelerde mikro ve küçük ölçekli işletmelerin büyümesi sorunu, beşinci bölümün konusunu oluşturmaktadır. 3

8 Gelişme-sanayileşme sürecindeki ülkelerin pek çoğunda olduğu gibi, ülkemizde de KOBİ ler, söz konusu süreçte önemli bir fonksiyon üstlenmiştir. Türkiye de faaliyet gösteren KOBİ ler, özellikleri ve sorunları altıncı bölümde yer almaktadır. Küreselleşme, 21. yüzyılın başlarında en sık telaffuz edilen kavramların başında gelmektedir. Bu olgu, KOBİ ler için yeni fırsatların yanında, rekabetçi bir yeni dünya düzeninin kaçınılmaz sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Yedinci ve sekizinci bölümlerde, birbiriyle yakın ilişki içinde olan iki konu, teknolojik yenilikçilik ve rekabetçilik ele alınmaktadır. Sosyo-ekonomik yaşamda son derece önemli yer işgal eden KOBİ lerin ortaya çıkması, varlığını sürdürebilmesi ve içinde yer aldığı topluma her bakımdan anlamlı katkı sağlayabilmesi için, imkânlar ölçüsünde seçici ve dinamik teşvik politikalarıyla desteklenmesi zorunludur. KOBİ leri teşvik politikaları, Türkiye nin de içinde yer aldığı çeşitli ülke deneyimleri ile birlikte, dokuzuncu bölümde işlenmektedir. Onuncu bölümde, Yeni Ekonomi kavramı, içerdiği anlam ve KOBİ ler için sunmuş olduğu yeni açılımlar değerlendirilmektedir. Günümüzde, gerek gelişmiş ülkelerde gerekse gelişmekte olan ülkelerde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin karşı karşıya kaldığı temel problem, finansman kaynaklarına elverişli koşullar altında erişimdir. Bu problemin çözümüne yönelik olarak sergilenen farklı yaklaşımlar, mikrofinansman ve KOBİ finansmanının birbirinden ayrıldığı temel noktalar, yeni bir kavram olan elektronik finansman, on birinci bölümün konularını oluşturmaktadır. On birinci bölümle bağlantılı olarak, on ikinci bölümde KOBİ finansmanını kârlılaştıran teknik ve mekanizmalara yer verilmekte; risk sermayesi kavramı üzerinde durulmaktadır. Çalışma, genel değerlendirmenin yapıldığı on üçüncü bölümle tamamlanmaktadır. 4

9 1. KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETME KOBİ KAVRAMI KOBİ ler, kısımları veya içindeki firmaları birbirinden farklı, hepsi aynı türden olmayan bir grup olma özelliğine sahiptir: El sanatlarıyla uğraşanlar, küçük tezgâh sahibi dükkânlar, lokantalar, bilgisayar yazılım firmaları vb. gibi çok geniş bir firma çeşitliliğini kapsayarak, yine çok geniş bir incelikli iş becerisiyle hayli farklı piyasa ve sosyal çevrelerde faaliyette bulunurlar. KOBİ sahipleri yoksul olabilir veya olmayabilir. Bir bölümü dinamik, yenilikçi (innovative), büyüme-yönelimli (growth-oriented) olabilirken; diğer bir bölümü de küçük olarak kalmakla yetinen, geleneksel yaşam tarzı (lifestyle) işletmelerdir. Bazı ülkelerde, KOBİ sahipleri ile çalışanlar, Endonezya daki yerli Pribumiler veya Bolivya daki yerli gruplar gibi, belirli etnik grup üyelerinden oluşmakta, bunlar tarafından idare edilmektedir. Günümüzde, iktisat ya da işletmecilik literatüründe mikro, küçük ve orta-ölçekli işletmeler kavramlarını tanımlayan evrensel ölçekte kabul görmüş standart ifadelere rastlamak mümkün olamadığı gibi, firmalar, sektörler veya farklı ölçekte ve gelişmenin farklı aşamasındaki ekonomiler arasındaki ayrılıkları yansıtabilecek tek bir tanım da bulunmamaktadır. KOBİ tanımının çeşitlilik kazanmasına neden olan ve KOBİ tanımını etkileyen temel faktörler şu şekilde sıralanmaktadır: Zaman; Ekonomik düzey; Sanayileşme düzeyi; Kullanılan teknoloji düzeyi; Pazarın büyüklüğü; Faaliyet gösterilen işkolu; Kullanılan üretim tekniği; Üretilen malın özellikleri; Çalışan sayısı. Konu tartışma kaynağı olmaya devam etmektedir. Herhangi bir ülke ekonomisi dikkate alındığında küçük olarak tanımlanabilen bir işletme, bir başka ülke ekonomisinde muhtemelen büyük işletme kategorisinde yer alabilecektir. 5

10 1.1. Çeşitli Ülkelerde ve İktisadî Entegrasyonlarda Kullanılan KOBİ Tanımları KOBİ lerin, ekonomilerinde büyük bir ağırlığa sahip olduğu gelişmişlik düzeyi birbirinden farklı ülkelerde ve iktisadî entegrasyonlarda, bir takım kriterler göz önüne alınarak konuya ilişkin çeşitli tanımlamalar getirilmiş bulunmaktadır. Söz konusu tanımlamalarda temel referans noktası olarak, nicel ve nitel unsurlar dikkate alınmaktadır. KOBİ lerin istatistikî tanımlamaları ülkeden ülkeye değişmekte, bu tanımlamalar genellikle çalışan sayısına veya aktif değerler büyüklüğüne dayandırılmaktadır. Küçük-ölçekli işletmeler için, genellikle, en alt limit 5 ile 10 arasında çalışan; en üst limit ise 50 ile 100 arasında çalışan olmaktadır. Orta-ölçekli işletmeler için en üst limit, çoğu kez, 100 ile 250 arasında çalışan olarak belirlenmektedir. İstatistikî tanımlamaların çeşitlilik arz etmesi nedeniyle, ülkeler arasında ölçek karşılaştırması yapmak son derece güç olmaktadır. Bununla beraber, çalışan sayısına bağlı KOBİ tanımlamalarında tutarlılık bulunmadığına ilişkin aşırı şüpheye kapılmamak yerinde olacaktır. Zira, çalışan sayısı, piyasaların veya ekonominin büyüklüğünden izole olmak anlamında değerlendirildiğinde, yanıltıcı olabilecektir. Örneğin, A.B.D. nde 50 çalışanı olan bir firma, (A.B.D. ekonomisinin büyüklüğüne oranla), Bolivya da 50 çalışanı bulunan bir firmadan daha küçük olarak nitelendirilebilecektir. Dahası, firmanın gayri resmîlik derecesi ya da teknolojik gelişmişlik düzeyi gibi kendine has özellikleri, sahip olunan ölçek büyüklüğünün açığa çıkmasında, çalışan sayısından daha önemli olabilmektedir. Dünya genelinde, ekonomistler, ölçülmesi nispeten kolay kriterler kullanmayı tercih etmektedir. Örneğin, çalışan sayısı, sermaye yatırımı, ciro veya satışlar ya da bilanço toplamı gibi. Çeşitli ülkelerde, iktisadî entegrasyonlarda kullanılan tanımlamalara, dayanak oldukları kriterlere kısaca göz atmak, KOBİ kavramının açıklık kazanmasına katkı sağlayacaktır. İngiltere de, 1971 tarihli Bolton Komitesi nin Küçük Firmalar Raporu nda, kendi sahibi tarafından ya da kısmî-sahiplerince idare edilen, küçük bir pazar payına sahip işletme, küçük olarak tanımlanmıştır. Bolton Raporu, aynı zamanda, bir dizi farklı istatistikî tanımı da benimsemiştir. Rapor, işletme ölçeğinin sektöre bağlı olarak 6

11 değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Örneğin, pazarın hayli geniş, çok sayıda rakip firmanın olduğu bir sektör dikkate alındığında, veri ölçekteki bir işletme küçük olarak değerlendirilebilecek; buna karşın, benzer büyüklükteki bir işletme, az sayıda firmanın faaliyet gösterdiği ve/veya genellikle daha küçük ölçekli işletmelerin içinde bulunduğu başka bir sektörde büyük olarak kabul edilebilecektir. Benzer şekilde, rapor, bazı sektörlerde firma ölçeğinin belirlenmesinde çalışan sayısının, başka sektörlerde ise ciro büyüklüğünün baz alınmasının daha uygun olabileceğini kabul etmiştir. Diğer taraftan, 1985 tarihli Şirketler Yasası na göre, eğer bir şirket aşağıdaki kriterlerden en az ikisini karşılıyorsa, o şirket küçük olarak değerlendirilmektedir: 2,8 milyon tan fazla olmayan bir ciro; 1,4 milyon tan fazla olmayan bir bilanço toplamı; 50 den fazla çalışanı bulunmama. Aynı yasaya göre, orta-ölçekli bir şirket, aşağıdaki kriterlerden en az iki tanesini karşılamak zorundadır: 11,2 milyon tan fazla olmayan bir ciro; 5,6 milyon tan fazla olmayan bir bilanço toplamı; 250 den fazla çalışanı bulunmama. İstatistikî amaçlar için, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, genellikle aşağıdaki tanımları kullanmaktadır: mikro firma: 0-9 çalışan küçük firma: 0-49 çalışan (mikro firmayı da içermektedir) orta büyüklükte firma: çalışan büyük firma: 250 nin üzerinde çalışan Ne var ki, uygulamada, firma amaçlarına bağlı olarak çeşitli çalışan tanımları benimsenmekte, dolayısiyle firma büyüklükleri de değişebilmektedir. 7

12 Şubat 1996 da, Avrupa Komisyonu, tüm KOBİ ler için tek bir tanım getiren tebliği (communication) kabul etmiştir. Komisyon, bu tebliği, tüm Topluluk program ve önergelerinde uygulamaya koyacaktır. Söz konusu tebliğ, aynı zamanda, üye devletlere, Avrupa Yatırım Bankası na (European Investment Bank), Avrupa Yatırım Fonu na, kendi programlarında aynı KOBİ tanımlarını benimsemelerini teşvik eden, bağlayıcı olmayan bir tavsiye de içermektedir. Tebliğ, üye devlet ve bahsedilen kurumlara, arzu ettikleri takdirde daha düşük eşik değerler kullanmaları iznini de vermektedir. Tebliğ, Topluluk programlarında yer alan mevcut KOBİ tanımlarının 31 Aralık 1997 tarihine kadar yürürlükte kalabileceğini beyan etmektedir. Bu tarihten sonra, tek tanım kullanmak zorunluluğu getirilmektedir. Avrupa Birliği nde kullanılacak KOBİ tanımları ve esas alınacak kriterler Tablo 1 de yer almaktadır. TABLO 1: AVRUPA BİRLİĞİ KOBİ TANIMLARI FİRMA ÖLÇEĞİ KRİTER MİKRO KÜÇÜK ORTA Maksimum çalışan sayısı Maksimum yıllık ciro - 7 milyon euro 40 milyon euro Maksimum yıllık bilanço toplamı - 5 milyon euro 27 milyon euro Aynı kriteri taşımayan bir (veya daha - fazla) işletme(ler)ce sahip olunabilecek %25 %25 maksimum % pay NOT: Bir işletmeyi KOBİ olarak nitelendirebilmek için, çalışan sayısı ve bağımsızlık (independence) kriterlerlerinin her ikisi birden ve ciro ya da toplam bilanço büyüklüğü kriterlerinden bir tanesi yerine getirilmelidir. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD - United Nations Conference on Trade and Development), Asya deneyiminden çıkartılacak dersleri konu alan bir konferansa ilişkin yayınladığı el kitabında, KOBİ yi, genellikle, 500 den daha az çalışanı bulunan bir firma olarak tanımlamaktadır. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Bölgesi nde (APEC - Asia-Pacific Economic Cooperation Region), KOBİ tanımları bir ülkeden diğerine farklılık göstermekle birlikte, pratikte, benimsenen tanımlamalar KOBİ lere ilişkin temel bir aykırılık 8

13 yaratmamaktadır. Tanımlar farklılık arz etse de, tümünün ortak bir noktası vardır: KOBİ lerin büyük çoğunluğu nispeten küçüktür ve bölgedeki KOBİ lerin yüzde 95 ten fazlası 100 kişiden az çalışana sahiptir. İdeal olarak, tüm istatistiklerin ortak bir tanıma dayanması arzu edilirse de, bu pek mümkün gözükmemektedir. Zira, KOBİ lerin yüzde 95 ten fazla bölümü 100 kişiden az çalışan istihdam ederken, pek çoğunda bu sayı 50 kişinin altına inmektedir. Bazı APEC ülkelerinde benimsenen KOBİ tanımlamalarında kullanılan kriterler ise şöyledir: Avustralya: imalât sanayiinde, 100 çalışandan daha düşük istihdam; hizmetler sektöründe 20 çalışandan daha düşük istihdam; G. Kore: imalât sanayiinde, 300 çalışandan daha düşük istihdam; hizmetler sektöründe, 20 çalışandan daha düşük istihdam; Kanada: imalât sanayiinde 500 çalışandan daha düşük istihdam; hizmetler sektöründe 50 çalışandan daha düşük istihdam; Çin Halk Cumhuriyeti: Endüstriden endüstriye değişmekle birlikte, genellikle, 100 çalışandan daha düşük istihdam. Endonezya: 100 çalışandan daha düşük istihdam. Japonya: 300 çalışandan daha düşük istihdam veya 10 milyon aktif büyüklüğü. toptan ticarette: 50 çalışandan daha düşük istihdam, veya 30 milyon aktif büyüklüğü; perakende ticarette: 50 çalışandan daha düşük istihdam veya 10 milyon aktif büyüklüğü. Singapur: imalât sanayiinde: 12 milyon S den daha küçük sabit kıymet; hizmetler sektöründe: 100 çalışandan daha düşük istihdam. 9

14 Amerika Birleşik Devletleri: 500 çalışandan daha düşük istihdam. Avrupa Birliği üyesi bir ülke olan İtalya da KOBİ lerin tanımlanmasında kullanılan büyüklük limitleri, faaliyet gösterilen sektöre göre sanayi şirketleri ve ticarî girişimler olarak farklılık göstermektedir. Bu iki kategorinin özellikleri şöyledir: Sanayi şirketleri Çalışan sayısı 250 nin altında olan; Yıllık ciro büyüklüğü 40 milyon eurodan daha küçük olan veya yıllık bilanço toplamı 27 milyon eurodan daha büyük olmayan; Bağımsızlık kriterine uyan; hisselerinin ya da oy haklarının yüzde 25 ten fazlasına, KOBİ kriterlerine uymayan tek bir girişimin veya birden fazla girişimin sahip olmadığı şirket, bağımsız olarak kabul edilir. Bu limit, aşağıdaki durumlarda aşılabilir: - Şirket, kamu yatırım şirketleri, risk-sermayesi şirketleri veya kurumsal yatırımcılarca, üzerinde bu şirketlerce bireysel ya da ortak kontrol uygulanmamak kaydiyle sahiplenilmişse. - Sermaye, şirketin kimin tarafından sahiplenildiğini imkânsızlaştıracak bir şekilde dağıtılmışsa ve bağımsızlık koşullarının varlığının meşru olarak varsayılabileceği şirket tarafından beyan edilmişse. Ticarî girişimler Çalışan sayısı 20 den az olan; Yıllık ciro büyüklüğü 2,7 milyon eurodan büyük olmayan veya yıllık bilanço büyüklüğü 1,9 milyon eurodan fazla olmayan; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nın tarihli kararnamesinde tanımlanan bağımsızlık kriterine uyan. Şartlara göre, hisselerinin ya da oy haklarının yüzde 25 ten fazlasına, KOBİ kriterlerine uymayan tek bir girişimin veya birden fazla girişimin sahip olmadığı bir şirket, bağımsız olarak kabul edilmekte; bu nedenle, bağımsızlık kriterleriyle uygunluğunu doğrulamak için, sermaye stokundaki tüm pay sahiplikleri veya daha büyük şirketlerin oy hakları beraberce hesaba katılmak durumundadır. Bu limit, aşağıdaki durumlarda aşılabilir: 10

15 - Şirket, kamu yatırım şirketleri, risk-sermayesi şirketleri ya da kurumsal yatırımcılarca, üzerinde bu şirketlerce bireysel veya ortak kontrol uygulanmamak kaydı ile sahiplenilmişse. - Sermaye, şirketin kimin tarafından sahiplenildiğini imkânsızlaştıracak bir şekilde dağıtılmışsa, bağımsızlık koşullarının varlığının meşru olarak varsayılabileceği şirket tarafından beyan edilmişse. Geçiş sürecindeki ülkelerde (transition countries), KOBİ tanımı bazı tutarsızlıklar sergilemektedir. Merkezî Avrupa nın en çok gelişmiş geçiş ekonomileri, piyasa ekonomilerinde kullanılan metod ve kategorileri uygulamaya çaba göstermektedir. Bu ekonomilerde kabul gören bazı farklı KOBİ tanımları aşağıdaki gibidir: Estonya da bir KOBİ, 80 kişiden az çalışanı olan ve 15 milyon EEK dan daha düşük bir yıllık ciroya sahip işletmedir. Macaristan da, istatistikçiler, personeli bulunan işletmeleri küçük; 300 çalışanı bulunan işletmeleri ise büyük olarak tanımlamaktadır. Bununla beraber, KOBİ ler için kullanışlı olan tercihli kredi ve garanti sistemleri, mikro işletmeleri en fazla 10 çalışan sayısıyla; küçük-ölçekli işletmeleri en fazla 60 çalışan sayısıyla; ve orta-ölçekli işletmeleri de çalışan sayısıyla sınırlandırmak suretiyle tanımlamaktadır. Durum, Muhasebe Yasası na bakıldığında daha da renklilik kazanmaktadır. Söz konusu yasa, küçük firmalardan gelen basitleştirilmiş yıllık raporun hazırlanmasında aşağıdaki kriterlerden iki tanesinin karşılandığı durumları yeterli görmektedir: toplam bilanço büyüklüğünün 150 milyon HUF den daha düşük olması; yıllık net satış gelirlerinin 300 milyon HUF den daha düşük olması; çalışan sayısının 100 den az olması. Slovakya da, Küçük ve Orta-Ölçekli İşletmelere Devlet Desteği Yasası nın kriterlerinin hazırlanmasında, çalışan sayısı şu şekilde tarif edilmektedir: 25 çalışan sayısına kadar olanlar küçük-ölçekli işletme; hisselerinin yüzde 50 den fazlasının özel mülkiyete ait olduğu ve 25 ile 500 arasında çalışanı olan firmalar orta-ölçekli işletme. 11

16 Litvanya da, Küçük İşletmeler Yasası na göre, 50 den fazla çalışanı olmayan, toplam yıllık geliri 500 bin litayı geçmeyen bir işletme küçük olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan, geçiş sürecinde bulunan bir başka ülke Rusya Federasyonu nda, 14 Haziran 1995 tarihli KOBİ Teşvik Yasası na göre, küçük-ölçekli işletmeler için kriterler şu şekilde belirlenmiştir: sanayi sektörü için en fazla 100 çalışan; inşaat sektörü için en fazla 200 çalışan; bilim ve bilim hizmetleri sektörü için en fazla 60 çalışan; perakende satışlar sektörü için en fazla 15 çalışan. Dünya Bankası nın kabul ettiği tanıma göre, 50 emekçiye istihdam sağlayan işletmeler küçük ölçekli, emekçi istihdam eden girişimler ise orta ölçekli sınıfına girmektedir. Türkiye de ise yürürlükte olan KOBİ tanımları, ilgili kuruluşlara göre bir ölçüde de olsa bazı farklılıklar arz etmektedir. Şöyle ki: KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), 3624 sayılı Kanun a göre, 1-50 işçi çalıştıran imalât sanayii işletmelerini küçük, işçi çalıştıran imalât sanayii işletmelerini ise orta-ölçekli sanayi işletmeleri kapsamında değerlendirmektedir. Türkiye Halk Bankası (HALKBANK), KOBİ Teşvik Fonu için işçi sayısını 1-9; 10-49; ve olarak belirlemekte; KOBİ Sanayi Kredisi için ise en çok 250 ile sınırlandırmaktadır. Sabit yatırım tutarını ise 600 milyar TL. ile sınırlı tutmaktadır. Türkiye İhracat ve Kredi Bankası A.Ş. (TÜRK-EXIMBANK), kısa vadeli TL. kredileri kapsamında, Küçük ve Orta Boy İşletmeler İhracat Kredisi için, işçi çalıştıran imalât sanayii işletmelerini müşteri portföyüne almaktadır. 12

17 Hazine Müsteşarlığı nca, imalât sanayiinde faaliyette bulunan, yasal defter kayıtlarında arsa ve bina hariç makine ve teçhizat, tesis, taşıt araç ve gereçleri, demirbaşlar vb. toplamının net tutarı 600 milyar TL. nı aşmayan; 1-9 işçi çalıştıran işletmeler mikro ölçekli; işçi çalıştıran işletmeler küçük ölçekli; işçi çalıştıran işletmeler orta ölçekli işletmeler olarak tanımlanmaktadır. Diğer taraftan, en fazla 600 milyar TL. tutarında sabit yatırım harcaması yapan işletmelerin tüm yatırımları KOBİ kapsamında değerlendirilmektedir. Dış Ticaret Müsteşarlığı benimsediği tanımda, 28 Ocak 2000 tarih ve sayılı Resmî Gazete nin 45. sayfasında yayımlanan Tebliğe göre; imalât sanayiinde faaliyet gösteren, işçi çalıştıran, gerçek usulde defter tutan, arsa ve bina hariç sabit sermaye tutarı bilanço net değeri itibariyle 2 milyon A.B.D. doları karşılığı TL. nı aşmayan işletmeler ifadesine yer vermektedir. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı (DİE) ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı (DPT) tanımlamalarına göre; 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli; işçi çalıştıran işletmeler küçük ölçekli; işçi çalıştıran işletmeler orta ölçekli işletmeler olarak değerlendirilmektedir. TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı) tanımlaması çerçevesinde ise; 1-5 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli; işçi çalıştıran işletmeler küçük ölçekli; işçi çalıştıran işletmeler orta ölçekli işletmelerdir. 13

18 Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. (TKB), KOBİ kredilerine ilişkin gerçekleştirmekte olduğu proje değerlendirme çalışmalarında, Hazine Müsteşarlığı nca benimsenen ve tebliğ edilen KOBİ tanımı doğrultusunda uygulama yapmaktadır. 2. KOBİ LERİN GELİŞTİRİLMESİNİN SOSYO-EKONOMİK ÖNEMİ 2.1. KOBİ lerin Stratejik Önemi Pek çok ülkede, KOBİ lere, iktisadî kalkınmanın başlıca itici güçleri arasında ve ön sıralarda yer verilmektedir. Özel şirket sahipliğini ve girişimcilik becerilerini büyük ölçüde teşvik eden KOBİ ler, piyasa ekonomisi uygulayan hemen tüm iktisadî birleşmeler ve/veya devletler için global ölçekte özel bir anlam kazanmış bulunmaktadır. Şöyle ki: Avrupa Ekonomik Alanı nda (European Economic Area) ve İsviçre de, 16 milyondan fazla işletme vardır. Bunların yüzde birden daha azı büyük ölçekli işletme, geri kalanı ise KOBİ dir. Bu bölgedeki tüm istihdamın üçte ikisi KOBİ lerce gerçekleştirilmekte iken, sadece üçte biri büyük işletmelerce sağlanmaktadır. KOBİ ler, Asya Pasifik Bölgesi nde ekonominin belkemiği olup aynı zamanda, tüm şirketlerin yüzde 90 ını oluşturmakta; toplam istihdamın yüzde 32 si ile yüzde 48 ini gerçekleştirirken, her bir Asya Pasifik ekonomisinin GSYİH sının yüzde 80 ile yüzde 60 ı arasında bir bölümünü üretmektedir. Amerika Birleşik Devletleri nin yakın geçmişte sergilemiş olduğu güçlü iktisadî performans, büyük ölçüde, yılları arasında net iş yaratımının yüzde 43 ünü gerçekleştiren KOBİ lerin ortaya çıkışı sayesinde olmuştur. Geçiş sürecindeki pek çok ülke, KOBİ lerin sanayinin yeniden yapılanmasında oynadığı kritik rolün önemini kavramış ve ulusal KOBİ politikaları, programları, teşebbüs geliştirme politikaları uygulamaya başlamıştır. Uyumlu bir KOBİ politikası, belli başlı engellerin tespitine ihtiyaç göstermektedir: Yasaların olmayışı, teşvik yetersizliği ve altyapı noksanlığı, finansman araçlarını da içine alacak şekilde, 14

19 KOBİ lerin daha fazla gelişmesinin önünde duran başlıca engeller olarak sıralanmaktadır. Küreselleşme etkilerinin her geçen gün daha da arttığı yeni dünya düzeninde; KOBİ lere, gelişmiş, gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ekonomilerde stratejik önem atfedilmesinin nedenleri de şu şekilde ortaya konulmaktadır. Küçük ve orta-ölçekli işletmelerin istihdamın artırılmasına olan katkısı, büyük firmalardan daha yüksek oranda gerçekleşmektedir. Uzun dönemde KOBİ ler, tüm istihdamın çok önemli bir yüzdesini sağlayabilmektedir. Avrupa Birliği ekonomisinde faaliyette bulunan işletmelerin yaklaşık yüzde 99.9 u KOBİ olup bunların yüzde 93 ü de mikro-işletmelerden oluşmaktadır. (1992 yılında, Topluluğun tarım-dışı sektöründe yer alan özel işletmelerin sayısı 15,7 milyon dolayında bulunuyordu.) Özel sektör ve özellikle de KOBİ ler, bir piyasa ekonomisinin belkemiğini oluşturur ve geçiş sürecindeki ekonomiler için, uzun dönemde, (Avrupa Birliği nde olduğu gibi) istihdamın önemli bir bölümünü sağlayabilir. Dünya Bankası nca hazırlanan bir sektör çalışmasında, küçük işletmeler için emek yoğunluğunun 4-10 kat daha fazla olduğu ifade edilmektedir. KOBİ lerin desteklenmesi, birincil faaliyetlerle doğrudan ilişkili olmayan birimler ayrı ayrı tasfiye edilirken, imalât kompleksleri daha elverişli hale getirilmek suretiyle, büyük işletmelerin yeniden yapılanmasına yardımcı olmaktadır. Bu süreç vasıtasiyle, KOBİ kapsamına girmeyen işletmelerin etkililiği de artırılabilecektir. KOBİ ler, büyük işletmelerin tekelci eğilimlerini kırar, onlara tamamlayıcılık hizmetleri sunar, modern bir ekonominin düzensiz değişimlerini absorbe eder. KOBİ ler, işletmeler-arası işbirliği sayesinde, esnek ve yenilikçi doğalarıyla beceri düzeyini yükseltir. Nitekim, KOBİ ler, becerili bir endüstriyel zemin ve 15

20 sanayi[ler] yaratılmasına, GSMH ya daha yüksek katma değer artışı sağlamak suretiyle destek verebilecek yetenekte iyi-hazırlanmış bir hizmet sektörü geliştirilmesine dayanarak, önemli faydalar yaratabilir. Küçük-ölçekli endüstriyel işletmelerin bir karakteristiği, ulusal kaynakları kullanmak suretiyle, öncelikli olarak yurtiçi piyasalara dönük üretim yapmasıdır. KOBİ ler, öncelikli olarak yurtiçi teknoloji ve becerileri kullanır, geliştirir. Bu sayede, iç kaynaklar en verimli biçimde kullanılarak dışa bağımlı bir ekonomik sistem oluşumunun önüne geçilebilir. KOBİ sayısının artması, topluma, ekonomiye daha fazla esneklik getirecek; yeni fikirlerin-yeteneklerin gelişimine yönelik önemli fırsatlar sunmanın yanı sıra, teknolojik yenilikçiliği de kolaylaştırabilecektir. KOBİ ler, esas üretim faaliyetleri dışında kalan faaliyetlerin terk edilmesini ve/veya satılmasını sağlamak, işsizliği absorbe etmek suretiyle, büyük devlet işletmelerinin yeniden yapılanmasına, daha modern bir çizgi yakalamasına yardımcı olur. Böylelikle, kamu işletmelerinin hantal yapısı kırılarak verimli işletmeler olması yolunda önemli bir fonksiyon görülmektedir. KOBİ ler, bölgesel kalkınma programlarına önemli katkı sağlayabilir KOBİ lerin Dış Ticarete Katkısı Yerel ve bölgesel boyutlarda, işletmelerin önemli bir bölümünün KOBİ lerce oluşturulmasına rağmen, bunların pek çoğu, uluslararası ticaret ve yatırım konularıyla ilgilenmemektedir. KOBİ ler, genellikle, finansman, teknoloji, insan kaynaklarının gelişimi ve bağlantıları konularında dezavantajlı konumdadır. Ne var ki, dış ticaretle ilgilenen KOBİ lerin son derece dinamik olduğu da bir gerçektir. Örneğin, OECD üyesi ülkelerdeki KOBİ ler, OECD ülkeleri ihracatının yaklaşık yüzde 26 sını ve Asya çıkışlı ihracatın da yüzde 35 ini gerçekleştirmektedir. 16

21 Üretimin uluslararasılaşması nedeniyle, bir dizi küçük -özellikle de yenilikçi- işletme, yeni ürünlerini iç pazarlara vermenin ardından, bu ürünlerle ihracat pazarlarına girmektedir. İmalât sanayii ve toptancı ticaret, diğerlerine göre, daha fazla ihracatadönük eğilim sergilemektedir. İmalât sanayii, sahip olduğu çok sayıda ihracatçı işletmesiyle, önemli bir ihracat sektörüdür. Dış ticaret, tipik olarak, ürün markalarının tüm dünya genelinde bulunabileceği büyük, çok-uluslu firmalarla bağlantılıdır. İhracat yapan imalât sanayii işletmelerinin oranı, genellikle, işletme ölçeğiyle artmaktadır. Ölçülmesi son derece güç olmakla birlikte, KOBİ ler, artan uluslararası ticarete farklı rollerle katkıda bulunmakta, ondan yarar sağlamaktadır. KOBİ ler tarafından üstlenilen roller şu şekilde sıralanmaktadır: Büyük işletmelerce ihraç edilen ürünlerin yurtiçi girdi tedarikçisi olmak; Uzmanlaşılan belirli tipte ürünlerin (niche products) ihracatçısı olmak; Yabancı KOBİ lerden mal ithalatçısı/dağıtıcısı olmak; ve Uluslararası ticarî muamelelere destek hizmeti tedarikçisi olmak (örneğin, dahilî taşımacılık, yük sevkıyatı, gümrük komisyonculuğu). KOBİ lerin, geçiş sürecindeki ekonomilerin dış ticaretinde daha önemli bir rol oynayabileceği ifade edilmektedir. Yeni gelişen ülkeler (emerging countries) ve özellikle de geçiş sürecindeki ülkeler, dünya ticaret arenasında geride kalmamak için elden gelen tüm çabayı sarf etmek zorundadır. Deneyimler göstermektedir ki, etkili ticaret teşvikleri ve ihracatı geliştirme programları, özellikle KOBİ ler söz konusu olduğunda, uluslararası pazarlara girmek isteyen işletmeler için son derece büyük önem taşımaktadır KOBİ lerin Dış Ticarette Karşılaştığı Sorunlar KOBİ lerin dış ticaret konusunda üstlenebileceği önemli fonksiyonlara rağmen, bu işletmelerin rolünün genişletilmesi hususunda çok sayıda engelle karşılaşılmaktadır. Karmaşık lisanslama prosedürleri, KOBİ lerin yasal ithalat ve ihracat işlemleri yapmasına mâni olmakta, onları bir anlamda yasa-dışı ticarete yönelmeye teşvik 17

22 etmektedir. Ülkeler arasında harmonize düzenlemelerin yokluğu, ilave tarife-dışı engellerin (non-tariff barriers) doğmasına neden olmaktadır. Dolaysız ihracatta imalâtçı KOBİ rolünün artırılmasının anahtar konuları, kalite ve uygunluk (conformity) olarak karşımıza çıkmaktadır. Test etme, belgelemeye ilave olarak standartlar, (bir dizi emniyet ve sağlık kuralına, düzenlemeye uyum göstermeyen ürünler satılamayacağından) satışlar için ağır bir engel oluşturmaktadır. KOBİ ler, bazan pek çok kez tekrarlanması gereken, fiyatı yüksek kaliteli yönetim sistemlerini veya belgeleme prosedürlerini benimsemede sorun yaşamaktadır. İthalatçılık yapan KOBİ lerin, daha yüksek maliyetler (taşıma, sigorta, ödememe riski), ihracat işlemlerinde daha düşük kâr realizasyonu gibi nedenlerle, ihracatçı KOBİ lere göre sayıca daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Diğer taraftan, daha az sayıda eleman çalıştıran ortalama bir dış ticaret şirketi, bir imalâtçı firmadan daha küçüktür. Avrupa Birliği ülkelerinde, KOBİ ler arasında tek bir ihracat stratejisi yoktur. Dış ticarete yönelme, genellikle, yaparak öğrenmenin (learning-by-doing), stratejik karar vermenin ve tesadüfî faktörlerin bir karışımıdır. İhracat yapılıp yapılmamasına karar vermede esas belirleyici, kalitedir. Bununla beraber, başarıda anahtar faktörler, yönetimsel yetenekler ve piyasayla doğrudan meşguliyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu karakteristikler, genellikle, küçük firmalardan çok büyük işletmelerde bulunmaktadır. Yukarıda bahsedilen sorunlar şu şekilde sınıflandırılabilir: A.) Temel içsel engeller: i. bilgi eksikliği; ii. bir uluslararası pazar pozisyonu alınmasını, uluslararası iş ilişkilerinin sürdürülmesini temin edecek; ve ayrıca daha uzun kredi hatlarının artan maliyetini karşılayacak, muhtemel zararları yüklenecek bir ticarî finansman hizmetleri sunan sermayenin yokluğu (ihracat kredilendirmesi); 18

23 iii. yönetim becerilerinin yetersizliği; pek çok KOBİ, piyasa-hedefli olmaktan ziyade, ürün ve teknoloji-hedeflidir. uluslararası deneyime, yabancı dil becerisine sahip yönetici yokluğu. B.) Temel dışsal engeller: i. teknik ticarî kısıtlamalar (standardizasyon, kalite koşulları, uygunluk değerlendirmesi, paketleme, etiketleme, çevreyle ilgili koşullar, vs.); ii. bürokratik prosedürler; iii. pazarlama, dağıtım sorunları; iv. risk sigortasının bulunmayışı; ve v. yüksek taşımacılık maliyetleri, haberleşme güçlükleri KOBİ lerin Desteklenmesinde Hükümetlere ve Uluslararası Topluma Düşen Yükümlülükler KOBİ lerin geliştirilmesi, yaygınlaştırılması, ekonomik büyümenin artırılması, fakirliğin hafifletilmesi, daha çoğulcu toplumların oluşturulabilmesi bakımından özellikle önemlidir. KOBİ lerin nispî olarak emek-yoğun faaliyetlerde yoğunlaşmaya eğilimli olması, gelişme sürecinin değişik safhasındaki ülkelerde her geçen gün büyüyen işgücünün verimli alanlarda istihdam edilmesinde, ciddî boyutlara varan işsizliğin azaltılmasında kritik rol oynamaktadır. Bugün tüm dünyada daha da belirginlik kazanan bir konsensüs, KOBİ leri destekleyen hükümet strateji ve programlarını daha etkin kılmak için, yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğudur. Yakın zamanlarda, mikrofinans alanında yeni yaklaşımlar gelişmiş ve finansal hizmetlerin ihtiyaç sahiplerine teslimini destekleyen bir bilgi ve uygulama bütünü oluşmuştur. KOBİ lere destek olacak hükümet stratejileri, ülke kalkınmasının içinde bulunduğu aşamaya göre çeşitlilik arz etmekle beraber, KOBİ gelişim stratejisinin bazı ana prensipleri de dikkatten uzak tutulmamalıdır. Bu prensipleri şu başlıklar altında özetlemek mümkündür: 19

24 Elverişli bir faaliyet (iş) zemini yaratmak: Başarılı bir KOBİ gelişim stratejisinin anahtarı, KOBİ lerin daha eşitlikçi bir temelde rekabet edebilmesine yardımcı olacak bir iş ortamı (business environment) tesis edilmesi olarak gösterilmektedir. KOBİ lere yönelik elverişli bir faaliyet alanının kurulması için, hükümetler, KOBİ lere orantısız bir biçimde yük bindirecek düzenlemelerin fayda ve maliyetlerini yeniden gözden geçirmeye ihtiyaç duyacaktır. Kıt kamu kaynaklarını etkin kullanmak için, kamu harcama politikasını dikkatli bir biçimde hedeflemek: Hükümetler, KOBİ lere yönelik olarak, hakkaniyet ve etkililik hedeflerini özenle ayırt eden, şeffaf, koordine edilmiş bir strateji dizayn etmek zorundadır. Kamu harcamaları, piyasa tarafından yeterli hizmet sunulmayan grup ve hizmetlerle sınırlandırılmalı, bu harcamalar için kamu mallarını, hakkaniyet düşüncesini temel alan bir gerekçe ortaya konulmalıdır. Mikrofinans metodolojisi kullanmak suretiyle, KOBİ lere yönelik hizmet sunumunun kaliteli biçimde uygulanması, kapsam, maliyet etkinliği, finansal sürdürülebilirlik ve etki kriterlerinin performansına göre değerlendirilebilmektedir. Özel sektörün, finansal ve finansal-olmayan hizmetler sunabilecek donanıma sahip olmasını teşvik etmek: Gelişmekte olan ülkelerde, KOBİ ler, kendi ihtiyaçlarına uygun kurum ve araçlara erişim imkânından yoksundur. Bu itibarla, hükümetler, KOBİ lerin geniş bir çeşitliliğe sahip finansal ve finansal-olmayan hizmetlere erişebilmesini sağlamak için, hem talep yönlü hem de arz yönlü piyasa gelişimini teşvik ederek, uygun özel [sektör] hizmet piyasalarının oluşumuna yönelik çaba harcamalıdır Finansal Hizmetler Finansal kurumlar, yüksek risk ve işlem maliyetleri, deneyimli personel yokluğu ve daha büyük ve kârlı müşterileri tercih etmek gibi gerekçelerle, KOBİ lere hizmet sunmada fazla istekli gözükmemektedir. Oysa ki, KOBİ lerin ulusal ve küresel ekonomik ortamda rekabet etmek için ihtiyaç duyduğu işe başlamak, büyümek, ve yenilikçiliğe angaje olmak gibi aşamalar, finansmana erişmeksizin mümkün olamayacaktır. Bu itibarla, KOBİ lerin finansal ihtiyaçlarının uygun malî enstrümanlar, 20

25 programlar vasıtasiyle karşılanması gerekmektedir. Bunun yanında, bankalar ve sermaye piyasalarınca KOBİ lerin performansına yönelik tespit ve değerlendirmelerin yapılabilmesine imkân sağlayacak standardize edilmiş araçların yokluğu da sıkça vurgulanmaktadır. Hükümetlerin ve uluslararası toplumun (kısaca H&UT), KOBİ leri de içine alacak şekilde, tüm kredilendirilebilir müşterilerine hizmet edecek, kendi finansal kurumlarının imkân ve kabiliyetlerini güçlendirmesi gereğine dikkat çekilmektedir. H&UT, bankaların KOBİ lere daha iyi hizmet vermesinde gereken düzenleyici koşulların ayarlanmasında, kullanım esnekliğini göz önünde bulundurmalı; ayrıca, kârlı görülen yerlerde grup kredilendirmesi gibi yenilikçi uygulamaları ve eşit baskı, tasarrufları kredilerle bağlantılı hale getirme, sürekli kredi imkânı gibi mekanizmaları da teşvik etmelidir. Diğer taraftan, hükümetler ve uluslararası toplum, kredi garanti programları, işlem maliyetlerini düşürebilecek kredi derecelendirme, puanlama sistemleri, KOBİ lerin sermaye talebi masraflarını hafifletebilecek finansal kiralama (leasing) gibi diğer yenilikçi mekanizmaları da dikkate almak durumundadır. H&UT a düşen bir diğer görev, malî piyasaları bozabilecek, sürdürülemez mahiyette parasal teşvik müdahalelerinden kaçınmak olarak belirtilmektedir. Ayrıca, yurtiçi tasarrufların KOBİ lerin yararına olacak şekilde oluşumunu, hareketliliğini, etkin kullanımını teşvik eden bir bakış açısıyla yerel malî sektörün modernizasyonunu, çeşitliliğini teşvik etmek ve kolaylaştırmak da H&UT un başlıca yükümlülükleri arasında gösterilmektedir Finansal-olmayan hizmetler KOBİ lerin, gelir yaratılmasında, yaratılan gelirin dağıtılmasında, iş imkânlarının geliştirilmesinde, çeşitlendirilmesinde, yoksulluğun azaltılmasında, toplumun bütün olarak kalkındırılmasında; ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin (özellikle de az gelişmiş ülkelerin) küresel ekonomiye etkili bir biçimde entegre olmalarında hayatî bir role 21

26 sahip olduğu, günümüzde yaygın bir kabul görmektedir. Bununla beraber, pek çok KOBİ, piyasalara, finansmana, teknolojiye, iş becerisine erişim sıkıntısıyla karşı karşıya bulunduğundan, kendilerinden beklenen performansı tam anlamıyla gerçekleştirememektedir. Etkin ve etkili iş gelişim hizmetleri, KOBİ lerin bu erişim problemlerinin çözümüne yardımcı olabilecek özelliktedir. Bu tür hizmetlerin geliştirilmesi, şeffaf, sistemli yaklaşımlara dayalı kamu-özel sektör arasındaki diyalog ve işbirliği anlaşmaları vasıtasiyle teşvik edilebilir. H&UT, girişimciliğe, verimliliğin artırılmasına, mobilizasyona, yerel tasarrufların etkin kullanımına dönük iş gelişim hizmetlerinin verilmesini teşvik ederken, aşağıda sıralanan yararlı uygulama ilkelerini yerel bağlamda benimsemek, yaymak ve adapte etmek durumundadır. İş gelişim hizmetleri: a) talebin-sürüklediği türden olmalı, eğer mümkün ise müşterilerin ihtiyaçlarıyla yakın bağlantı kurabilecek kimseler vasıtasiyle, merkeziyetçi olmayan bir tarzda sunulmalıdır. Ayrıca, bu hizmetler, spesifik olarak hedef gruplara, yerel çevreye dönük dizayn edilmelidir; b) stratejik biçimde odaklanmalı, mümkün olduğu durumlarda kollektif bir bazda; iş ortamı, büyüklüğü ve yerel koşulların izin verdiği durumlarda da bireysel bazda sunulmalıdır; c) piyasa-yönelimli, sistemli olmalıdır; d) tedrici maliyet iyileşmesini hedeflemelidir; e) makul bir süreç içerisinde sürdürülebilirliğe (sustainability) ulaşmak için, şeffaf bir çerçevede sunulmalıdır. Diğer taraftan, arzın-sürüklediği (supply-driven) bir yaklaşımdan talebin-sürüklediği (demand-driven) bir yaklaşıma geçiş sürecinde, hükümetlerin şu hususları göz önünde bulundurması gereğinin altı çizilmektedir: a) KOBİ ler için elverişli bir iş ortamının yaratılabilmesi için; sağlık, eğitim, adalet, toplumsal düzen, temel eğitim, altyapı, haberleşme ağları gibi devletin temel fonksiyonları üzerinde odaklaşılması; 22

27 b) İş hizmetlerinin doğrudan tedarik edilmesinden ziyade, onların kolaylaştırılması ve yerel kapasitelere dönük olarak piyasanın genişletilmesi; c) Yerel iş hizmetlerine yönelik piyasa çarpıklığından kaçınılması; d) İş hizmeti tedarikçileri için, kalite ve etik standartlar tesis edilmesinin sağlanması; e) Teşviklerin; teknolojinin kullanılması, adaptasyonu, geliştirilmesi ve AR-GE faaliyetleriyle teknik hizmetlerin desteklenmesi için, girişimciler arasında kapasite artırmaya yönelik olarak verildiği bir çevre yaratılması. Bir diğer önemli nokta olarak; H&UT un, iş hizmeti tedarikçilerini çapraz-teşvikleme, ürün ve müşteri çeşitlemesi gibi stratejileri dikkate almak suretiyle teşvik etmesi gereği de önemle vurgulanmaktadır. 3. KALKINMA İKTİSADI VE KOBİ LER: Girişimcinin ve KOBİ-Sektörünün Yeniden Keşfi Yakın zamanlarda, girişimcilik ve KOBİ lerin gelişimi sorunu, kalkınma iktisadının başat temaları olmuştur. Serbest girişim ruhunun taşıdığı önemin yeniden keşfinde, hiç kuşku yok ki, merkezî planlamaya dayalı sosyalist ekonomilerin başarısızlığı büyük rol oynamıştır. Bu keşif, aynı zamanda, bazı Doğu Asya lı ve Batılı ülkelerin, girişimcilerin yaratıcı enerjisinin neden olduğu hareketliliğin ve göreceli olarak kısıtlanmamış rekabetin faydalarından yararlanması sonucunda ulaştığı göz alıcı refah düzeyince de artırılmıştır. Girişimcilik, teoride, geçmişte olduğu gibi günümüzde de sıkça, üretim ve dağıtım risklerini üzerine alan, emek ve sermayeyi biraraya getiren ve kapitalist sistemin tüm başarısının büyük ölçüde kendisine bağlı olduğu bulanık ve ölçülemez bir güç olarak ifade edilmektedir. Schumpeter, girişimciyi, iktisadî kalkınma ve büyüme dinamiğinin anahtarı, odak noktası yapmıştır. Yeni kombinasyonları biraraya getiren girişimcidir: Eylemleri, kendi organizasyonel yeteneğine ve karar verme mercii olarak yaratıcılığına bağlı olarak Bu konuda detaylı bilgi için bkz. HAVENGA (2001). 23

28 sonuçlar doğurur. Schumpeter, girişimcinin, fırsatlardan istifade edici bir dizi davranışı kumanda eden, kendine özgü kültürel bağlamda bir karar verici olduğunu vurgulamıştır. Schumpeter in, girişimcinin, üretim sürecinde esas itibariyle yenilik yaratıcısı olarak fonksiyon gördüğüne dair düşüncesi, gelişmiş ekonomilerde girişimciliğe ilişkin literatürün büyük bölümünü etkilemiştir. Girişimcilik rolünün alternatif açıklamaları, girişimcinin, yaratıcılıktan ziyade organize edicilik yeteneği üzerinde daha fazla yoğunluk kazanmıştır. Ticaretle uğraşan girişimcinin doğal evi, yakın zamanlarda hemen hemen evrensel bir ortodoksi konumunda kabul gören KOBİ sektörüdür. Dünyanın tüm başarılı ekonomilerinde, KOBİ sektörü başat güç olarak boy göstermektedir. Tayvan, Kore gibi bazı Güneydoğu Asya ülkeleri ve Batılı ülkelerin etkileyici iktisadî performansı, iş dünyasının liderlerini, siyasî karar alıcıları, akademik uzmanları, KOBİ lerin oynadığı önemli rol üzerine daha fazla eğilmeye zorlamıştır. KOBİ sektörünün başarı sağladığı ülkelerin yaşamış olduğu deneyim ve KOBİ lerin bir ülkenin iktisadî büyümesinde ve kalkınmasında sahip olabileceği etkinin ne denli büyük olabildiğinin gözlenmesi, gelişme sürecindeki ülkelerde iktisadî büyüme ve kalkınmanın itici gücü olarak KOBİ lere yönelmeyi gündeme getirmiştir. Zira, KOBİ sektörü, iktisadî büyümeye, istihdamın artırılmasına, sosyal gelişmeye anlamlı katkı sağlayabilecek potansiyele sahiptir. KOBİ ler, en etkili iş yaratıcısı kurumdur; çünkü, genellikle, büyük işletmelere göre daha emek-yoğundur, yatırılan birim sermaye başına daha fazla doğrudan ve dolaylı iş yaratabilir. KOBİ ler, refahın artırılması, halkın tüm kesimlerine yayılması vasıtasiyle, serbest girişimin ortaya çıkışına, kendi kendine yeterli olmasına yardım ederek, iktisadî ve daha da önemlisi politik istikrara güç katar. Gelişmekte olan bir çok ülkede, büyük-ölçekli işletmelerin, yeni iş imkânları yaratan iktisadî büyümenin gerçekleştirilmesinde sınırlı bir başarı gösterdiği görülmüştür. Ekonomik gücün bir noktada toplanması, büyük-ölçekli işletme ve imalâtçı kurumların sermaye-yoğun doğası, pek çok örnekte, iktisadî ve sosyal kalkınmanın genel kabul görmüş amaçlarıyla doğrudan çatışma içinde olmuştur. Buna mukabil, KOBİ ler, beşerî sermayenin (human capital) büyük bir bölümünü istihdam etmiştir. KOBİ ler, 24

29 aynı zamanda, bireylerin sahip olduğu girişimcilik ruhunun ifade edilmesinde üretken bir çıkış yolu sunar; iktisadî aktivitenin tüm ülke sathına yayılmasına yardımcı olacak özellikleri bünyesinde barındırır. 4. KOBİ LER VE İKTİSADÎ GELİŞME KOBİ ler sadece iktisadî hayatta değil, sosyal hayatta da önemli görevler üstlenme yeteneğine sahip kuruluşlardır. KOBİ ler, bulundukları ülke içinde hayli geniş bir coğrafyaya yayılmaları nedeniyle, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının ortadan kaldırılmasında, mülkiyetin tabana yayılmasında, yeni iş sahaları açarak önemli bir sosyo-ekonomik sorun olan işsizliğin hafifletilmesinde ve demokratik yaşamın sürdürülmesinde potansiyel bir gücü bünyelerinde barındırır. Günümüzde KOBİ ler, iktisadî gelişmenin en temel itici güçlerinden birisi olarak görülmektedir. Çünkü, KOBİ ler özel mülkiyeti ve girişimcilik yeteneklerini harekete geçirir; esnek bir yapıda olmaları nedeniyle, değişen piyasa arz ve talep koşullarına kolaylıkla ve hızla uyum sağlayabilir; istihdamı artırır, iktisadî aktivitenin çeşitlilik kazanmasına yardım eder, ihracatın, ticaret hacminin genişlemesine yadsınamaz boyutlarda katkıda bulunur. Sonuç itibariyle, piyasa ekonomilerinde faaliyet gösteren KOBİ ler, iktisadî gelişmenin motorudur denilebilir. İktisadî yaşamda bu denli aktif rol oynayabilen KOBİ lerin katma değer ve istihdam yaratıcı etkisi, piyasa ekonomisini benimsemiş ülkeler açısından hayli ileri boyutlara varabilmektedir. Bu konuya ilişkin bazı somut örneklere kısaca göz atmak, son derece yararlı olacaktır Ülke ve Ülke Gruplarının (Entegrasyonlar) KOBİ Deneyimi KOBİ ler, faaliyet gösterdikleri ekonomilerin omurgasını oluşturmakta; hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde, iktisadî ve sosyal kalkınma çabalarında dinamik bir rol oynamaktadır: KOBİ ler, yeni istihdam imkânları yaratır, iktisadî hasıla 25

30 ve ihracat artışına katkıda bulunur, gelir dağılımını iyileştirir, piyasa ekonomisinin kurulmasını kolaylaştırır, en nihayetinde, iktisadî büyümeye-kalkınmaya destek olur. Dünya ekonomisine ilişkin veriler incelendiğinde, işletmelerin neredeyse yüzde 95 ini teşkil eden KOBİ lerin toplam istihdamın kabaca yüzde 66 sını sağladığı, toplam üretimin de yüzde 55 ini gerçekleştirdiği görülmektedir. Gerek A.B.D. veya Almanya gibi gelişmiş ülkelerin gerekse Tayvan, Malezya, Çin gibi gelişme sürecindeki ülkelerin endüstriyel yapıları ne olursa olsun, KOBİ lerin, içinde bulunduğu ekonomilere sayısız fayda sağlarken, her geçen gün daha da artan bir önem kazanması, son derece dikkat çekicidir. KOBİ lerin, ülke ekonomilerinin gelişmesinde ne denli önemli yer tutmakta olduğu, şu somut örneklerde kolayca görülmektedir: Almanya da, mevcut işletmelerin yüzde 85 i 100 kişiden daha az işçi çalıştıran işletmelerdir. Japonya da 300 den daha az işçi çalıştıran işletmeler, toplam işletmelerin yüzde 99 unu meydana getirmektedir. Fransa ve Şili de ise 9 dan daha az sayıda çalışanı olan işletmelerin mevcut işletmelere oranı, sırasıyla, yüzde 99.9 ve yüzde 99 olarak tespit edilmiştir. Öte yandan, KOBİ sektörünün özel sektör işletmeleri içindeki payı, Mısır ve Kenya da yüzde 99, A.B.D. nde yüzde 98, Malavi ve Kanada da yüzde 97, Polonya da yüzde 90, Sri Lanka da yüzde 87, Zimbabve de yüzde 87, Türkiye de yüzde 99 dur. Başka iki kriter, toplam üretim ve ihracat kalemleri içinde de KOBİ ler büyük yer tutmaktadır. Örneğin, Japonya nın toplam ihracatının yüzde 51.8 i, Brezilya nın ise yüzde 29.6 sı KOBİ ler tarafından gerçekleştirilmektedir. Nasıl ki büyük ölçekli sanayi, tarım, madencilik ve diğer sektör işletmelerinin ülke ekonomilerinin büyümesine sağladığı katkının önemi inkâr edilemezse, küçük ölçekli işletmelerin, işgücünü emme kapasitesinin büyüklüğü de gözden uzak tutulamaz. Günümüzde, pek çok ekonomide, özel sektör istihdam kapasitesinin önemli bir bölümünü KOBİ ler oluşturmaktadır. Örneğin, Kanada da bu oran yüzde 59, A.B.D. nde yüzde 54, Şili de yüzde 51.6, Tayland da yüzde 40, Polonya da yüzde 60 ve Japonya da yüzde 81 iken, Türkiye de toplam istihdam kapasitesinin yaklaşık 26

31 yüzde 56 sı civarındadır. Diğer taraftan, KOBİ lerin ihracata olan katkısına ilişkin istatistiklere bakıldığında, Kanada da ihracatçı firmaların yüzde 96 sının küçük ve orta büyüklükteki işletmeler olduğu görülmektedir. KOBİ ler, Avrupa Birliği nde de hayatî bir öneme sahiptir ve ekonomik, sosyal politikaların belirlenmesinde temel referans noktası olarak alınmaktadır. İktisadî büyümeye ve artan işsizliğe çözüm getirecek çok önemli bir faktör olarak görülen KOBİ ler; AB nde tüm şirketlerin yüzde 99.8 ini, toplam istihdamın yüzde 66 sını ve toplam iş cirosunun da yüzde 55 ini meydana getirmektedir. Bu nedenle, AB, KOBİ leri bir istihdam ve işsizliğe çare kaynağı olarak görmekte, KOBİ lerin geliştirilmesine, finanse edilmesine maksimum desteği vermektedir. KOBİ ler, özellikle, İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan gibi güney ülkelerinde yaygınlık kazanmışken, Danimarka, Hollanda, İrlanda da ortalama olarak daha az önem taşımaktadır. Fakat, tüm AB ekonomilerinde KOBİ ler önemlidir ve bu önem son yirmi yılda giderek artmıştır. Daha da mühim olanı, KOBİ lerin 21. yüzyıl ekonomisine hazırlanma sürecinde oynadığı büyük rolün kabul edilmiş olmasıdır. İngiltere de KOBİ ler, 1950 li, 1960 lı yıllarda eski, gerileyen iktisadî düzenin bir parçası olarak görülürken, 1970 lerden itibaren yeniden önem ve itibar kazanmaya başlamıştır. Küçük firmalar, bugün için, İngiliz ekonomisinin merkezinde yer almakta, ekonomiye işlerlik kazandıran dinamizmin, çeşitliliğin esasını teşkil etmektedir. Küçük ölçekli işletmeler, İngiltere ekonomisinde milyonlarca kişiye istihdam imkânı sunarken, iş aleminin yaratmış olduğu toplam ciro büyüklüğünün en önemli kısmını oluşturmaktadır yılının başlarına ait istatistiklere göre, İngiltere de yaklaşık olarak 3.7 milyon şirket faaliyet gösteriyordu ve bu şirketlerin çok büyük bölümü de küçük işletmelerden oluşuyordu. 0-9 elemanı bulunan işyerleri tüm şirketlerin yüzde 95 ini teşkil ederken, 50 kişiden daha az kişiye iş imkânı sunanlar ise toplam şirketlerin yüzde 99 una ulaşıyordu. Günümüzde, İngiltere ekonomisinde faaliyet gösteren yaklaşık 3.7 milyon şirketten yalnızca 6,500 ü 250 kişiden fazla eleman istihdam etmektedir. Aslında, tüm 27

32 işyerlerinin on tanesinden dokuzu, 50 kişiden daha az kişi çalıştırmaktadır. Bu küçük işletmeler, özel sektördeki tüm istihdamın yarıya yakınını temin etmekte, toplam cironun yüzde 40 ını yaratmaktadır. Dahası, küçük firmalar ve bunların istihdam ve ciro içindeki payları, 1980 den itibaren hızla artış göstermektedir. 250 kişiye kadar çalışanı olan KOBİ ler, basım işlerinden programlamaya ve profesyonel hizmetlere kadar, ekonominin hemen her sektöründe yer almaktadır. Bunların yaklaşık üçte ikisi, çoğunlukla 1980 den sonra genişleyen, hizmetler ve bilgitemelli (knowledge-based) aktiviteler sektörlerindedir. Yüzde 10 dan daha az bölümü imalât sanayiinde olup birkaç tanesi de, son yirmi yılda çok azalan, gemi yapımı gibi daha eski endüstrilerde faaliyette bulunmaktadır. Fakat, imalât sanayiinde bile daha küçük işletmeler, özellikle uzman teknolojilerin, ürünlerin tedarikçisi olarak, can alıcı olmaya devam etmektedir. 21. yüzyılın gelişen ekonomisinde, KOBİ ler, Britanya nın iktisadî bekasının, refahının garanti altına alınmasında ihtiyaç duyduğu, yeni ekonomik faaliyetlere önderlik eden yenilikçiliği, çeşitliliği sağlamaktadır. KOBİ ler, Çin ekonomisinin temel direğini oluştururken, aynı zamanda, ülkenin iktisadî gelişme ve sosyal istikrarının korunmasında anahtar görevi üstlenmektedir. Günümüzde, Çin de, 39,8 milyondan fazla KOBİ bulunmakta, bunlar ülkenin müteşebbis nüfusunun yüzde 99 unu, aktif büyüklüğünün yüzde 50 sini, toplam cirosunun yüzde 60 ını, ihracatının da yine yüzde 60 ını meydana getirmektedir. Genellikle emek-yoğun olmalarının doğal bir sonucu olarak, KOBİ ler, büyük bir nüfusa sahip Çin in önemli istihdam kaynağı konumundadır ve iş imkânlarının yaklaşık yüzde 75 ini tedarik etmektedir. Hong Kong ta 290,000 civarında KOBİ iktisadî hayatta yer almakta; toplam kuruluşların yüzde 98 ini oluştururken işgücünün yüzde 60 ına karşılık gelen yaklaşık 1,4 milyon kişiye iş imkânı sunmaktadır. Tayvan da 800,000 in üzerinde küçük-orta büyüklükte işletme, ekonomik faaliyette bulunmaktadır. Bu işletmelerin ulusal ekonomiye istihdam açısından katkısı yüzde 70 ten fazla, üretim cinsinden katkısı GSMH nın yüzde 55 i ve toplam ihracat değerine olan katkısı da yüzde 65 civarındadır. 28

33 Dünya genelinde diğer ülkelerde yaşanan deneyimler göstermektedir ki, resesyon dönemlerinde, KOBİ ler, işsizlik artışını kısmen de olsa telâfi edebilmektedir. Örneğin, 80 li yıllarda KOBİ lerin Polonya ekonomisine katkısı, sektörün iktisadî gelişmeye ne denli önemli destek olduğunu kanıtlamıştır. Hüküm süren iktisadî stagnasyona rağmen, KOBİ sektörünce piyasaya arz edilen üretim ve hizmetlerin değeri, yıllık bazda, istikrarlı bir şekilde yüzde 8 düzeyinden yüzde 12 ye yükselmiştir. APEC Bölgesi nde KOBİ ler, ulusal ekonomilerin yanı sıra, uluslararası ya da bölgesel APEC ekonomisinin önemli bir parçası konumundadır ve toplam işletmelerin yaklaşık yüzde 99 unu teşkil etmektedir. Asya bölgesinde KOBİ lerin GSYİH ya olan katkısını tespit etmek güç olmakla birlikte, bu katkının, tipik olarak, yüzde 30 ile yüzde 60 arasında olabileceği tahmin edilmektedir. Diğer taraftan, KOBİ ler, toplam işgücünün yüzde 40 ile yüzde 80 i arasında bir bölümünü istihdam etmektedir. KOBİ lerin istihdamın büyümesine olan katkısı ise daha yüksektir: Asya ile ilgili veriler temin edilemese de, makul seviyede güvenilir verilerin elde edilebildiği daha olgun ekonomilerde, net istihdam yaratımının yüzde 70 lik bölümü KOBİ lere atfedilmektedir. Asya da, doğrudan ihracatın yüzde 35 ini KOBİ ler gerçekleştirmekte, dolaylı katkının ise daha yüksek seviyelerde olduğu bilinmektedir. KOBİ ihracatının GSYİH ya olan ağırlıklı katkısı yaklaşık yüzde 12 ile OECD ekonomilerindeki katkının neredeyse iki katıdır. KOBİ lerin ülke ekonomilerinde üstlendiği rol, bir başka açıdan da eşsiz özellikleri bünyesinde barındırmaktadır: KOBİ ler bir rekabet unsuru olarak tekelci eğilimlerin bertaraf edilmesine yardımcı olmak suretiyle, tüketicilere geniş bir yelpazede tüketim imkânı sunar, fiyatların aşağı inmesine yardımcı olur. KOBİ sektörünün mükemmele varan esnekliği, onu, teknolojik yeniliklere, yapısal değişimlere yönelmeye sevk etmektedir. KOBİ lerin ülke ekonomilerine sağladığı katkının yanı sıra önemli boyutlara varan sosyal, siyasî katkısı da dikkatten kaçmamaktadır KOBİ İktisadî Gelişme Etkileşmesi: Asya Deneyiminden Bazı Gözlemler Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, KOBİ ler, tüm Asya da faaliyette bulunan işletmelerin yüzde 90 ını oluşturmakta; GSYİH ya olan katkısı yüzde arasında 29

34 değişirken, işgücünün yüzde ini istihdam etmektedir. KOBİ lerin tanımı da bir ülkeden diğerine farklılık gösterebilmekte; 50 kişiden az işgücü istihdam eden ve toplam cirosu 500,000 $ dan düşük olan işletmelerden, 500 kişiden daha düşük çalışanı olan ve toplam ciro büyüklüğü 10 milyon $ dan daha az işletmelere kadar bir dizi çeşitlilik sergileyebilmektedir. Bununla beraber, kabul edilen bir gerçek, Asya bölgesinde yer alan ekonomilerin çoğunluğunun ve dünyanın önemli bir kısmında bulunan ekonomilerin, iktisadî sürdürülebilirlik için KOBİ lere büyük ölçüde bağımlı olduğudur. Doğu Asya ülkelerinin yaşamış olduğu deneyim göstermiştir ki, KOBİ sektörü herhangi bir ülke ekonomisinde çok büyük işler başarabilir ve böyle olduğu durumlarda, hem iktisadî büyüme ve kalkınma hem de gelir dağılımı performansı bundan çok önemli fayda temin edebilir. Örneğin, 1970 li yıllar öncesinde Kore, nispî olarak daha düşük seviyelerde taşeronluk yapan, dikey entegrasyon gerçekleştirmiş büyük ölçekli firmalarca domine edilmiş; bu nedenle, KOBİ sektörü Tayvan da ya da Japonya da olduğundan daha az önem taşımıştır. Ne var ki, o tarihten sonra, KOBİ lerin üretim miktarına ve istihdama olan katkısı aşırı boyutlarda artış kaydetmiştir. Aynı zamanda, ülkede hüküm süren eşitsizliğin seviyesi de azalmaya başlamıştır. KOBİ lerde gözlenen bu gelişme, esas itibariyle, şu faktörlerden kaynaklanmıştır: taşeronluk yoğunluğunun hızla artması; rekabetçi baskılarda gözlenen artış; KOBİ lerin rolünü genişletici yönde uygulanan devlet politikaları. Mevcut bilgiler ışığında, KOBİ lerin, Asya nın önde gelen tüm ekonomilerinde, iktisadî büyüme ve kalkınmada başlıca rolü oynayan aktörler olduğu ifade edilmektedir. KOBİ ler arasında, esas itibariyle, büyüme-merkezli orta-ölçekli işletmeler, teknoloji uygulamak-alıştırmak, ihtisaslaşmış (ve girmek için uygun) piyasalara hizmet sunmak eğilimindedir. Bu türden KOBİ lerin başarısına katkıda bulunan faktörlerden bir tanesi, her bir firmanın risklere karşı hassasiyetini azaltan, firmalar arasında karşılıklı bilgi, know-how değişimini teşvik eden, zengin bir ortak bilgi (knowledge) havuzu yaratan bir firmalar-arası ilişkiler işbirliğinin yüksek oranda gerçekleşmesidir. Bir diğer anahtar 30

35 faktör de, hükümetlerin KOBİ lere sağladığı, kalite güvencesi, araştırma desteği ve teknoloji kaynakları ile ilgili bilgilendirme gibi teknolojik yaygınlık hizmetleridir. Ne var ki, Asya ekonomilerindekine benzer güçlü, dinamik KOBİ sektörü, gelişme sürecindeki pek çok ülkede, özellikle de azgelişmiş ülkelerde, henüz oluşmamıştır. Çok sayıda az gelişmiş ülkede, müteşebbis sektör, belirgin olarak ikili (dual) yapı sergilemektedir. Bir uçta, birkaç tane büyük ve modern sermaye-yoğun, araştırmatemelli, ithalata-bağımlı, montaja-dönük işletme mevcut iken, diğer uçta da çok basit, geleneksel teknolojileri kullanan, sınırlı bir yerel piyasaya hizmet veren çok sayıda küçük, informel sektör (mikro) işletmesi yer almaktadır. Gelişmekte olan pek çok ülkedeki bu yapısal dengesizlik, üstelik, yıllardan beri yürütülmekte olan KOBİ teşvik programlarına rağmen ortaya çıkmıştır. Geçmiş yıllarda, gelişmekte olan ülkelerce takip edilen sanayileşme politikaları, işletmelerin tedricen ve organik olarak büyümelerini teşvik yerine, kaynakların zamanından önce daha büyük ve sermayeyoğun işletmelere yönlendirilmesini teşvik etmek suretiyle, daha büyük ölçekli işletmelerden yana bir tavır sergileme eğiliminde olmuştur. Bu eğilim, gelişmekte olan ülkelerin bir çoğunda, kendi KOBİ teşvik stratejilerini büyük ölçüde etkisiz hale getirse de, ısrarla varlığını sürdürmektedir. Dahası, elverişli bir makroekonomik çevreden yoksun oluş, KOBİ lerin gelişimi üzerinde odaklanan çabaları çoğu kez boşa çıkarmaktadır. Buna ilaveten, engelleyici özelliğe sahip yasal ve düzenleyici rejimler, KOBİ ler üzerinde, işletme büyüklüğünün kutuplaşması ve orta büyüklükte işletme yokluğu fenomeniyle sonuçlanan, orantısız ölçüde yüksek maliyetler empoze edebilmektedir. Diğer taraftan, kötü bir biçimde tasarlanmış KOBİ teşvik stratejilerinin de aynı ölçüde kusurlu olduğu ifade edilmektedir. Devletin, KOBİ lerin büyümesine yönelik gerçekleştirdiği düzenlemelerin, desteklerin ya da yasakların derecesi, hassas bir dengeyi gerektirmektedir ve aşırı ölçüde koruyucu KOBİ gelişim politikalarının, güçlü, dinamik bir KOBİ sektörünün desteklenmesi sürecinde etkin olmadığı ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu tür politikaların ortaya çıkardığı sonuç, düşük üretkenlikte bir küçük-ölçekli sektör, dinamik büyüme için elverişli/yeterli olmayan fırsatlar ve güçlü çıkar çevreleri olmaktadır. 31

36 1980 li yıllarda sıkça uygulanan yapısal değişim programlarının ve yakın zamanlardaki yurtiçi piyasaları liberalize etmeye dönük genel hareketlerin, ekonomileri piyasa aksaklıklarından kurtaracağı, canlı bir özel sektör büyümesi için hazırlık yapacağı beklenmekteydi. Fakat, yaşanan deneyim göstermektedir ki, gelişmekte olan ülkelerdeki aksak piyasa koşullarının olumsuz etkilediği politik reform süreci, fiyat çarpıklıklarının ortadan kaldırılmasının ve piyasa ilkelerine -çok da önemli olmayan- bir bağlılığın ötesine geçmek zorundadır. Bu nedenle, küçük-ölçekli işletme faaliyetlerinin karşılaştığı spesifik problemlere dikkat çeken, endüstriyel ve makroekonomik politika hedefleriyle uyumlu bir mikro-düzeyde yaklaşım ihtiyacı, artan bir kabul görmektedir. Hüküm süren küreselleşme atmosferinde, gelişmekte olan ülkeler, uluslararası rekabetçiliği ve global üretim zincirine katılabilme yeteneği olan, kritik bir orta büyüklükte yerli işletmeler kitlesine acilen sahip olmak durumundadır. İhracat-hedefli Doğu ve Güneydoğu Asya deneyimi, küçük işletmelerin önemli bir çoğunluğunun dünya piyasalarında çok zayıf bir performans gösterdiğini gözler önüne sermektedir. Bunlar içinde varlığını sürdürme ihtimali olanlar, ihracat potansiyeline sahip, ayrıca küçük-ölçekliden etkin orta-ölçekliye doğru büyüyen firmalardır. Küçük işletmelerin doğasında var olan güçlükler veri alındığında, dinamik bir KOBİ sektörünün dış yardım olmaksızın kurulamayacağı, açıklıkla görülmektedir. Yeni küresel iktisadî ortam tarafından kendilerine dikte ettirildiği gibi, açık yatırım ve ticaret politikaları arayışındaki gelişmekte olan, az gelişmiş ülkelerin hükümetleri, KOBİ gelişimini amaçlayan tedbirleri, genel sanayi ve ekonomi politikalarına entegre etmek ihtiyacındadır. Şiddetli rekabet ve teknolojik ilerleme kombinasyonu, ülkelerin, değişen bir küresel ortamda, endüstriyel politikalarının ayrılmaz bir parçası konumundaki yurtiçi teknolojik kapasitelerini artırmak için, eldeki mevcut bilimsel, eğitimsel kaynakları en iyi nasıl kullanacaklarını dikkatle gözden geçirmek mecburiyetinde olduğu anlamına gelmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin önünde duran en canlı örnek durumundaki Asya Kaplanları deneyimi, KOBİ lerin, iktisadî gelişme sürecinde ne denli etkin rol oynayabileceği hususunda yapılacak değerlendirmelere ışık tutabilecek zenginlikte malzemeler barındırmaktadır. 32

37 Asya deneyiminin de gösterdiği gibi KOBİ ler, gelişmekte olan ülkelerin iktisadî gelişme süreçlerine ciddî boyutlara varan katkı sağlayabilmektedir. Asya da gerçekleştirilen iktisadî gelişmenin ön sırasında yer alan ülkelerin yaşamış olduğu deneyimlerden çıkartılabilecek yegâne ders varsa, o da, bir ülkenin kalkınmasının ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğinin, KOBİ sektörünün yetenekleriyle yakın bir ilişki içinde olduğudur. Sürdürülebilir kalkınmanın ihtiyaç duyduğu unsurlardan belki de en hassas önemi haiz olan, ülkelerin, değişen koşullara uyum sağlayabilme ve uluslararası rekabetçilik yetenekleri olan, güçlü bir KOBİ sektörü oluşturmasıdır. Japonya, Güney Kore, Singapur ve Tayvan gibi ülkelerde, KOBİ ler üretime büyük boyutlarda katkıda bulunmakta, dahası, iktisadî büyümede kritik roller üstlenen, dinamik, hızlı-büyüyen teşebbüsleri de bünyesinde barındırmaktadır. Özetle, KOBİ lerin iktisadî kalkınmaya yaptığı katkı iki ana başlıkta toplanmaktadır: 1- Normal üretim prosesi vasıtasiyle yapılan geleneksel katkılardır ki, bunlar, maddî ve maddî olmayan sermaye yatırımları ve teknolojik ilerlemedir. KOBİ lerin bu yoldan iktisadî kalkınmaya olan katkısı nispî olarak küçüktür. 2- Daha az geleneksel diyebileceğimiz, girişimciliği harekete geçirme katkısı. En azından, gelişmiş ekonomilerde, KOBİ lerin iktisadî büyümeye olan katkısı geleneksel modellerin ima edebileceğinden daha büyüktür ve bu katkı, çoğu kez, hızlı gelişim göstermiş fakat toplam içindeki payları küçük olan KOBİ lerce sağlanmaktadır. 5. AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE MİKRO VE KÜÇÜK ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ SORUNU Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yeni iş imkânları yaratılması ve toplam hasılanın büyütülmesi sorununun çözümünde oynadığı rolün önemi, gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde artık geniş ölçüde kabul görmüş bulunmaktadır. Konunun bundan sonrası için üzerinde ilgiyle durulan boyutu, bu işletmelerin çok küçük ölçekliden orta ölçekli ve büyüme-merkezliye (yani, iktisadî büyümeye, 33

38 istihdam yaratılmasına en fazla gözle görülebilir katkıyı gerçekleştirir hale geldikleri konuma) doğru genişlemesi sürecidir. Dinamik orta-ölçekli teşebbüsler, içinde bulundukları ekonomide, iki türlü rekabetçi avantaj sağlamaktadır: Bunlardan birincisi, öncü taşeronlar olarak üstlendikleri rol vasıtasiyle, ikincisi de kendi çıkarları doğrultusunda girişimde bulunmak vasıtasiyle. Bu teşebbüsler, aynı zamanda, pek çok KOBİ den daha uzun süreli varlığını devam ettirmeye, daha yüksek getirisi olan işler yaratmaya meyillidir ve böylelikle, iktisadî büyümeye olan katkılarını da çoğaltmaktadır. Ne var ki, gelişmekte olan ve az gelişmiş pek çok ülkede, iktisadî kalkınmaya önemli katkı sağlayabilecek bir orta-ölçekli ve büyüme-merkezli KOBİ noksanlığı olduğu bilinmektedir. Bu noksanlık, genellikle, bu ülkelerin iktisat politikalarında yer alan, kendi işletmelerinin tedricen ve organik olarak büyümelerinin aleyhinde rol oynayan, gizli ve büyük ölçüde dikkatsiz eğilimlere atfedilmektedir. İşletme evriminin üç boyutunu (işe başlamak, hayatta kalmak, büyümek) göz önünde bulundurmayan uyumlu KOBİ gelişim stratejilerinin eksikliği ve kendi işletme evrimlerinin farklı aşamalarında bulunan işletmelerin farklı ihtiyaçları, olumsuz yönde etki eden bir diğer önemli faktör konumundadır. İşletme gelişimine yönelik uyumlu bir politika çevresinin yokluğunda; küreselleşme ve yurtiçi piyasaların (liberalizasyon politikalarının bir parçası olarak) dışa açılması, az gelişmiş ülkelerin çoğunda, diğer gelişmekte olan ülkelerde, işletme yapısı üzerinde ters yönde etki yapmıştır. Özellikle, KOBİ ler, büyük ölçüde azalmakta ya da rekabetçilikleri bakımından sürekli zemin kaybetmektedir. Bunların yerine, mikroişletme (ya da varlığını sürdürebilen sektör) önem kazanmaktadır. Küreselleşme ve buna eşlik eden liberalizasyon süreci, enformasyon, haberleşme teknolojilerindeki hızlı ilerlemelerle de bir araya gelince, üretim, işletme gelişimi, uluslararası rekabet konularında yeni dinamikler yaratmaktadır. Ülkelerin mevcut işletme gelişim stratejileri, çevresel değişimler dikkate alındığında, etkinliğini daha fazla sürdüremeyebilecektir. Bu nedenle, KOBİ lerin geliştirilmesi hususuna ilgi duyan herhangi bir hükümet, işletme gelişimi ve mevcut KOBİ stratejilerinin yeniden 34

39 şekillendirilmesi konularında, mevcut politika ve programlarının etkisini dikkatli bir şekilde gözden geçirmek zorundadır. 6. TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KOBİ LER Türkiye ekonomisinin kalkınmasında, büyümesinde, sanayileşme sürecinin üstlenmiş olduğu etkin rol sıkça vurgulanan bir temadır. Dünya ekonomisiyle entegrasyon düzeyi henüz arzu edilen düzeye erişememiş, küresel rekabetçilik sıralamasında ön sıralara gelmek için gerekli olan hamleyi yapamamış olan ülkemizde; KOBİ lerin teşvik edilmesi, kaynak sorununun acilen çözüme kavuşturulması, rekabetçiliğinin artırılması, sanayileşme sürecinin öncelikli konuları arasında ve ilk sıralarda değerlendirilmektedir. Zira, artık, farklı siyasî, kültürel yapılara, hattâ ekonomik sistemlere sahip, gerek gelişmiş gerekse gelişme sürecindeki ülkelerde, önemli bir gelir, istihdam kaynağı olarak değerlendirilen KOBİ ler, ekonominin baş rol oyuncuları konumuna gelmiştir. Türkiye ekonomisinde, sanayi kesiminde faaliyet gösteren 200,000 dolayındaki KOBİ nin toplam istihdam içindeki payı yaklaşık yüzde 56, üretim içindeki payı yüzde 37, adet olarak toplam işletmeler içindeki ağırlığı da yüzde 99 dur. Diğer taraftan, ülke genelinde, kayıtlı-kayıtsız yaklaşık 3,5 milyon adet KOBİ nin faal durumda olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye nin iktisadî yaşantısında küçük ve orta ölçekli işletmelerin oynamakta olduğu bu anahtar rol, sadece sayıca fazla olmalarından değil, şu gerekçelerden ötürü de ayrı bir ilgi konusu olmaya devam etmektedir: Ekonominin hemen her cephesinde yer almaları; Sanayileşmeye, bölgesel kalkınmaya katkı sağlamaları; İşsizlik sorununun çözümünde etkili olmaları; Büyük endüstrilere entegrasyon ve tamamlayıcılık desteği vermeleri; İmalât alanında esnekliğe sahip olmaları; Piyasa güçlerine cevap verebilmeleri; Yeni teknolojilere kolayca uyum sağlayabilmeleri; İktisadî dalgalanmalara hızlı bir biçimde reaksiyon verebilmeleri; 35

40 Emek ve sermaye kaynaklarının hareketliliğinde başarı göstermeleri ve; Siyasî, iktisadî, sosyal yapıdaki kararlılıkları. Mevcut işyeri sayısı, çalışan sayısı, yaratılan katma değer itibariyle KOBİ lerin Türkiye nin sosyo-ekonomik yapısında önemli bir katman oluşturduğu dikkat çekmektedir. Nitekim, her ne kadar güncelliğini yitirmişse de, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen 1992 Yılı Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı na göre; Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri, imalât sanayiinde faaliyette bulunan firmaların yüzde 99.5 ini oluşturmaktadır. İmalât sanayiindeki istihdamın yüzde 61.1 i Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmelerinde yer almaktadır. Yaratılan katma değer içinde, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin payı yüzde 27.3 tür. Söz konusu sayım sonuçlarına göre, KOBİ lerin ölçeksel dağılımı Tablo 2 de verilmektedir. TABLO 2: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE KOBİ LERİN ÖLÇEKSEL DAĞILIMI (1992) SANAYİ ÖLÇEĞİ İŞLETME SAYISI (Adet) İŞLETME PAYI (%) ÇALIŞAN SAYISI (Kişi) ÇALIŞAN PAYI (%) KATMA DEĞER (Trilyon TL) KATMA DEĞER PAYI (%) Küçük Ölçekli Sanayi (1-49) 194, , , Orta Ölçekli Sanayi (50-199) 2, , , KOBİ SANAYİİ (1-199) 196, , , Büyük Sanayi (200+) , , TOPLAM İMALÂT SANAYİİ 197, ,530, , KAYNAK: 1992 Yılı Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı, DİE. KOBİ sektörünün desteklenmesi suretiyle, sermaye ve işgücü geri dönüş oranlarının düşük olduğu ekonomide, daha fazla kişiye istihdam imkânı yaratılacağı, böylelikle kıt kaynaklardan daha etkili biçimde istifade edilebileceği ifade edilmektedir. 36

41 6.1. Türkiye deki KOBİ lerin Operasyonel Özellikleri Türkiye de KOBİ sektöründen bahsedildiğinde, genellikle, otomotiv ve beyaz eşya yan sanayii, tekstil yan sanayii, el sanatları, hizmet sektörü acentaları ve irtibat büroları, temizlik işletmeleri vb., metal ve kıymetli madenleri işleyenler, gıda sektöründe çalışan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler akla gelmektedir. Söz konusu yapı içinde, KOBİ lerin çoğunlukla yan sanayi konumunda çalıştıkları tespiti yapılmaktadır. Türkiye ekonomisinde faaliyet gösteren KOBİ lerin operasyonel özelliklerini şu başlıklar altında değerlendirmek mümkündür: a) Mülkiyet Biçimi: KOBİ sektöründe en yaygın biçimde oluşturulan mülkiyet şekli, bireysel mülk sahipliği ve ortaklıktır. Daha büyük ölçekli işletmeler arasında görülen sermaye ortaklığı şirketleri istisnaî bir durumdur ve çoğunlukla aile kontrolünde bulunmaktadır. b) Girişimciliğin Başlangıç Noktası: 10 kişiye kadar çalışanı bulunan küçük ölçekli atelye sahiplerinin büyük çoğunluğu, çalışma hayatına işçi olarak başlayan kesimden oluşmaktadır. Bu olgu, daha ziyade, metal işleme, ayakkabı imalâtı, ahşap işleme sanayilerinde, bir ölçüde de giyim endüstrisinde göze çarpmaktadır. Büyük hacimli başlangıç sermayesine ihtiyaç duyulan tekstil sektörünün diğer bazı branşlarında, kimya sanayiinde, plastik sanayiinde, kauçuk ve bazı gıda sanayii alt sektörlerinde, girişimci, genellikle, ticarî dirayet sahibi, toptancılık veya perakendecilik faaliyetlerinden sermaye birikimi elde etmiş bir tüccardır. Orta ölçekli işletmelerde ise, girişimciler, çoğu kez, dikkate değer ölçüde sanayi deneyimi bulunan işadamları veya profesyonellerden oluşmaktadır. c) İşletmecilik Fonksiyonlarında Uzmanlık: Türkiye deki küçük ölçekli imalât sektörünün bir karakteristiği, yönetim ve üretim fonksiyonlarının işletme sahibinin kişiliğinde yoğunlaşmış olmasıdır. İşletme sahibi, fiilî üretim operasyonları hariç, işletmenin yönetilmesi de dahil, tüm faaliyetleri üstlenmiş durumdadır. Yönetim kademesinde uzmanlaşma, kullanılan teknolojiye ve içinde bulunulan sanayi 37

42 türüne bağlı olarak, çalışan sayısı kişiye ulaştığında başlar; işletmenin ölçeğine uyumlu olarak artış gösterir. d) İşçi Becerileri ve Eğitim: Geleneksel atelyelerdeki girişimcilerin iş kariyerlerine başlamaları, çoğu kez, esnaf birlikleri vasıtasiyle gerçekleşmektedir yaşlarında çıraklık statüsüyle başlayan çalışma hayatı, müteakip yıllarda kazanılan deneyimin sonucunda ustalık statüsünün elde edilmesiyle değişik bir boyut kazanmaktadır. Bu ustalar, daha sonraki dönemde kendi işlerinin patronu olma arzusuyla, iş alemine adım atmaktadır. Öğrenme sürecinin birbirini takip eden evreleri arasında formel sınırların varlığından söz etmek mümkün değildir. Ancak, bir alternatif olarak, herhangi bir kişi için, sahibi olduğu işletmeyi kurmadan önce meslekî bir eğitimin tamamlanması belirtilebilir. Diğer taraftan, önceleri büyük işletmelerde çalışan işçiler, gerekli tasarrufu yaparak, makine ve ekipman tedarik etmeyi müteakip küçük ölçekli işletmeler sektöründe faaliyete başlayabilir. e) İstihdam Biçimleri: Küçük ölçekli işletmeler sektöründe görülen istihdam biçimleri, esas itibariyle, şu alt başlıklar altında toplanmaktadır: i) Küçük atelye ve fabrikalarda, işletme sahip ve ortakları olarak kendikendini istihdam etme; ii) Çıraklak, ustalık vs. gibi başkasına bağımlı statüde istihdam edilme; iii) Belirli bir süreyi kapsayan sözleşme karşılığı, mevsimlik işçi statüsünde istihdam edilme. Orta büyüklükteki işletmelerde, işçiler bir sözleşme karşılığında ücretle çalışmaktadır. Bu işletmelerde, aynı zamanda, mevsimlik ve geçici işçiler de çalıştırılmaktadır. Büyük ölçekli işletmelerdeki işçiler, genellikle sendikalıdır; çalışma saatlerine göre çalışırlar, bağlı bulundukları bir sosyal güvenlik kurumu vardır. Geçici işçiler, arızî işlerde istihdam edilmek üzere, açık piyasadan, günlük olarak belirlenen ücretlerle tedarik edilirler. Kendilerine herhangi bir ücret ödenen veya ödenmeyen aile bireylerine, hemen hemen tüm işletmelerde rastlanmakla birlikte, daha ziyade şahıs işletmelerinde görülmektedirler. Kadın çalışanların oranı nispeten düşüktür ve hazır-giyim ve dokumacılık gibi sektörler, kadın işçilerin ana işverenleri konumundadır. Çocuk işçi çalıştırma, özellikle küçük ölçekli işletmeler sektöründe, hayli yaygın bir uygulamadır. 38

43 6.2. Türkiye de KOBİ Sektörünün Verimliliğini ve Büyümesini Kısıtlayan Faktörler İktisadî sistemin 1980 yılı sonrasından itibaren büyük ölçüde serbest piyasa ilkeleri doğrultusunda yürütülmeye çalışıldığı Türkiye de, KOBİ ler önemli sosyo-ekonomik fonksiyon üstlenmiş durumdadır. Ne var ki, üstlenmiş oldukları bu fonksiyonun kritik önemine rağmen, Türkiye deki pek çok KOBİ ciddî boyutlara varan iç ve dış sorunla boğuşmakta, uygun bir çıkış yolu aramaktadır. Elde edilen bulgular, Türkiye deki KOBİ lerin karşı karşıya geldiği sorunların, diğer ülkelerdeki KOBİ sorunlarından pek de farklı olmadığına işaret etmektedir. Uygun kaynaklardan finansman temin etmenin merkezde yer aldığı KOBİ lerin temel sorunlarını şu başlıklar altında toplamak mümkündür: Ekonomik ve sosyal çevrenin istikrardan uzaklaşması; Formel-informel finansman kaynaklarına erişim güçlüğü; Eleman yetiştirmede ve donanımlı eleman temininde yaşanan sıkıntılar; Modern teknolojilerin transferinde yaşanan zorluklar; Kalite ve standardizasyon noksanlığı; Yenilikçi sistemlerin yokluğu; Bilgi kaynaklarına erişim güçlüğü; Rekabetçi düzenin dayatmış olduğu kısıtlamalar; Bürokratik engeller ve karmaşık prosedürler. Üretkenliği, ürün veya sunulan hizmetin kalitesini olumsuz yönde etkileyen faktörler arasında, teknolojik yenilikçiliği gerçekleştirememe, modası geçmiş makine-teçhizat ve profesyonel teknik-idarî yöntemlerin uygulanamamasının yanı sıra, uygun fabrika binası ve müştemilatının, elverişli bir altyapı yokluğunun, pazarlama sorunlarının neden olduğu zayıf çalışma koşulları ve deneyimli personel azlığı ilk sıralarda yer almaktadır. Yurtiçi ve yurtdışı formel finansman kaynaklarına, teknik yardım imkânlarına erişmenin kısıtlı oluşu, küçük ölçekli firmaların faaliyetlerini modern koşullar altında 39

44 sürdürebilecekleri bir yapıya kavuşmalarını büyük ölçüde engellemektedir. Diğer taraftan, mevcut teşvik sisteminin büyük-ölçekli endüstrilerin yararına olacak bir işleyiş sistemine sahip olduğu ve karmaşık idarî prosedürlerin, teşviklerin sunmuş olduğu faydalardan küçük ölçekli işletmelerin yeterince yararlanmasını güçleştirdiği, sıklıkla dile getirilen sorunlar arasındadır. Türkiye ekonomisinin son yıllardaki en büyük sıkıntısı ve yükü durumundaki enflasyon, KOBİ ler üzerine taşınması zor bir yük bindirmekte, geleceğe yönelik rasyonel karar alımını güçleştirmekte, KOBİ lerin gelişimini, hattâ faaliyetlerini sürdürmesini engellemektedir. Enflasyon nedeniyle, KOBİ lerin aşınan sermayesini yerine koyma imkânı daralmaktadır. Buna ilaveten, küçük girişimcinin yüksek enflasyona karşı direnme gücünün, alternatiflerinin pek fazla olmadığı da bilinen bir gerçektir. Mevcut alternatiflerden bir tanesi stokları ve sabit kıymetleri genişletmek, diğeri de büyük hacimli borç idamesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Ne var ki, sınırlı miktardaki işletme sermayesi ve düşük sermaye devir oranları, stok artışını zorlaştırmaktadır. İşletme kazançlarının yeterli düzeyde olmayışı sabit sermaye yatırımlarının arzu edilen boyutlarda gerçekleştirilmesini engellerken, KOBİ sahiplerinin elinde bulunan sermayenin küçük boyutlarda olması da, borçları artırmak için kullanılabilecek yabancı kaynaklara ulaşılabilirliğin derecesini düşürmektedir. Dış kaynaklara ulaşılabildiği durumlarda bile faiz oranları o denli büyük olmaktadır ki, borçlanmanın avantajları ortadan kalkmaktadır. Şartlar böyle olunca, tek çıkar yolun fiyat istikrarının korunduğu bir ekonomik yapının tesis edilmesi olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde tasarruf oranlarının yatırımları karşılayacak düzeyde olmayışı, finansal piyasaların sınırlı genişlikte ve sıkı kontrole tabi oluşu, devletin iktisadî hayata doğrudan katılımı ve crowding-out etkisi, risk sermaye şirketlerinin bulunmayışı vb. olumsuzluklar, tüm gelişme sürecindeki ülkelerde olduğu gibi, ülkemizdeki KOBİ leri de ihtiyaç duyduğu yatırım sermayesini teminden mahrum bırakabilmektedir. Çok sayıda KOBİ, rekabetçiliğin son derece yoğun, yenilikçiliğe uyum sağlamanın kaçınılmaz olduğu alanlarda, ancak büyük boyutlu malî risk üstlenmek suretiyle işletilmektedir. Dolayısiyle, KOBİ ler için küçük kâr oranlarıyla yetinmek ve düşük stok devir hızlarıyla çalışmak zorunluluğu doğmaktadır. Bu ise, KOBİ lerin işletme sermayesi talebini, yani kısa-vadeli fon ihtiyacını artırmaktadır. 40

45 Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü, KOBİ ler kısa ve uzun vadeli kredilere ihtiyaç duymakta; ne var ki, yüksek finansman maliyetleri bu tür kredilerden yararlanmayı kısıtladığından, pek çok KOBİ için, sınırlı özkaynaklara yönelmek kaçınılmaz olmaktadır. Sınırlı finansman kaynakları, zaten yetersiz düzeydeki işletme sermayesinin gerektiği şekilde takviye edilmesine engel olmakta; kapasite kullanım oranlarının ve dolayısiyle üretimin azalmasına yol açarak, ülke ekonomisinin büyük kayıplara uğramasıyla sonuçlanan bir sürece dönüşmektedir. 7. KÜRESELLEŞME VE TEKNOLOJİK DEĞİŞİM: KOBİ ler İçin Yeni Fırsatlar Düşüncelerin, insanların, malların, hizmetlerin ve sermayenin ülkeler-arasında artan bir biçimde serbestçe akışı sonucunda, ekonomilerin ve toplumların birbirleriyle entegre olmaları süreci biçiminde tanımlanan küreselleşme (globalization), küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için de yeni açılımlar ortaya koymaktadır. KOBİ lerin uluslararasılaşması, küreselleşmenin bir sonraki safhası için can alıcı önem taşımaktadır. KOBİ lerin önemi, iktisadî büyümeye, sosyal birleşmeye, istihdama, bölgesel ve yerel gelişmeye katkısı, dünya ölçeğinde kabul görmüş bir fenomendir. Günümüzde, küreselleşme ve teknolojik değişim, KOBİ lere, dış piyasalara girmek, iş riskini hafifletmek için yeni fırsatlar getirmekle birlikte, geçiş maliyetleri, yeni rekabetçi ortam vb. bazı riskleri de bünyesinde barındırmaktadır. Henüz, pek çok KOBİ yenilikçi bir kültüre sahip olmaktan uzak bir noktada bulunduğundan, yeni rekabetçi ortamın dayatacağı riskleri bertaraf etmede muhtemelen sıkıntı çekebilecektir. OECD nin KOBİ politikaları üzerine gerçekleştirmiş olduğu 15 Haziran 2000 tarihli Bologna Charter da, KOBİ lerin küreselleşen ekonomide rekabetçiliğinin artırılması hususunda bazı açıklama ve tespitlere yer verilmiştir. Bu açıklama ve tespitler şu şekilde özetlenmektedir: 41

46 7.1. Teknolojik Yenilikçilik ve Teknolojik Yenilikçilik Vasıtasiyle KOBİ lerin Rekabetçiliğinin Artırılması Küreselleşmenin önemli bir özelliği, mal ve hizmet piyasalarında, artan oranda hızlı bir değişim yaşanmasıdır. Enformasyon teknolojisi alanında, ürün hayat seyrinin (product life cycle) hızla düşmekte oluşu, bu konuda verilebilecek en açık örneklerden bir tanesini teşkil ederken, her büyüklükteki firma, sektörlerini etkileyen en son gelişmelere hızla cevap vermek için, büyüyen bir rekabet baskısıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu suretle, yenilikçilik kapasitesi, günümüzün global ekonomisinde, gelişmiş ulusal performans için olduğu kadar, bireysel olarak firmaların başarısı için de kritik bir faktör konumundadır yılında Peter Drucker *, bir işletmenin amacının müşteri yaratmak olduğunu, bu nedenle de sadece iki türlü ticarî fonksiyondan söz edilebileceğini iddia ediyordu: Pazarlama ve yenilik-değişim. Pazarlama, satmak tan daha geniş anlamlar içeren bir kavramdır ve ihtiyaçların tanımlanmasından bu ihtiyaçların giderilmesine kadar hemen herşeyi kapsamaktadır. Yenilikçilik sadece yeni ürünlerle ilgili bir olgu değildir. Yenilikçilik, firmalardaki, hemen hemen tüm gelişmeleri içeren geniş bir kavramdır ve piyasa talebini karşılamaya yönelik mal ve hizmetlerin yaratılmasını veya yeniden inşaasını, verimliliği artırmak için yeni proseslerin ortaya konulmasını, satış fırsatlarını genişletmek için yeni pazarlama tekniklerinin geliştirilmesini veya uygulanmasını ve operasyonel etkililiği artırmak için yönetim sistemleri ve tekniklerine ilişkin yeni biçimlerin biraraya getirilmesini ihtiva etmektedir. İşletmeler, iş dünyasının doğası gereği, bir çok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır: Hızla gelişen teknolojik ilerlemeler; entelektüel sermayenin başarılı bir şekilde işletilmesine olan bağımlılığın artması; doğal kaynakların daha etkili kullanımı ve daha az israf; her zamankinden daha çok talep eden müşterilerin bu taleplerinin karşılanması; küreselleşmenin ilerleme kaydetmesi ve gelişmekte olan ülkelerin sanayileşme çabaların artması. Dolayısiyle, işletmeler, varlığını sürdürebilmek ve gelişebilmek için daima rekabetçi olmak ve öyle kalmak zorundadır. Bunu yapmak * Peter Drucker, The Practice of Management, Wm Heinemann,

47 için, her ölçekteki işletme, söz konusu mücadele ortamının zorluklarını fırsatlara dönüştürebilmeli, yenilikçi olmalıdır. Sürekli olarak yeni düşünce akışı ve yenilikçi uygulamalara ihtiyaçları olduğunun bilincine varan sektörlerinin en başarılı yöneticileri ve işletme sahipleri, ürünleri, imalât süreçleri, pazarlamaları, dağıtımları, vs. için bu gerçeği idrak etmiş durumdadır. Bu noktadan hareketle; KOBİ lerin gelişiminin de, kendi iş stratejilerinin merkezine, yeni fikir ve metodları içeren değişimleri (innovation) koyabilme kabiliyetine sıkı sıkıya bağımlı hale geldiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Bilgi teknolojisinin hâkim olduğu, insan-merkezli, girişime dayalı, sürdürülebilir kalkınmaya programlanmış, merkeziyetçi olmayan ve işbirliğini esas almış yeni küresel ekonomide, ömür boyu öğrenme (lifelong learning), özellikle KOBİ ler için gerçek anlamda bir üstünlük sağlaması nedeniyle, istihdamın artırılabilmesi ve rekabetçilikte önemli fonksiyon görmektedir. Ömür boyu öğrenme, bugün için olduğu kadar yarın için de, stratejik avantaj elde edilmesinin olmazsa olmaz koşulu olarak değerlendirilmektedir. Artan uluslararası rekabet ortamında, refah düzeyi yüksek, gelişmiş ülkeler liginde yer almak isteyen her ekonomide; ülke yöneticileri, küçük ölçekli dinamik firmalar sektörünün, bilgi-temelli ve hayat boyu öğrenmeye dayalı ekonomide, yenilikçiliğin gereklerini yerine getirebilme becerisiyle donanmış, yeni kurallara adapte olabilen bir yapıya kavuşturulması için gereken tüm düzenlemeleri yapmak mecburiyetindedir. Yakın tarihli deneyimler, bazı hükümetlerin, KOBİ yenilikçiliğinin, daha dinamik ekonomi, daha büyük istihdam imkânları yaratarak gelişip serpilebileceği bir atmosfer yaratabildiğini göstermektedir. Aslında, özel sektör yenilikçiliğine yönelik bir ulusal atmosfer, her ölçekteki işletme üzerinde tesir edebilmektedir. Ne var ki, yaratıcılığı, rekabeti, risk-yükleniciliği ve başarılı girişimciliğin elverişli finansal getirilerini sınırlandıran kamu politika ve tutumları, KOBİ leri özellikle etkileyebilmektedir. Söz konusu politika engelleri nelerdir? 43

48 7.2. KOBİ Yenilikçiliğine Yönelik Politika Engelleri Araştırma ve geliştirmenin (AR-GE) yenilikçilik için taşıdığı önem ve araştırmageliştirme faaliyeti sürdüren KOBİ lerin kaynak sıkıntısı veri alındığında, finansman imkânlarına erişmenin birincil kaygı olduğu, anlaşılabilir bir durum olmaktadır. Bu AR- GE çabalarını ya da yenilikçi yatırımları destekleyecek, lâyıkiyle işlev gören risk sermayesi (venture capital) piyasaları ya da çekirdek (seed) finansman piyasalarının bulunmayışı, pek çok kimse tarafından ifade edilmektedir. KOBİ ler için diğer bir anahtar sorun, sektörlerini etkileyen en son gelişmeleri, aynı zamanda yakalayabilme yeteneğidir. Çünkü, bilgiye tam zamanında sahip olmak, işletmenin başarısında kritik bir rol oynayabilmektedir. Yenilikçiliği teşvik etmenin en iyi yollarından bir tanesi, bireylerin, firmaların, kendi araştırma çabalarının sonuçlarından yararlanabilmesini garanti altına almaktır. Burada, fikrî mülkiyeti (intellectual property) korumaya dönük etkin kural ve prosedürler önem kazanmaktadır. Çok sayıda ülke, patent ve mülkiyet haklarını yöneten kanun ve düzenlemeye sahip olmasına rağmen, herkes tarafından bilinmeyen gizli idarî prosedürler ve aykırı uygulamalar, bu türden kuralların amaçlarına ciddî biçimde zarar verebilmektedir. OECD tarafından yapılan bir incelemeye göre, pek çok KOBİ, kendisini, aşırı karmaşık hale getirilmiş patent prosedürleri ve mülkiyet hakkı kanunları karşısında korunmasız hissetmekte, kolay bir şekilde zarara uğrayacağını düşünmektedir. Bu bağlamda, konuyla ilgili pek çok kimse, kendi ülkesinde yürürlükte olan, düzenleyici, idarî sorumlulukların genellikle yüksek oluşuna ve bunların daha geniş müteşebbis faaliyetleri ve yenilikçilik üzerindeki azaltılmış etkisine dikkat çekmektedir KOBİ Yenilikçiliğini Teşvik Etmek İçin Hükümetlere Düşen Görevler KOBİ lerin önemli bir sorunu olarak kabul edilen AR-GE çalışmalarını finanse edecek kaynaklara ulaşılmasında; a)kamu programları ve b)risk sermayesi ve diğer risk finansman yöntemlerinin, vergi teşvikleri gibi enstrümanlar vasıtasiyle desteklenmesi önerilmektedir. Diğer taraftan, hükümetlerin, araştırma faaliyetlerine yönelik devlet garantileri ve/veya vergi teşvikleri içeren özel finansal anlaşmalar teklif etmek 44

49 suretiyle, özellikle gelişmenin ilk aşamalarında, KOBİ lerle doğrudan çalışmaya hazırlıklı olması gereğinin altı çizilmektedir. Ayrıca, hükümet-destekli araştırma merkezlerine (örneğin üniversiteler), daha iyi erişim ve bunlarla işbirliği de, KOBİ yenilikçiliğinin teşvikinde atılabilecek faydalı bir adım olarak değerlendirilmektedir. Yeni teknolojilere, know-how a erişim sorununu dile getiren öneriler, yerel, ulusal, bölgesel veya uluslararası düzeyde, ortak bilgi-paylaşımı anlaşmaları üzerine odaklanmaktadır. Bu tür teşvikler, KOBİ lere daha yaygın bilgi kaynakları havuzundan yararlanma fırsatı vermekle kalmayacak; aynı zamanda, hazır bir potansiyel iş ortakları ağı (network) sunacaktır. Bunun gibi ortak kaynak merkezlerinin, en iyi biçimde, bizzat KOBİ ler tarafından sahiplenilip kontrol edilebileceği ifade edilmektedir. Bazı ülkelerde, KOBİ organizasyonları, daha çok yeni teknolojileri edinmekle ilgili olmuş; hükümetleri, bir kısım ithalat üzerindeki engelleri kaldırmaları konusunda uyarmıştır. Yenilikçiliğin teşvik edilmesinde, etkin patent korumasının üstlendiği önemli role ilişkin üzerinde durulması gereken husus, sadelik (simplicity) ya da basitliktir. KOBİ ler, daha düşük maliyetli, modern/elverişli prosedürleri olan, kolayca başvurabilecekleri patent bürolarına ihtiyaç duymaktadır. Öyle ki, KOBİ lere yönelik, basitleştirilmiş başvuru yöntemleriyle donatılmış, özel bir patent rejiminin gerekliliğinden bile bahsedilmektedir. Eğitim, öğretim, yalnızca yenilikçiliğin teşviki için değil, daha genel anlamda, ulusal ekonomiler için rekabetçi bir temel oluşturması bakımından da önemli bir meseledir. Çünkü, pek çok ulusal ekonomi, ev-içi eğitimle ilgilenecek kaynaklardan çoğu kez mahrumken; KOBİ ler, yerel, ulusal eğitim ve öğretim programlarının etkinliğinde özel bir role sahiptir. Nitekim, OECD tarafından yapılan incelemede, temel eğitime kamu desteği sağlanması, KOBİ eğitimine malî yardım yapılması, iş dünyası ile üniversiteler arasında daha büyük işbirliği ve değişimin teşvik edilmesi hususları üzerinde geniş bir anlaşma dikkati çekmektedir. Son olarak, pek çok KOBİ organizasyonu, araştırma ve geliştirme ortamının, idarî ve düzenleyici yükümlülüklerin hafifletilmesi suretiyle elverişli hale getirilebileceğini iddia etmektedir. KOBİ lere ilişkin OECD incelemesinde yer alan bulgular Tablo 3 te verilmektedir. 45

50 TABLO 3: KOBİ LERE İLİŞKİN OECD İNCELEMESİ NDE YER ALAN BULGULAR (1) ENGELLER ÖNERİLEN POLİTİKA AKSİYONLARI AR-GE veya diğer yenilikçi çabalar için ihtiyaç Kamu AR-GE programlarına ulaşmada duyulan finansman kaynaklarına erişim kırtasiyeciliğin azaltılması. güçlüğü KOBİ lerin AR-GE ye erişimini kolaylaştırmak için, ulusal düzeyde daha fazla kamu fonlaması gerçekleştirmek. Ön-yenilikçi (pro-innovative) yatırım vergisi kredileri ve tahsisatlar gibi vergi teşvikleri uygulamaya koymak. Hükümetçe finanse edilen AR-GE altyapı kurumlarıyla (üniversiteler, araştırma kurumları gibi) ortaklık anlaşmalarını özendirmek. Yetişmiş personel yokluğu Üniversiteler ve KOBİ ler arasındaki bağları kuvvetlendirmek. Kalifiye yabancı işçilerin kiralanmasını serbest hale getirmek. Okullar, müteşebbisler, branş organizasyonları arasındaki işbirliğini artırmak. Eğitimi, girişimciliğe daha çok yönlendirmek suretiyle ilerletmek. Meslekî eğitim sistemini yenilikçilik ve teknolojik değişim ile uyumlu hale getirmek. Teknolojik know-howa ulaşmada yetersizlik İşletmeler, araştırma merkezleri ve laboratuarlar arasındaki bağları kuvvetlendirmek. Teknolojik know-how üzerindeki bilgi ağlarını iyileştirmek. KOBİ ler için vergi teşvikleri veya vergi kolaylıkları getirmek. Teknoloji transferini harekete geçirmek için, KOBİ ler arasında ortak girişimlerin (joint venture) yaratılmasını özendirmek. Patentlerin tesciline veya korunmasına ilişkin Kırtasiyeciliği azaltmak. yüksek maliyetler ya da karmaşık prosedürler KOBİ ler için patent ve fayda modelleri için uygulanan ücretlerin azaltılması. Patentlerin korunması ve tesciline yönelik kamu fonlamasını yükseltmek. Patent tescillerinde, tüm AB üyesi ülkelerin resmî dillerini kullanmak. 46

51 8. KÜRESEL EKONOMİDE KOBİ LER VE REKABETÇİLİK 8.1. KOBİ lerin Uluslararası Rekabete Dönük Olarak Güçlendirilmesi KOBİ ler, iktisadî kalkınmanın tüm evrelerinde, imalâtçı işletmelerin sayıca büyük bir çoğunluğunu oluşurmaktadır. Bu büyüklükteki işletmeler, çoğu ekonomide istihdamın önemli bir bölümünü karşılamakta; bazı ekonomilerde ise, ihracata ve yenilikçi faaliyetlere de önemli katkı sağlayabilmektedir. Gelişmiş ekonomilerde KOBİ ler, genellikle, teknolojiye dayalı modern imalât sanayii ve hizmet sektörlerinde yer almak eğilimindedir. Tüm ekonomilerde, fakat özellikle de daha fazla sanayileşmiş olanlarda gözlemlenen durum; KOBİ lerin, birbirinden ve büyük firmalardan pek çok yeni şey öğrenmekte olduğudur. Ne var ki, bu türden piyasa-temelli (market-based) öğrenme mekanizmaları, teknoloji gelişimini destekleme konusunda, özellikle rekabetin yoğunlaştığı, teknik değişimin çok hızlı olduğu zamanlarda, genellikle yetersiz kalmaktadır. Bu gelişmelerin çok açık şekilde yaşandığı bir dünyada, hükümetler, KOBİ lerce yaratılan faydaları artırmaya yönelik çaba harcamakta; bu tür çabalar, piyasa temelli bilgi ve destek sistemlerinin son derece gelişmiş olduğu sanayileşmiş ülkelerde bile kendisini göstermektedir. Hükümetler, KOBİ lerin büyümeye, modernize olmaya yönelik faaliyetlerini destekleme sürecinde, çok büyük çaba ve kaynak sarf etmektedir. Bununla beraber, gelişmiş piyasa ekonomilerinin hüküm sürdüğü ülkelerde bile, KOBİ lerin rekabetçi özelliğinin farkına varılması, nispeten yeni bir olgudur. Küçük ölçekli firmalar, Sanayi Devrimi nden önceki dönemde, her zaman için imalât sektöründe faaliyet göstermiştir. Büyük-ölçek üretiminin ortaya çıktığı dönemde dahi, küçük ölçekli firmalar, ölçek ekonomilerinin önemsiz olduğu (esnekliğin, değişimin, yerel avantajların ve büyük firmalara taşeronluğun küçük ölçekli işletmelerin önemini dengelediği) uygun (niche) sektörlerde gelişmiş, büyümüştür. KOBİ ler, bu dönemlerde, birbirleriyle işbirliği yaparak veya birarada faaliyet göstererek, pazarlama, enformasyon, eğitim, dizayn vb. işlevler görmek suretiyle ölçek ekonomilerinin nimetlerinden de yararlanabiliyordu. KOBİ lere olan ilginin yeniden 47

52 canlanması, sahip oldukları temel avantajların gittikçe daha fazla farkına varılmasının göstergesi olarak açıklanmakta, aynı zamanda yeni eğilimleri de yansıtmaktadır. KOBİ lerin büyüme, rekabet etme, ihracat ve yenilikçilik yeteneği pek çok faktör tarafından artırılmıştır. Bu faktörler şöyle sıralanabilir: Gelişmiş ülkelerin kitle-üretimi (mass-production) faaliyetlerinde sahip olduğu rekebetçiliklerin, onları, daha büyük beceri gerektiren, teknolojik sınırlarda yer alan faaliyetlerde yer almaya zorlayacak şekilde azalması. Hızlı ve devamlı teknolojik ilerlemenin neden olduğu çalkantılı ortamın, üretimde ölçek ekonomilerine, teknolojik yerleşime (settle down) geçilmesi öncesi yenilikçiliğin ilk aşamalarında avantaja sahip küçük işletmelerin işini kolaylaştırması. Küçük teknolojiye dayalı firmalara dönük, risk sermayesi, devlet destekli özel finansman ya da uzmanlaşmış finansal hizmetler gibi imkânları elde etme kolaylığının artması. Bilgiye erişme, onu kullanma konusunda KOBİ lerin handikaplarını azaltan bilgitemelli teknolojilerle birlikte, müşteri siparişine göre üretilen özellikli ürünler talebinin artması. Bilgisayar teknolojisine erişimin sonucunda maliyetlerin azalması. Büyük firmalar üzerindeki maliyetleri düşürmeye dönük rekabetçi baskının, onları, geleneksel ev-tipi faaliyetlerde KOBİ lerle taşeronluk anlaşmaları yapmaya yöneltmesi. Taşımacılık ve haberleşmedeki teknolojik değişimin, taşeronluğu daha etkin hale getirmesi. 48

53 Gelişmiş ülkelerdeki güçlü rekabetçi politikalar, daha güçlü KOBİ teşviki vb. politika değişikliklerinin küçük firmaların lehine sonuçlar doğurması. Ticaretin, dış yatırımın serbestleştirilmesiyle birlikte, küçük firmaların yabancı ülkelerde yatırım yapabilmesi için yeni fırsatların ortaya çıkması. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, uluslararası düzeyde rekabetçilik kazanmak için, aktif işbirliğiyle birlikte dinamik KOBİ gruplarının (clusters) büyümesi. Gelişmekte olan ülkelerde, modern faaliyetlerde gelişip büyüyen -genellikle büyük çaplı ihracat yapan- çok sayıda KOBİ bulunmaktadır. Ne var ki, modern KOBİ lerin oranı, ülkeler arasında önemli farklılıklar göstermektedir. Tablo 4 te bazı Doğu Asya lı ve gelişmiş ülkelerdeki durum özetlenmektedir. TABLO 4: BAZI DOĞU ASYA ÜLKELERİNDE VE GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KOBİ LERİN EKONOMİDEKİ ROLÜ ÜLKE İSTİHDAM İÇİNDEKİ PAYI (%) İŞLETMELER İÇİNDEKİ AĞIRLIĞI (%) İHRACAT İÇİNDEKİ PAYI (%) Çin Hong Kong >70 Kore Tayvan Filipinler Tayland Endonezya 97 Japonya Almanya İtalya 49 * 99 Yunanistan Fransa İngiltere 58 A.B.D KAYNAK: Lall (2000). (*) Yalnızca imalât sanayii. 49

54 Pek çok gelişmekte olan ülkede, özellikle de daha az sanayileşmiş olanlarda, modern ve geleneksel KOBİ ler arasında keskin bir ayrım vardır. Gelişmekte olan ülkelerdeki KOBİ lerin önemli bir bölümü düşük verimlilikle geleneksel faaliyetleri sürdürmekte, düşük kaliteli ürünleri küçük, yerel pazarlara sunmaktadır. Bu grup içinde teknolojik dinamizm yoktur ya da çok az vardır ve bunlardan sadece birkaç tanesi büyük ölçekli veya modern teknolojilere geçiş yapar. Fakir ülkelerin çoğunda, aynı zamanda, formel ve informel büyük bir mikro işletmeler grubu bulunmaktadır ve bu küçük ve mikro işletmelerin bir bölümü iktisadî varlığını uzun dönemde sürdürebilecek, büyük bir bölümü de kapanacaktır. İthalatın serbestleştirilmesi, değişen teknoloji, yüksek kalitede modern ürünlere olan talebin artmasıyla birlikte, pek çok geleneksel KOBİ kapanma tehlikesiyle karşılaşacak ya da çok sıkıntılı bir modernizasyon dönemi geçirecektir. Çok sayıda ülkede, modern KOBİ ler dahi, ortaya çıkan yeni durumda çok güç rekabetçi koşullarla yüz yüze gelmektedir. Tehdit veya tehlike, hız kazanan teknolojik değişim, küreselleşme ve liberalizasyonun ortaya koyduğu daha büyük rekabetçi dayatmanın bir yüzü olarak değerlendirilmektedir. Değişimin kat ettiği mesafe o denli hızlı, kapsadığı alan o denli geniştir ki, bazı analistler yeni bir teknolojik paradigmanın ortaya çıktığına dair yorumlar yapmaktadır. Başka bir kesim ise değişen rekabetçi çevreye dikkat çekmektedir. Düşük maliyet ve fiyatlara dayalı geleneksel rekabet yöntemleri, yerini, kalite, esneklik, tasarım, güvenilirlik ve şebekeleşmeye dayalı yeni rekabete bırakmaktadır. Bu değişim sadece gelişmiş ürünlerde değil, giyim eşyası, ayakkabı, gıda ürünleri gibi sıradan tüketici mallarında da kendisini göstermektedir. Firmalar, ölçek ekonomilerinden yararlanmak, uzmanlaşmanın getirilerini elde etmek için, artan bir biçimde üretim zincirinin farklı dilimlerinde (segment) uzmanlaşmakta, bazı üretim bölümlerini ve hizmetleri de diğer firmalara yaptırmaktadır. Aynı zamanda, pek çok lider firma, arz zinciri yönetiminin ve yenilikçiliğin neden olduğu karmaşıklığı etkin bir biçimde yönetebilmek için teknolojik güç alanlarını genişletmektedir. Bilgi akışı, karşılıklı etkileşim, şebekeleşme, rekabetçiliğin yeni silahları olarak lanse edilmekte; teknoloji-yoğun aktivitelerde, bu silahlara, rakiplerle yapılan stratejik ortaklıklar, dikey bağlantılı olunan işletmelerle yakın işbirliği de sıkça dahil edilmektedir. 50

55 Yeni teknolojik paradigma, KOBİ lerin artan bir şekilde büyümek, rekabet etmek zorunda olduğu bir dünya biçimlendirmektedir. Bu paradigma, verimli, yenilikçi aktivitenin mekânında, karşılaştırmalı üstünlük paternlerinde büyük değişmelere yol açmaktadır. Söz konusu dünya, veri aktiviteler içinde, artan bir biçimde teknolojik güç ve geri-teknolojiden yüksek-teknoloji aktivitelerine (hızla değişen teknolojili, yüksek oranlı AR-GE harcamalarının yapıldığı aktiviteler) doğru ortaya çıkan yapısal bir değişim vasıtasiyle yönlendirilmektedir. Teknoloji-esaslı aktiviteler, belli başlı tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin üretim ve ticaretinde hızla yer edinmektedir KOBİ lerin Karşılaştığı Rekabet Sorunları KOBİ ler, genellikle, üç grup rekabet sorunuyla karşı karşıya kalma eğilimindedir. Bu sorunların bir bölümü küçük olmanın kaçınılmaz sonucudur. Bir başka bölümü, piyasalarda ve kurumlarda oluşan çarpıklıkları yansıtmaktadır. Geri kalan bölüm ise politika müdahaleleri sonucunda ortaya çıkmaktadır. Dolayısiyle, bu sorunların çözümüne dönük çareler de, sorunların doğasına, kaynağına göre açık bir şekilde farklılık arz etmektedir. Birinci grup sorun, aslında, küçük ölçek dezavantajları ile ilgilidir. İmalâtın, pazarlamanın, teknolojik ya da diğer fonksiyonların doğal olarak ölçek ekonomilerine sahip olduğu durumlarda, küçük ölçek, KOBİ ler üzerine maliyet ve yenilikçiliğe ilişkin yük bindirmektedir. Ne var ki, bunlar, endüstriyel ortamın yapısal özelliğidir ve basit olarak, KOBİ lerin büyük ölçekli firmalardan farklı aktivitelerde veya yöntemlerde uzmanlaşmak zorunda olduğu anlamına gelmektedir. Böyle bir strateji takip etmek suretiyle, KOBİ ler, kendi esneklik veya içsel koordinasyon avantajlarından yararlanabilir, gelişip büyüyebilir. KOBİ lerin nispî avantajı, ölçek ekonomilerinin daha az ortaya çıktığı; veya KOBİ lerin, bu tür ekonomileri, değişen koşullara hızla cevap vererek maliyet handikaplarını ortadan kaldırmasına izin veren teknolojileri seçmek suretiyle dengelediği yerlerde, uzmanlaşmış piyasalar (niche markets) bulmak veya kendi ürünlerinin niteliğini değiştirmektir. Endüstriyel yapı yerleşmeden önce, teknolojik yenilikçiliğin ilk safhalarında, küçük firmalar büyük firmalara göre daha yenilikçi olabilmektedir. Pek çok elektronik, yazılım (software) teknolojisi bunu açıkça ortaya koymaktadır. Bilgisayar-kontrollü makine-teçhizat kullanımının yaygınlaşması, 51

56 bazı aktivitelerde özellikli makinelere yapılan büyük yatırımların daha az önemli hale gelmesi nedeniyle, KOBİ lere yardımcı olmaktadır. KOBİ ler, bireysel olarak rekabet avantajı elde edemedikleri durumlarda; diğer küçük işletmelerle işbirliği içerisinde, daha büyük firmalara taşeronluk yapmak suretiyle ölçek avantajlarından yararlanabilir. Daha önce de değinildiği üzere, KOBİ ler birbirlerinden, büyük firmalardan, destek hizmet ve kurumlarından, biraraya gelerek - kollektif bir biçimde- bazı şeyler öğrenebilir. Küçük firmalar topluluğu (cluster) halinde veya bireysel olarak büyük firmalara taşeronluk yapmak, KOBİ ler için, bu büyük firmaların avantajlarından istifade etmenin bir başka alternatifi olarak karşımıza çıkmaktadır. Büyük firmaların uzmanlaşmaya, küçülmeye, şebekeleşmeye dönük eğilimlerinin giderek artması, [bu firmaların] küçük üreticiler, müteahhitler üzerindeki güvenilirliğini artırmaktadır. Bu eğilim, pek çok endüstride, büyük firmaları, KOBİ leri kendi teknolojik aktivitelerine entegre etmeye daha istekli hale de getirmektedir. Bilgi teknolojisi ve haberleşme maliyetlerinin azalması, bu eğilime güç katmakta; KOBİ lerin kendi aralarında şebekeleşmesini yaygınlaştırarak, onları, coğrafi yakınlığa daha az bağımlı hale getirmektedir. Bununla beraber, küçük ölçek, potansiyel gruplaşmaya, taşeronluğa rağmen bazı dezavantajları da bünyesinde barındırmaktadır. KOBİ ler; alınan riskin büyük olduğu, teknolojinin istisnaî olarak hızlı geliştiği, yoğun biçimde AR-GE temeline dayandığı veya yatırımların başlangıçtan itibaren küresel piyasaları amaçlamak zorunda kaldığı faaliyetlerde, elverişsiz bir durumla karşılaşmaktadır. Yinelemek gerekirse, KOBİ lerin esneklik ve yenilikçilik gibi avantajları, teknolojilerin istikrar kazandığı, bunun yanı sıra büyük-ölçek üretiminin, pazarlamanın daha önemli hale geldiği durumlarda azalmaktadır. Diğer taraftan, gruplaşma da kendi sınırlarına dayanmış gözükmektedir. İkincisi, KOBİ ler bölümlere ayrılmış faktör piyasaları ile karşı karşıya kalabilmektedir. Diğer bir ifadeyle, büyük firmalar, girdi, kredi, altyapı, bilgi, teknoloji piyasalarına erişim bakımından daha büyük veya ayrıcalıklı imkânlara sahip olabilmektedir. Bu, bir takım iktisadî gerekçelere dayanmaktadır: Herşeyden önce, 52

57 üretken faktörleri arz eden kesim, bir dizi küçük, dağınık firma ile çalışmak yerine birkaç tane büyük müşteriyle iş yapmayı daha kolay, emniyetli, ucuz bulabilir. Zira, küçük ve dağınık firmalarla ilgili detaylı bilgi temin etmek son derece güç olmaktadır. Küçük firmaları gözetim altında bulundurmak veya izlemek daha zor bir işlemdir ve yapılan mukavelelerin uygulama maliyetleri, işlemin hacmiyle karşılaştırıldığında, orantısız bir biçimde büyük olabilmektedir. Bunun en iyi bilinen örneği, kredi ve sermaye piyasalarında gözlenmektedir. Bununla beraber, işlemlerin farklı, alıcı ile satıcı arasında doğrudan ilişkiler içerdiği diğer tüm faktör piyasalarında da benzer eğilimler söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda, önemli bir asimetri, KOBİ lerin yeni yabancı teknolojileri bulma, değerlendirme, satın alma, öğrenme yeteneğinde ortaya çıkmaktadır. Uluslararası teknoloji piyasaları kötü bir şöhrete sahip olacak derecede aksaktır (imperfect); doğru fiyattan doğru teknolojiyi elde etmek, maliyetli, yorucu bir iş olabilmektedir. Daha önemlisi, özellikle yeni beceriler, materyaller, yöntemler içeren yeni bir teknoloji kullanmayı öğrenmek, belirsizlik içeren, maliyetli bir süreç olabilmektedir. Teknolojik üstünlük sorunları, pek çok gelişmekte olan ülkede olduğu gibi, faktör piyasaları ve kurumlarının kendileri az gelişmiş, tepki vermeyen türden olduklarında, çok daha büyük olmaktadır. Az gelişmiş ülkelerdeki ampirik araştırmalar, KOBİ lerin, teknolojik değişim, modernizasyon konularına fazlaca eğilmediğine dair bulgular ortaya koymaktadır. Bu tür işletmeler; sadece, yeni teknolojilere, becerilere erişmede gerekli olan bilgi ve kaynaklardan yoksun olmayıp aynı zamanda kendilerinin ne denli güçsüz olduğunun da farkında değildir; diğer ülkelerdeki rekabet teknolojilerinden muhtemelen habersizdir; geri kalınmaması gereken yeni beceri ve tekniklerin doğasını yeterince fark edememiştir; ihtiyaç duyulan teknoloji ve yardımı arama konusunda kullanacakları girişimcilik bilgisinden, eğitiminden de yoksundur. 53

58 Sorun, gelişmekte olan ülkelerin geleneksel, tarım sektörlerinde faaliyette bulunan KOBİ ler için bir hayli büyük olmakla birlikte, bilgi ve beceri sorunları KOBİ leri hemen her yerde olumsuz yönde etkilemektedir. A.B.D., Japonya, Kanada gibi son derece sanayileşmiş, gelişmiş ülkelerde bile KOBİ ler, uluslararası teknolojiyi ve piyasa trendlerini yakalama hususunda sıkıntı çekebilmektedir. Üçüncü olarak, imalât sanayiine ilişkin politika ve kurumlar, KOBİ lere karşı ön yargılı olabilmektedir. Bu durum, özellikle, yatırım, ithalat izin ve kontrollerinin, doğrudan kredilerin, bölgesel teşviklerin, altyapı hazırlıklarının vb. yaygın olarak kullanımının, daha elverişli kaynakları, bağlantıları bulunan firmaların işini kolaylaştırabileceği, gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Rüşvet alma-verme, bürokrat ve politikacıların rant peşinde koşması, genellikle, büyük firma ve grupların sistemin nimetlerinden yararlanma yeteneğini artırmaktadır. İlginç bir biçimde, KOBİ lerin işini kolaylaştırmak, onları himaye etmek amacını güden bazı politikalar da, KOBİ lerin dinamizmi, rekabetçiliği üzerinde istenmeyen etkiler yaratabilmektedir. Örneğin, küçük firmalara tanınan vergi muafiyetleri -ve mikro ve gayri resmî işletmelerin vergi sisteminden fiilen istisnası-, daha fazla büyümek yerine küçük kalmak için büyük, güçlü bir teşvik unsuru olmaktadır. Vergilendirilebilir firma büyüklüğünün altında olmak, ancak bir bölümünün teknik olarak etkin olabileceği fakat pek çoğunun ise olamayacağı bazı üretim birimlerinin çoğalmasına yol açabilecektir. Bir takım sanayi ürünlerinin KOBİ ler için rezerve edildiği Hindistan gibi ülkelerde, bu tür uygulamalar, rekabetin bastırılmasına, teknolojik iyileşmenin gecikmesine neden olmuştur. Tekstil gibi ihracatın güçlü olduğu sektörlerde, Hindistan ın uygulamış olduğu rezervasyon politikası, kurulu bulunan ulusal rekabetçilik sahasını önemli bir biçimde aşındırmıştır. Sonuç itibariyle, çok sayıda gelişmekte olan ülkenin, gelişmiş ya da yeni sanayileşen ülkelerle karşılaştırıldığında, KOBİ'lere yönelik olarak daha zayıf teşvik sistemleri uygulama eğilimi içinde olduğu görülmektedir. Bu uygulamalara ilişkin örneklere, KOBİ lerin teşvik edilmesiyle ilgili bölümde yer verilmektedir. 54

59 8.3. KOBİ Rekabetçiliğinde Profesyonel Uzmanlığın Önemi Bir organizasyondan diğerine yönelik olarak gerçekleştirilen ustalık-beceri, know-how transferi, iktisadî büyüme ve istihdam artışını teşvik eden önemli araçlar arasında gösterilmektedir. KOBİ lerin rekabet gücünün de artık sadece maddî girdilere değil, aynı zamanda, ileri düzeyde yönetime, profesyonel beceriye, uzmanlığın sürekli biçimde gelişimine de bağlı olduğu, artan bir kabul görmektedir. Küreselleşme eğilimine girmiş bulunan, hızla değişen yeni ekonomik düzende, rekabetçilik özelliğini koruyabilmek, bireysel olarak çalışanların ve tüm organizasyonun profesyonelliğine daha fazla önem atfedilmesi anlamına gelmektedir. Hızlı değişim, bütün olarak organizasyonun geliştirilmesinin yanı sıra, bireysel anlamda çalışanların da sürekli biçimde servis-içi eğitime tabi tutulmaları gereğinin altını çizmektedir. KOBİ ler genellikle az sayıda eleman çalıştırdığından, becerili personelin bir havuzda toplanması, esnek iş-paylaşımı çoğu kez hayatî önem taşımaktadır. KOBİ sektöründe istihdam edilen pek çok kişinin, hayli büyük bir alanı kapsayan farklı ustalık sahalarında uzmanlaşmış olması istenmektedir. Bu çok-ustalıklı [veya becerili] (multiskilled) yeterliğin sistematik olarak teşviki, idaresi, stratejik uzmanlığın gelişimi için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Şirketler, görev tanımlamalarını, çalışma programlarını yeniden biçimlendirmek suretiyle, stratejik uzmanlığı aktif bir biçimde teşvik edebilmektedir. Çok-ustalıklı yeterlikten başka, KOBİ ler bir diğer uzmanlık çeşidine daha ihtiyaç duymaktadır: Özellikli uzmanlık. Özel uzmanlar, derinlemesine bir bilgi birikimine sahip olup bu bilgi sayesinde özellikli görev ve sorumlulukların üstesinden kolaylıkla gelebilmekte; diğer taraftan, bu uzmanlığı sürdürmeye, ilerletmeye de her an hazırlıklı olabilmektedir. Her iki tip uzmanlığı da bünyesinde barındıran personel, spesifik iş sahalarında uzmanlaşan KOBİ ler için mutlaka gereklidir. 55

60 8.4. Geçiş Sürecindeki Ekonomilerde ve Gelişmekte Olan Ülkelerde KOBİ lerin Rekabetçiliğinin Artırılması ve OECD Ülkelerindeki KOBİ lerle Ortaklıklar Mal ve hizmet piyasalarının serbestleştirilmesi, gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ekonomilerde (bundan böyle kısaca G&GE) faaliyet gösteren KOBİ ler için bir takım özel sorunları da beraberinde getirmiştir. Genellikle, bu ekonomilerin en fazla gelişme kaydetmiş olanlarında bile, altyapı yatırımları, malî kurumlar, nitelikli insan kaynaklarına ulaşılabilirlik, OECD ye üye ülkelerde olduğundan bir hayli geridir. OECD ekonomilerinde yaşanan deneyimler, sürdürülebilir iktisadî büyümenin KOBİ ler, büyük firmalar arasında ustaca segilenen karşılıklı etkileşime bağlı olduğunu, yeni iş imkânları yaratılmasında en büyük rolü KOBİ lerin oynadığını göstermektedir. Benzer şekilde, G&GE de de sürdürülebilir büyüme, KOBİ ler tarafından sağlanan güçlü bir desteğe bağlıdır. Ne var ki, pek çok G&GE de iktisadî şartlar, politik çevre, KOBİ dinamizmini bastırmaktadır. Bu ülkelerde, KOBİ tanımına giren çok sayıda işletme olmasına karşın, bu işletmeler genellikle sermaye yetersizliği sorunuyla karşı karşıya olup teknolojik bakımdan zayıf olarak ekonominin resmî sektörü dışında çalışmaktadır. Yeni ortaya çıkan küresel ekonomi, G&GE deki KOBİ ler için hem yeni imkân ve fırsatları hem de yeni mücadele ortamını beraberinde getirmektedir. Her şeyden önce, bu ülkelerdeki firmalar, uluslararası piyasalara, teknolojiye, finansmana daha büyük bir erişim imkânına sahiptir. Diğer taraftan, bu firmalar henüz yeterince hazır olmadıkları bir ortamda, rekabetçi güçlerle de karşı karşıyadır. Burada hükümetlere düşen görev, KOBİ leri dezavantajlı konuma iten mevcut yurtiçi çarpıklıkların vakit kaybetmeden süratle kaldırılmasını sağlamak, KOBİ lerin küresel ticarette sağlam bir zeminde yer almasını temin edecek uygun kurumsal, düzenleyici şartları tesis etmektir. Büyük-ölçekli işletme yatırımları için elverişli olan, iş ortamını doğrudan etkileyen siyasî kararlılık, makroekonomik istikrar, şeffaf bir ticaret hukuku ve düzenlemeler ile bunlara ait tarafsız uygulamalar, belirli temel yönler bakımından, KOBİ ler için de elverişli olabilmektedir. Örneğin, makroekonomik istikrardan KOBİ ler iyi bir kazanç elde edebilir. Zira, istikrardan uzak bir ekonomik ortamda, KOBİ ler döviz kuru riskine 56

61 karşı muhtemelen korunmasız bir durumda bulunacak; rüşvetin, iş dünyası ve hükümet arasında ahbap-çavuş ilişkilerinin hüküm sürdüğü iş ortamında, en fazla kayba uğrayacak kesim olacak; tüketici ödemelerinin güvenilir olamadığı, zayıf, düzenleyici sistemlerden zarar görecektir. Hem yurtiçinde hem de dış ülkelerde yatırım peşinde koşan pek çok KOBİ için, G&GE de iş yapmanın önünde duran belirsizlik ve öngörü sıkıntısı, başlıca engel olarak kabul edilmektedir. Finansman kaynaklarına erişmek, G&GE de, büyüme-merkezli KOBİ ler için özel bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Oysa ki, daha gelişmiş ekonomilerde, firmalara işe başlamalarından itibaren pek çok kolaylık sağlayan, aralarında kopukluk olmayan bir finans zinciri söz konusudur. Bununla beraber, sermaye piyasalarının uluslararasılaşması düzgün olarak gerçekleşmemekte; borçlanma ve hisse senedi piyasalarının daha gerilerde kalan kısımları, olabileceği kadar uluslararası etkinliğe sahip olamamaktadır. Bu da, G&GE deki KOBİ lerin, çoğu kez, büyüme potansiyelini gerçekleştiremediği anlamına gelmektedir. Küresel ekonomiden gereğince yararlanabilmek için, KOBİ lerin bir diğer hayatî ihtiyacı da, yeni teknolojilere erişimdir. Teknolojik yetenekler, G&GE ler arasında büyük farklılıklar gösterebilmekte; fakat, veri bir ülke içinde, KOBİ ler çoğu kez teknolojik dezavantaja sahip bulunmaktadır. Bu işletmeler, sıkça, kendi AR-GE yatırımlarını finanse etme gücünden yoksun kalmakta veya bir araştırmacı çalıştıramamaktadır. OECD ülkelerindeki KOBİ lerle işbirliği, teknolojik eğilimleri ve piyasa trendlerini yakalayabilmelerinde, Internet gibi yeni teknolojilerin yürütülmesi, kendi faaliyetlerine ait yeni yönetimsel uygulamalarla ilgili tavsiyelerin edinilmesinde değerli birer araç olabilir. KOBİ lerin büyümesinde, özellikle haberleşme ve lojistiğe dönük iyi, güvenilir bir altyapı esastır. Altyapının hazırlanması, gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun hâlâ büyük bölümünün yaşamakta olduğu kırsal alanlarda son derece pahalı olabilmektedir. Geleneksel olarak, altyapı yatırımları, özel sektör finansmanının geçen on yıllarda daha da önem kazanmasına ve bu önemin artmaya başlamasına rağmen, dış yardım programlarına bağımlıdır. Bu, pek çok ülkede, kamu hizmetlerinin yeterince yerine getirilememesi nedeniyle, yap-işlet-devret (build-operate-transfer) anlaşmalarının yaygınlaştığı, telekomünikasyon ve elektrik hizmetleri sektörlerinde 57

62 olağan hale gelmiştir. Yeni haberleşme teknolojileri, G&GE in çok uzak bölgelerinde bile, telefon ve Internet erişimlerini sağlamayı ekonomik hale getirmektedir. Örneğin, G3 mobil standartlarıyla biraraya getirilmiş mikrodalga, uydu hatları, devasa boyutlarda bakır kablo sabit-hat telekomünikasyon yatırımları yapmaksızın, tam web erişimine imkân sağlamaktadır. Finansmana ilave olarak, ister OECD ülkelerinde olsun ister G&GE de, yeni iş kurma girişimleri, büro alanı, bakımı, telekomünikasyon, bilgisayar tesisleri ile idarî destek (izin ve lisanslar, muhasebe, pazarlama, vs. temini) gibi bir dizi yerine getirilebilir destek hizmetine de ihtiyaç göstermektedir KOBİ Entegrasyonunun Küresel Ekonomiye Dahil Edilmesinde Uluslararası İşbirliğinin Rolü Eğer G&GE ler küreselleşmenin ortaya çıkardığı faydalardan en iyi şekilde yararlanmak istiyorsa, bu noktada uluslararası işbirliği büyük önem taşımaktadır. Konuya bu açıdan yaklaşıldığında, aşağıda belirtilen bazı alanlar üzerinde önemle durulması, özellikle faydalı görülmektedir: OECD ülkeleri ile G&GE lerdeki KOBİ ler arasında ortaklık ve bağlantıların, tüm ortakların enformasyona, malî ve teknolojik kaynaklara, destek hizmetlerine, yeni piyasalara daha iyi erişebilmesini sağlamada bir araç olarak teşvik edilmesi. Birbirini tamamlayan konferanslar, karşılıklı elektronik hizmetler, ticaret odaları, iki taraflı kurumlar arasında işbirliği, enformasyon değişimi gibi faaliyetler aracılığıyla, KOBİ lerin bir ülkeden diğerine olan bağlantı ve şebekelerinin desteklenmesi. Taşeronluğa dönük fırsatları belirlemek, standartlar tesis etmek ya da mevcutları iyileştirmek ve franchising, lisanslama vs. teşvik etmek için, komşu ülke müteahhitleri ve ticaret firmalarıyla birlikte çalışmak. G&GE deki KOBİ lerin, bir dizi tarımsal, endüstriyel malların ticaretine yönelik olarak ortaya çıkan, çeşitli elektronik mübadelelere eşit erişimden memnun 58

63 olmalarının ve sınırlı Internet erişimi ve/veya yeteneklerinin, ortaklığı ciddî olarak kısıtlamamasının sağlanması. OECD üyesi ülkelerde ve G&GE de, kamuya dönük üretimde bulunan KOBİ lerin içinde bulunduğu koşulları iyileştirecek, rekabet politikasını elektronik ticaret gibi yeni alanlara doğru genişletecek tedbirlerin sistematik olarak alınması. KOBİ lere ilişkin olarak gerçekleştirilen OECD incelemesinin bulguları Tablo 5 te yer almaktadır KOBİ ler ve Daha Büyük Ölçekli Firmalarla Rekabet * Ölçek ekonomileri fenomeninin bir hayli yaygın olmasına ve ölçek ekonomilerinin sunmuş olduğu nimetlerden hemen her iktisada giriş kitabında bahsedilmesine rağmen, gerçek, çeşitli ülke ekonomilerinde faaliyet gösteren firmaların büyük bölümünün KOBİ lerden meydana gelmesidir. Küçük firmaların iktisadî gelişmede bir araç olarak ortaya çıkışı, 1980 lerden itibaren iktisat politikasının belli başlı yeni inceleme konuları arasına katılmıştır. Bu, küçük firmaların varlığını nasıl devam ettirebileceği sorusunun yeniden gündeme gelmesi sonucunu doğurmakta gecikmemiştir. Stratejik Nişler Teorisi (Theory of Strategic Niches) ve Dinamik Tamamlayıcılık Teorisi (The Theory of Dynamic Complementarity), küçük ölçekli firmaların, kendilerinden daha büyük olan firmalarla rekabetten kaçınabileceği piyasalar arayışı içinde olduğunu ima etmektedir. Stratejik Nişler Teorisi, küçük ve büyük işletmelerin yapı itibariyle birbirine benzeyen (homojen) faaliyetlerle uğraşmadığını ileri sürmektedir. Aksine, küçük ölçekli firmaların faaliyetleri, stratejik tercihin (strategic choice) bir sonucu olarak, * Bu konuda detaylı bilgi için bkz. AUDRETSCH; PRINCE and THURIK (1998). 59

64 TABLO 5: KOBİ LERE İLİŞKİN OECD İNCELEMESİ NDE YER ALAN BULGULAR (2) ENGELLER ÖNERİLEN POLİTİKA AKSİYONLARI Genel olarak, finansmana ulaşma güçlüğü Kredi sistemini basitleştirerek, KOBİ lerin banka kredilerine erişiminin geliştirilmesi. Banka sistemleri, yeni gelişen ülkelere yapılacak yatırımlara dönük garantiler ve kolaylıklarla ilgili olarak aşırı derecede ihtiyatlıdır. Tercihli kredi imkânları yaratmak, kredi garanti sistemlerinin gelişimini desteklemek. Mevcut ve yeni oluşturulmuş yerel ve bölgesel ödünç verme garanti fonlarına sermaye desteği vermek. Tescil, finans, izinler, vs. için fazlasıyla uzun, Prosedürlerin basitleştirilmesi. karmaşık ve anlaşılmaz bürokratik prosedürler Kırtasiyeciliğin, bürokrasinin azaltılmasına dönük çözümler üretecek uzman gruplarının oluşturulması. İdarî prosedürler için, ticaret odalarına bitişik tek bir büro kurulması. Devlet memurlarının rüşvet alması, yolsuzluk vb. Devlet memurlarının yeterli düzeyde maaş almalarının sağlanması. Rüşvetin, yolsuzluğun önlenmesinde, OECD tüzüklerinin tamamlanmasını teşvik etmek. Karar alma aşamasında, daha fazla şeffaflık. Yetersiz destek yapısı İş destek ağının geliştirilmesi. Yetişmiş personel yokluğu Eğitim ve öğretimin iyileştirilmesi, ıslahı. KAYNAK: OECD. büyük ölçekli rakiplerinin faaliyetlerinden ayırt edilebilmektedir. Stratejik Tercih Teorisi nin bir farklı şekli, piyasadaki firmaların tümünün homojen ürünler üretebildiği durumlarda, üretim faktörlerinin dağılımında sistematik farklılıklar ortaya çıkmasıdır. Bir alternatif, küçük firmaların, büyük firmalarca imal edilmiş olanlardan farklı mallar üretmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu tür farklılıklar, küçük firmalara, farklı ürün nişleri aramaları ve onları sürdürmeleri fırsatını vererek, uzun bir zaman dilimi için büyük ölçekli rakiplerinden daha yüksek kârlılık oranlarına ulaşmaları imkânını sağlayacaktır. 60

65 Küçük firmaların daha büyük firmalarla ne ölçüde rekabet edebildiğini tespite yönelik olarak, Hollanda ekonomisine ait dönemi toplamsallaştırılmamış (disaggregated) imalât sanayii verilerinin değerlendirildiği bir çalışma, diğer ekonomilere de genelleme yapılabilecek bir hayli önemli ipuçlarına ulaşılmasına yardımcı olmuştur. Söz konusu çalışmada; büyük-firma kârlılığının belirleyici unsurlarının küçük-firma kârlılığının belirleyicileri ile karşılaştırılması ve ayrıca, küçük-firma kârlılığının ne ölçüde büyük-firma kârlılığınca belirlendiğinin tespit edilmesi yöntemleri izlenmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, en azından Hollanda ekonomisi için, küçük firmaların büyük firmalarla doğrudan rekabet etme eğiliminde olmadığı gözlenmiştir. Küçük-firma kârları büyük-firma kârlarından bağımsızdır. Daha önemlisi, bu sonuç, gerek büyük gerekse küçük ölçekli firmaların birbiriyle rekabet etmek yerine, piyasanın birbirinden bağımsız ve farklı (distinct) bölümlerinde faaliyet gösterdiğini ima etmektedir. Küçük firmalar büyük firmaları takip etmek yerine, kendilerine ait bağımsız strateji ve politikalar aramaktadır. Uzmanlık gerektiren ürün stratejisi takip etmek suretiyle, küçük firmalar, daha büyük rakiplerinden bağımsız olan stratejik bir gruba ait olabilme imkânını yakalayabilecektir. Bu tür niş stratejilerin, küçük firmaların, daha büyük rakiplerinin gerçekleştirdiğinden daha fazla kâr marjı (pricecost margin) gerçekleştirmelerine yardımcı olacağı açıktır. Dinamik Tamamlayıcılık Teorisi, bu çeşit stratejilerin değişim (customization) ve yenilik-icat (innovation) içerdiğini ima etmektedir. Çalışmadan çıkartılan ve belki de en ilgi çekici sonuç, elde edilen bulguların spesifik biçimde Hollanda ekonomisine mal edilebileceğine ve dolayısiyle diğer OECD ülkelerinde farklı olabileceğine dair herhangi bir göstergeye ulaşılmamış olmasıdır. 61

66 9. KOBİ LERİN TEŞVİK EDİLMESİ VE BAZI ÜLKE UYGULAMALARI 9.1. Genel Olarak Teşvik Kavramı İktisat literatüründe teşvik denildiğinde, belirli iktisadî faaliyetlerin diğerlerine oranla daha fazla ve hızlı gelişimini sağlamak amacıyla; kamu kesimince çeşitli yöntemlerle verilen maddî veya maddî olmayan destek, yardım ve özendirmeler anlaşılmaktadır. İktisadî teşviklerin temel felsefesi, kıt kaynakların, ülke ekonomisinin hızlı bir şekilde kalkınabilmesini teminen, daha yararlı ve öncelikli olduğu kabul edilen alanlara yönlendirilmesini sağlamaktır. Zira, ekonominin iç ve dış faktörler nedeniyle sıkça değişen yapısının takip edilmesi ve dengeli bir gelişme paternine oturtulması, kısa dönemler itibariyle değişebilen, esnek, çok amaçlı ve çok araçlı bir teşvik sisteminin varlığını zorunlu kılmaktadır. Herhangi bir teşvik sisteminin kendisinden beklenen faydaları temin edebilmesi için; Teşvik sistemleri, tanımları gereği seçici olmalıdır; Teşvik sistemi, destek olmayı hedeflediği alanı iyi tanımlayabilmelidir; Kaynak tahsisi yapılmamış teşvikler uygulamaya alınmamalıdır; ve Devlet yardımlarının uygulanması, denetimi ve kontrolüne dönük faaliyetler, diğer kamu harcamalarının tâbi olduğu mevzuatlara tâbi olmalıdır KOBİ ler Niçin Teşvik Edilmelidir? Dünyanın önde giden ekonomilerinde KOBİ ler, iktisadî refaha anlamlı bir katkı sağlamaktadır: Özel girişimciliği, yaratıcılığı temel alarak; KOBİ ler, yeni iş yaratılmasını garanti eder, uluslararası ticaretin büyümesine, hane halklarının gelirinin artırılmasına katkıda bulunur, bu suretle bölgesel, yerel kalkınmayı, neticede tüm ulusların refah düzeyinin yükseltilmesini amaç edinir. Günümüz dünyasının, rekabetçilikten ve küreselleşme olarak adlandırdığımız dalganın sonuçlarından her geçen gün daha fazla etkilenmekte olduğu bilinmektedir. Küreselleşmenin yarattığı atmosferden olumsuz yönde etkilenmemek, ulusal 62

67 ekonomilerini güçlü, rekabet edebilir bir yapıya kavuşturmak, hemen her ülkenin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Bu açıdan bakıldığında, başarılı ekonomilerin büyük çoğunluğunda üretime, istihdama olan katkısı bakımından önemli bir pay sahibi olan KOBİ lerin teşvik edilmesi, kaçınılmaz bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim, çok sayıda ülke, bu doğrultuda çeşitli uygulamalarda bulunmaktadır. Diğer taraftan, hükümetlerin KOBİ leri desteklemesinin bir başka gerekçesi, KOBİ lerin, iş yaratılması, etkililik, büyüme gibi kriterler bakımından büyük-ölçekli firmalarla karşılaştırıldığında, daha büyük iktisadî fayda temin ettiği argümanına dayandırılmaktadır Bazı Ülkelerde Kullanılan KOBİ Teşvik Yöntemleri Son derece güçlü yapıya sahip piyasa ekonomilerinde dahi, KOBİ lerin teşvik edilmesi, desteklenmesi, hükümetlerin görevi olarak kabul edilmekte; KOBİ leri teşvik etmek için pek çok tedbir alınmaktadır. Bu ülkelerde KOBİ destek sistemlerinin hareket noktası işsizliktir. Örneğin, OECD ülkelerinde KOBİ leri teşvik etmek amacıyla alınan ana tedbirler şu başlıklar altında özetlenebilir: KOBİ yöneticilerine dönük olarak, yönetime ilişkin eğitim faaliyetlerinin iyileştirilmesi. İşe başlama aşamasında bulunan, özellikle küçük firma idarecilerinin, aynı anda çok çeşitli fonksiyonları yerine getirmek için ağır bir sorumluluk altına girmek zorunda olduğu, genellikle kabul edilen bir durumdur. KOBİ ler için idarî nitelikteki sorumlulukların azaltılması. Bu tür firmalar, gereğinden fazla düzenleme ve prosedürlerin yerine getirilmesinde, özellikle kuruluş aşamasında, hayli güçlük çekmektedir. KOBİ yöneticileri, bu işlemleri gerçekleştirmek için yeterli zamana sahip değildir ve ayrıca, kendilerine yol gösterecek, yardımcı olacak danışman, uzman hukukçular istihdam etme imkânından da yoksundur. 63

68 KOBİ finansmanının kolaylaştırılması. Çok sayıda KOBİ nin sürekli nakit sıkıntısı çektiği dikkate alınırsa, bu tedbir son derece önemli ve hassastır. Uygulamada görüldüğü üzere, büyük bankalar, küçük bir firma yerine daha büyük firmaları kredilendirme hususunda daha hazırlıklıdır. KOBİ ler, çoğu kez, büyük firmalara göre, banka kredilerine 2-6 puan daha fazla faiz ödemek zorunda kalmaktadır. KOBİ lerin endüstriyel AR-GE faaliyetlerinin teşvik edilmesi. Pek çok KOBİ, kısmen yeterli maddî güçten yoksun olması nedeniyle ya hiç AR-GE faaliyetinde bulunamamakta ya da çok az bulunabilmektedir. Özellikle, eğer bir KOBİ daha büyük bir firmanın tedarikçisi konumunda ise, KOBİ lerdeki endüstriyel AR-GE çabalarını teşvik edecek tedbirler mutlaka alınmak zorundadır. Gelişmiş OECD ülkelerinde uygulanmakta olan KOBİ teşvik tedbirlerini ana hatlarıyla gördükten sonra, yaşamakta olduğu iktisadî durgunluk bir yana bırakılırsa, bugün dünyanın en büyük, güçlü ekonomilerinden olan Japonya özelinde de KOBİ lerin teşviki konusunda gerçekleştirilen uygulamalara değinmek, son derece yararlı bilgiler temin edilmesini sağlayacaktır. Her şeyden önce belirtmek gerekir ki, Japon ekonomisinde KOBİ lere çok büyük bir önem verilmektedir. KOBİ ler, Japonya daki toplam işletmelerin yüzde 98.9 unu teşkil ederken tüm çalışanların da yüzde 77.6 sını istihdam etmektedir. Japon hükümeti, KOBİ faaliyetlerini teşvik etmenin, KOBİ leri endüstriyel ekonomiden bilgi-temelli ekonomiye yönlendirmenin kritik önemini kavramış, KOBİ lere destek vermek amacıyla aşağıda sıralanan malî ve vergi ile ilgili tedbirleri yürürlüğe koymuştur: a) Araştırma ve geliştirme çalışmalarına yönelik para yardımı; b) Kredi Garanti Kurumu nca (Credit Guarantee Association) kapsama alınan durumlarda, kredi garantileri; c) KOBİ ler için risk sermayesi (venture capital) fonları; d) Sermaye yatırımları için vergi indirimleri; e) Makine-teçhizata yönelik finansal kiralama (leasing); f) Ekipman modernizasyonu için krediler; g) Düşük faizli krediler; 64

69 h) Küçük İş Yatırım Şirketi (Small Business Corporation) vasıtasiyle yatırım; ve i) KOBİ lere yönelik çeşitli vergi muafiyetleri. Ne var ki, burada dikkat çeken önemli bir husus, Japon hükümetinin KOBİ lere yönelik doğrudan yardımda bulunmamasıdır. Sanayileşmiş, gelişmiş ülkelerin yanı sıra, gelişme sürecini henüz tam anlamıyla gerçekleştirememiş veya geçiş süreci yaşayan pek çok ülkede de, KOBİ leri teşvik amacıyla çeşitli kurumsal anlaşmaların yanı sıra bir dizi doğrudan ve dolaylı finansal tedbir uygulanmaktadır. Örneğin, Türkiye de, ortalama 2.5 milyon $ değerinde aktif büyüklüğüne sahip, maksimum 50 kişi çalıştıran bir işletme küçük-ölçekli; 150 kişi çalıştıran bir işletme de orta-ölçekli olarak tanımlanmaktadır. Buna karşın, Türkiye ekonomisinde de tek (unique) bir evrensel KOBİ tanımı mevcut değildir ve bu durum finansal, teknik yardım programlarının tamamlanmasında karışıklığa neden olmaktadır. Türkiye de KOBİ lerin desteklenmesine yönelik teşvik tedbirleri, esas itibariyle, düşük faiz oranlarını ve vergi kolaylıklarını içermektedir. Ne var ki, dünyada KOBİ lerin finansman ihtiyaçlarının giderilmesinde önemli rol oynayan risk sermayesi piyasası henüz Türkiye de gerektiği biçimde tesis edilememiştir ve devlet yardımları, kredi sistemleri, daha ziyade, büyük endüstriler, şirketler göz önünde bulundurularak dizayn edilmiştir. Kredinin maliyetinden çok, krediye erişim, KOBİ lerin karşı karşıya bulunduğu ana finansal sorundur. Bazı ülkelerde, örneğin Pakistan da, KOBi lerin geliştirilmesiyle ilgili konular KOBİ lerden sorumlu bakanlık vasıtasiyle yürütülürken, diğer bazı ükelerde, KOBİ lere yönelik hizmet veren, onların menfaatini koruyan, uzmanlaşmış finansal ve finansal-olmayan kurumlar bulunmaktadır. Nasıl ki, KOBİ ler çağdaş ekonomilerin temel itici güçlerinden birisi olarak değerlendirilmekteyse, KOBİ sektörünün ve girişimciliğin hızla gelişmesi, Geçiş Sürecindeki Ülkeler in iktisadî, siyasî dönüşümünde de o denli dikkate alınmaktadır. Geçiş sürecindeki ülkelerin önemli bir bölümünde, KOBİ lerin endüstriyel yeniden yapılanmadaki hayatî önemi idrak edilmiştir ve bu ülkeler, ulusal KOBİ politikaları, programları, işletme gelişim politikaları uygulamaya başlamıştır. 65

70 Bilindiği gibi, 90 lı yılların başlarından itibaren, Güneydoğu Avrupa ekonomileri, kendi siyasal, sosyal sistemlerini dönüştürme çabalarına eşlik eden, taşınması güç bir geçiş süreci yaşamaktadır. Geçiş sürecindeki ekonomilerin tümü, KOBİ lerin teşviki hususuna aynı açıdan yaklaşmamaktadır. Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya, Slovenya, KOBİ lerin geliştirilmesinin endüstriyel yeniden yapılanmada kritik bir önem taşımakta olduğunun, özelleştirme sürecinin ve iktisadî reformların aslî bir bölümünü oluşturduğunun farkına varmış durumdadır. Bu ülkelere ek olarak, Romanya ve Baltık Devletleri, kendi politikalarını tamamlama sürecine çok yakın geçmişte başlamasına rağmen, aynı kararlılığı göstermektedir. Farklı olarak, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan ve Makedonya nın da içinde yer aldığı Güney Avrupa bölgesinde bulunan pek çok ülkede, uygun bir KOBİ politikası hâlâ geliştirilmeyi beklemektedir. Orta ve Doğu Avrupa da, bağımsızlığını yeni kazanan ülkelerde, yakın zamanlarda ortaya çıkan siyasî gelişmelerden ve iktisadî reform sürecinden önce, KOBİ sektörünün varlığından söz etmek mümkün değildi. Zira, bunlar, kapitalizmin beşiği olarak görülüyordu. Merkezî planlamaya dayalı ekonomilerin çöküşünü müteakip, özel sektör, tüm geçiş sürecindeki ekonomilerde etkileyici bir hızla ortaya çıkmış, KOBİ sayısı her geçen gün büyük bir artış göstermiştir. Piyasa ekonomisine geçiş süreci, özel sektörün geliştirilmesi ve özellikle de reform sürecinde anahtar rol üstlenecek KOBİ sektörüyle güçlü bir ilişki içindedir. KOBİ lerin bölgenin gelecekteki kalkınmasında oynayacağı hayatî rolün önemini dikkate alan Merkezî Avrupa Girişimi (Central European Initiative CEI) ve Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu, (United Nations Economic Commission for Europe) 21. Yüzyılın Başlangıcında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Deklarasyonu nu kaleme almıştır. Söz konusu deklarasyon, CEI üye devletlerinde KOBİ politikalarından sorumlu bakanlarca Kasım 2000 de resmî olarak kabul edilmiştir. Doküman, KOBİ lerin hizmetine sunulmak üzere ihtiyaç duyulan güçlü bir KOBİ destek altyapısının ne denli önem taşımakta olduğunun altını açık bir 66

71 şekilde çizmekte, KOBİ destek plan ve projelerinin tesis edilmesini, geliştirilmesini sağlamak, bu işletmelerin operasyonlarının daha ileri seviyelere taşınmasını kolaylaştırmak amacıyla; hükümetler, kamu kurumları, KOBİ birlikleri ve diğer KOBİ destek kurumları arasında enformasyon, örnek uygulama, know-how değişimi yapılmasına yönelik çağrıda bulunmaktadır Endüstriyel Bölge Modeli (Industrial District Model) KOBİ lerin teşvik edilmesiyle ilgili olarak üzerinde durulması gereken önemli bir örnek, Endüstriyel Bölge Modeli dir. Esas itibariyle kuzey-doğu İtalya da uygulanan bu model, aynı bölgede yerleşik, aynı üretim sürecinin birbirinden farklı fakat birbirine bağlı aşamalarında uzmanlaşmış, küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri düzenleyen bir üretim sistemi dir. Sosyo-ekonomik bakımdan bu tür mükemmelleşmiş işbölümü, veri bir bölgede bulunan KOBİ lerin, esas etkisi koordinasyon maliyetlerini yükseltmeksizin enformasyon maliyetlerinin azaltılması vasıtasiyle ortalama masrafları düşürmek olan, dışsal ekonomilerden (external economies) yararlanmasına imkân vermektedir. Bu duvar-içi (intra-mural) işbirliği, aynı endüstriyel parkta yer alan KOBİ lere, küresel pazarlarda, rekabetçilik profilini güçlendirecek işçi eğitimi, AR-GE gibi alanlarda bir dizi ortak girişim başlatma kolaylığı sağlamaktadır. Sahip oldukları yaygın KOBİ varlığına güvenen, esas itibariyle [eski] Batı Almanya, Danimarka gibi erken sanayileşmiş ülke hükümetleri, İtalyan endüstriyel bölge sistemini bir model olarak kullanarak, KOBİ ler-arası işbirliğini kuvvetlendirmek için dizayn edilmiş politikalar uygulamıştır. Örneğin, Danimarka hükümeti, hem üretim hem de organizasyonla ilgili olarak çok sayıda küçük işletmenin şebekeleşmesini teşvik etmek için, yıllarını kapsayan 15 milyon $ tutarında üç yıllık bir programı başarıyla tamamlamıştır. 67

72 9.5. Türkiye de KOBİ leri Teşvik Politikası Gelişmekte olan ülkelerin temel sosyo-ekonomik sorunlarının başında gelen ve artan nüfusa bağlı olarak kronikleşen işsizliğin hafifletilmesi veya yeni istihdam imkânlarının yaratılması, her şeyden önce, ülke ekonomisine verimli bir şekilde katkı sağlayacak, iç piyasayı genişletecek, aynı zamanda rekabetçiliğin her geçen gün yeni bir boyut kazandığı dış piyasalarda boy gösterebilecek mal ve hizmet üretimine dönük, verimli yatırımların gerçekleştirilmesiyle doğrudan ilişkilidir. Öte yandan, yatırımların arzu edilen seviyeye ulaşması da tasarrufların, diğer bir ifadeyle kaynakların, yeterli seviyede olup olmadığına bağlıdır. Geri kalmış veya yeterince gelişememiş ülkelerin içinde yer aldığı kısır döngünün önemli bir nedeninin yatırımtasarruf eşitsizliği olduğu, kalkınma-gelişme sorunsalını ele alan hemen her çalışmada önemle vurgulanmaktadır. Bu itibarla, devlet yardımları, özellikle gelişme sürecindeki ülkelerde, iktisadî büyümenin artırılmasında önemli bir teşvik aracı olarak ortaya çıkmakta, yaygın biçimde kullanılmaktadır. Teşvikler, genel anlamda, iktisadî plan ve programlarda öngörülen hedeflere ulaşılmasında yolu kısaltan ekonomi politikası önlemleri olarak algılanmakta; teşvik politikası da genel ekonomi politikasının bir alt birimi veya bir kesiti niteliğinde olup iktisadî birimleri belirli davranışlara yönlendirmek suretiyle, arzu edilen sonuçlara kısa sürede ulaşılmasını sağlamaktadır. KOBİ lerin büyümesi; piyasa-temelli teşviklere ve işe başlamak, hayatta kalmak, genişlemek için ihtiyaç duyacağı kaynaklara ulaşmasını sağlayacak, istikrarlı koşullara, güvenliğe sahip elverişli bir ortama bağımlıdır. Bu koşulların varlığını garanti altına almak, ulusal politikanın bir görevidir. Ulusal ekonomide gelir yaratılması, bu gelirin dağıtılması sürecinde; yeni istihdam alanlarının veya imkânlarının ortaya çıkartılmasında, yoksulluğun hafifletilmesinde, toplumsal kalkınmanın gerçekleştirilmesinde, gelişmekte olan ülkelerin (özellikle az gelişmiş ülkeler) küresel ekonomiye entegre edilmesinde oynadığı rolün önemi hemen tüm kesimlerce kabul edilmiş bulunan KOBİ lerin teşviki; bunların piyasalara, finansmana, teknolojiye, kalifiye personele erişim güçlüğü çekmeleri ve dolayısiyle 68

73 sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanamamaları nedeniyle, ulusal ekonomi politikalarının önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Hemen her hükümet; çeşitli destek programları, teşvikler, malî yardımlar uygulamasına rağmen, yine de, politikaları etkili bir biçimde tamamlamak, hizmetlerin etkin bir biçimde, iktisadî olarak arzından sorumlu çeşitli kurumlar arasındaki işbirliğini teşvik etmek amacıyla, uyumlu bir KOBİ sektörel gelişim stratejisine her zaman için ihtiyaç duymaktadır. Bu noktadan hareketle, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı nca, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normlarına ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak desteklenmelerini, uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini teminen üretim, kalite ve standartlarını artırmalarını, istihdam yaratmalarını sağlamak amacıyla; tarih ve sayılı Resmî Gazete de, Tarih ve 2000/1822 Sayılı KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN YATIRIMLARINDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARAR yayımlanmıştır. Söz konusu karar ile; imalât (çırçır ve entegre olmayan paketleme yatırımları hariç), tarımsal sanayi (tarımsal ürünleri işleyerek değerlendiren ve/veya pazara hazırlamaya yönelik faaliyette bulunan her türlü tarım işletmeleri ile soğuk hava depoları dahil), turizm (konaklama tesisleri), eğitim ve sağlık, madencilik, yazılım geliştirme yatırımlarından, sektörel ve bölgesel kısıtlamalar dikkate alınarak, Müsteşarlığın bağlı bulunduğu Devlet Bakanlığı nca yayımlanacak genelgelerle belirlenen faaliyetler kapsam altına alınmıştır yılı itibariyle, Türkiye genelinde KOBİ lere yönelik olarak, sabit yatırım tutarı toplamı 66,321,336 Milyon TL. olan 390 adet Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenmiştir. Bu belgelerde, 20,272,183 Milyon TL. yatırım kredisi, 7,933,131 Milyon TL. işletme kredisi olmak üzere toplam 28,205,314 Milyon TL. tutarında kredi öngörülmüş olup söz konusu yatırımların realize edilmesi halinde 1,498 kişiye istihdam imkânı sağlanmış olacaktır. 69

74 2002 yılı genelinde KOBİ Yatırım Teşvik Belgelerinde öngörülen yatırım ve işletme kredilerinin bölgesel dağılımı Tablo 6 da ayrıntılı olarak verilmektedir. Tablo 6 daki verilere göre; Türkiye geneline yönelik olarak düzenlenen 390 adet yatırım teşvik belgesinin yüzde 33.3 ü Karadeniz Bölgesine, yüzde 19.4 ü İç Anadolu Bölgesine, yüzde 16.9 u da Marmara Bölgesine verilmiştir. Toplam kredi tutarı itibariyle de ilk sırada yüzde 27.4 ile Karadeniz Bölgesi yer almakta; yüzde 18.8 ile İç Anadolu Bölgesi, yüzde 15.8 ile de Marmara Bölgesi onu takip etmektedir yılında Güney Doğu Anadolu Bölgesine verilen yatırım teşvik belgelerinde öngörülen toplam kredi miktarı 2,134,562 Milyon TL. ile tüm bölgeler içinde en alt sırada yer almaktadır. TABLO 6: KOBİ YATIRIM TEŞVİK BELGELERİNDE ÖNGÖRÜLEN YATIRIM ve İŞLETME KREDİLERİNİN BÖLGESEL DAĞILIMI (2002) BÖLGELER BELGE SAYISI (Adet) YATIRIM KREDİSİ (Milyon TL.) İŞLETME KREDİSİ (Milyon TL.) TOPLAM KREDİ (Milyon TL.) SABİT YATIRIM (Milyon TL.) İSTİHDAM (Kişi) Marmara 66 3,137,039 1,346,135 4,483,174 13,965, İç Anadolu 76 3,652,888 1,665,575 5,318,463 12,291, Ege 31 2,147, ,109 2,671,345 7,170, Akdeniz 41 2,123, ,200 2,890,121 7,196, Karadeniz 130 5,164,799 2,569,424 7,734,223 15,503, Doğu Anadolu 27 2,271, ,139 2,973,426 5,847, G. Doğu Anadolu 19 1,775, ,549 2,134,562 4,347, TOPLAM ,272,183 7,933,131 28,205,314 66,321,336 1,498 KAYNAK: T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yılı yatırım teşvik belgelerinin sektörel dağılımına ilişkin verilere göre; 390 adet teşvik belgesinden 244 ü imalât sanayiine; 124 ü tarımsal sanayie; 22 si de turizm, sağlık ve eğitim sektörlerine yönelik olarak tahsis edilmiştir. İmalât sanayii için öngörülen toplam kredi tutarı 17,077,954 Milyon TL; tarımsal sanayi için öngörülen tolam kredi tutarı 8,387,113 Milyon TL.; turizm, sağlık ve eğitim sektörleri için öngörülen toplam kredi tutarı ise 2,740,247 Milyon TL. dır. 70

75 Söz konusu yatırım teşvik belgelerindeki yatırımlar gerçekleştirildiği takdirde; imalât sanayiinde 879; tarımsal sanayide 485; turizm, sağlık ve eğitim sektörlerinde de 134 kişiye yeni iş imkânı sağlanmış olacaktır yılı yatırım teşvik belgelerinde öngörülen yatırım ve işletme kredilerinin mahiyetlerine göre dağılımı Tablo 7 de verilmiştir yılında KOBİ teşvik belgelerinde öngörülen yatırım ve işletme kredilerinin mahiyetleri itibariyle dağılımı tablosunda yer alan verilere göre; öngörülen toplam krediler içinde yüzde 29.9 pay ve 8,455,355 Milyon TL. ile tevsi yatırımlar ilk sırayı alrken, yüzde 14.5 pay ve 4,098,486 Milyon TL. ile komple yeni yatırımlar ikinci sırada kalmıştır. Tevsi yatırımların gerçekleşmesiyle birlikte sağlanması öngörülen istihdam adedi 609 iken, bu sayı komple yeni yatırımlar için 410 olarak belirlenmiştir. TABLO 7: KOBİ YATIRIM TEŞVİK BELGELERİNDE ÖNGÖRÜLEN YATIRIM VE İŞLETME KREDİLERİNİN MAHİYETLERİNE GÖRE DAĞILIMI (2002) YATIRIMIN MAHİYETİ BELGE YATIRIM İŞLETME TOPLAM SABİT İSTİHDAM SAYISI KREDİSİ KREDİSİ KREDİ YATIRIM (Kişi) (Adet) (Milyon TL.) (Milyon TL.) (Milyon TL.) (Milyon TL.) Darboğaz Giderme 5 465, , ,500 1,512, Entegrasyon 1 35,000 8,000 43, ,282 7 Kalite Düzeltme 22 1,449, ,950 1,841,200 4,567, Komple Yeni Yatırım 32 3,448, ,533 4,098,486 7,919, Modernizasyon 38 2,644, ,299 3,189,851 8,406, Tamamlama 13 1,111, ,671 1,391,872 3,600, Tevsi 76 6,824,381 1,630,974 8,455,355 20,634, Ürün Çeşitlendirme 27 2,797, ,264 3,352,034 6,908, Yenileme 18 1,430, ,645 1,752,321 4,118, Hammadde Temini ,500 3,392,195 3,456,695 8,538, TOPLAM ,272,783 7,933,131 28,205,314 66,321,336 1,498 KAYNAK: T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı. 71

76 10. YENİ EKONOMİ (NEW ECONOMY) ve KOBİ LER 10.1 Yeni Ekonomi Kavramı Neyi İfade Ediyor? Yeni Ekonomi kavramı, hem nihaî ürünün hem de ara girdinin ağırlıklı olarak bilgiden ibaret olduğu bir ekonomiyi temsil etmektedir. Yeni Ekonomi yerine ikame edilen diğer kavramlar ise; Bilgi Ekonomisi (Information Economy), Bilgi-temelli Ekonomi (Knowledge-based Economy), Ağırlıksız Ekonomi (Weightless Economy) ve Sanal Ekonomi (Virtual Economy) kavramlarıdır. Öte yandan, Internet Ekonomisi (Internet Economy), e-konomi (e-conomy) kavramları da Yeni Ekonominin alt gruplarını ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. * Yeni Ekonomi, esas itibariyle, bütünüyle küresel bir ölçekte aynı anda her yerde bulunan veya görülen bir tarzda, hemen hemen bilginin her türlüsüne erişim imkânı veren, modern bilgi, haberleşme teknolojileri tarafından işletilmektedir. Bu genelamaçlı teknolojiler, geleneksel (conventionel) faaliyetlerin etkililiğini artırmakta, tamamiyle yeni faaliyetlerin, ürünlerin yaratılmasına zemin hazırlamaktadır. Yeni Ekonominin gelişimi veya evrimi sektörel bir fenomen olmayıp ürünlerin, üretim teknolojilerinin, ekonominin tüm kesimlerinde köklü biçimde yeniden biçimlendirilmesi ve yapılandırılmasıyla ilgilidir. * Ağırlıksız Ekonomi (Weightless Economy), aynı zamanda, Bilgi Ekonomisi (Knowledge Economy), Fizikî Varlığı Olmayan Ekonomi (Intangible Economy), Maddî Olmayan Ekonomi (Immaterial Economy) ya da basitçe Yeni Ekonomi (New Economy) olarak da tanımlanmakta ve dört ana unsuru kapsamaktadır: Birincisi, enformasyon ve haberleşme teknolojileri (ICT) ve Internettir. İkinci olarak, sadece patentleri ve telif haklarını değil, daha geniş ölçüde, marka isimlerini ve ticarî markaları (trade mark), reklamları, finansal hizmetleri ve danışmanlığı, finansal mübadeleleri, sağlık korumasını (tıbbî bilgi) ve eğitimi de içine alan fikrî mülkiyettir (intellectual property). Üçüncü unsur, yeni medyayı, video eğlencesini ve radyo yayıncılığını içerecek şekilde, elektronik kütüphanelerden, veri tabanlarından oluşmaktadır. Dördüncü unsur, biyoteknoloji, geleneksel kütüphane ve veri tabanları ve eczacılık yöntemlerinden (pharmaceuticals) oluşmaktadır. Bu dört unsur, ister yaratılan katma değerle, isterse istihdam artışıyla ölçülsün, modern ekonomilerin en hızlı büyüyen sektörlerini teşkil etmektedir. Listede yer alan herşey, fizikî varlıktan yoksunluğun unsurlarından meydana gelmekte ve bilgi (knowledge) olarak kabul edilmektedir. Ama yine de, Ağırlıksız Ekonomiyi anlama çabalarında, fikirlerin ve bilginin taşıdığı önem üzerinde o kadar da fazla durulmamalıdır. Ekonomiler, en azından beş bin yıldır, bilgitemelli (knowledge-based) olarak işlemektedir. Mezopotamya nehir havzasındaki Sümerler, 5,000 yıl önce kil tabletler üzerine çivi yazısıyla malî kayıtlar tutmaya başlamıştır. Birinci Sanayi Devrimi süresince iplik eğirme makinelerinin ve buhar makinelerinin yaygınlaşması, iktisadî performansı büyük ölçüde artırmıştır. Bu tür makineler, yeni bilginin fizikî şekle bürünmesiydi. Fakat, buhar makineleri veya kil tabletler bilgi ihtiva eden fizikî cisimler olmalarına rağmen, kullanımları sırasında bilgiyi andırmamaktadır. Bunların kullanımı, coğrafi ve fizikî sınırlamalara tabidir. Bir süper petrol tankeri, ağırlıksız ekonominin bir parçası değilken, bilgisayar yazılımı bu ekonominin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. (Bu konuda detaylı bilgi için bkz. QUAH, 1998 ) 72

77 10.2. Yeni Ekonomi Niçin Farklıdır? Yeni Ekonomiye geçiş süreci, üretim faktörlerinin nispî kıtlığında ortaya çıkan temel değişmelerle birlikte ortaya çıkmaktadır: Tarımsal ekonominin hüküm sürdüğü dönemlerde, toprak kıt, emek ise boldu. Sanayi toplumunda fizikî sermaye, bugün de olduğu gibi, kıt iken, hammadde çevre dahil bol miktardadır. Yeni Ekonomide, bilgi bol miktarda bulunmaktadır. Cevabı aranan soru, yeni kıt faktörün ne olacağıdır. Beşerî sermaye mi, öğrenme kapasitesi mi? İktisadî bir mal olarak bilgiye sahip olma, eski ekonomi tarafından üretilen tipik mallara sahiplikten önemli ölçüde ayrılmaktadır. Diğer taraftan, Yeni Ekonomi ile birlikte gündeme gelen, cevabı aranan önemli sorunlar şu şekilde sıralanmaktadır: Yeni Ekonomi, verimlilik oranının yükselmesini sağlayacak mı? Yeni Ekonomi, konjonktürel dalgalanmaları, enflasyonu ortadan kaldıracak mı? Yeni parasal ve malî politika konseptlerine ihtiyaç duyulacak mı? Yeni Ekonomide büyük şirket evlilikleri sonucunda ortaya çıkan çokuluslu büyük firmalar mı hâkim olacak, yoksa küçük, esnek yapıya sahip niş-arzcılar mı? Geleneksel işçi-işveren ilişkileri, yerini, hiyerarşik firmalardan daha ziyade gayri resmî ve geçici şebekelerde organize olan, kendi kendini istihdam eden sözleşme işçilerine mi bırakacak? Yeni Ekonomi, firmaların ortaklaşa yönetilmesini nasıl etkileyecek? Uluslararası sermaye hareketliliği, Yeni Ekonomide artış gösterecek mi? Piyasalar tam rekabetçi bir yapıya kavuşacak mı? Yeni Ekonomi için ne tür bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır? Gümrükten muaf elektronik ticaret, uluslararası ticarette maliyeti yüksek çarpıklıklara yol açacak mı? Yeni Ekonomi, ticaret ve yatırımlar için, farklı bir uluslararası yapı gerektirecek mi? Sosyal güvenliğin malî temeli (ücretlerden alınan vergiler) aşınmaya maruz kalacak mı? Yeni Ekonominin sunacağı fırsatların, mutlu bir azınlık kesimden ziyade, toplumun bütünü tarafından paylaşılması, yaygınlaştırılması nasıl sağlanacak? 73

78 10.3 Yeni Ekonomide KOBİ ler Yeni Ekonominin ortaya çıkardığı etkilerin her alanda kendini hissettirdiği bir yeni dünya düzeninde, girişimci zihniyete ve küçük ölçekli firma sahiplerine de yeni açılımlar ve fırsatlar sunulmaya başlamıştır. Sağlıklı bir piyasa ekonomisine dayalı iktisadî hayatın hüküm sürdüğü tüm ülkelerde; KOBİ ler, rekabetçi bir ortamın yaratılıp geliştirilmesinde öncülük görevi üstlenmiştir. Zira, piyasada faaliyette bulunan başarılı işletmelerin geçmişine bir göz atıldığında, pek çoğunun, hayatta kalabilmeyi başarmış eski KOBİ ler olduğu dikkat çekmektedir. Elektronik ticaret (e-commerce), sunmuş olduğu araç ve yöntemler sayesinde, KOBİ lere yönelik pek çok yeni iş imkânı yaratmaktadır. Internet ve girişimci zihniyetin birlikteliği, Yeni Ekonomide, daha önceki dönemlerde başarı kazanma ihtimali zayıf olan işletme modellerinin oluşumuna imkân vermektedir. İleri-teknoloji (high-tech) kullanan şirketlerde, yenilikçi ve yaratıcılık yeteneği güçlü ekiplerin varlığı da önemli rol üstlenmektedir. Internetin ve e-ticaretin getirdiği fırsatlardan yararlanarak küresel dünyada başarılı olan bu KOBİ lerin yaptığı işler artık şaşırtıcı olmaktan çıkmakta; Internet yoluyla elde edilen bu başarılar, sıradan olaylar arasında anılmaktadır. Esnek yapılarından ötürü müşteri taleplerine daha hızlı bir şekilde karşılık verebilme yeteneğine sahip olduğu düşünülen KOBİ ler, büyük ölçekli işletmelere göre, e- ticarette bir adım önde bulunmaktadır. Esnek, dinamik yapıları sayesinde, KOBİ lerin, büyük firmalar karşısındaki en büyük dezavantajı olan uzak bölgelerdeki pazarlara erişim sorunu da Internet aracılığıyla ortadan kalkmaktadır. Bu da KOBİ lerin başarı şansını yükseltmekte, onlara, farklı alanlara dönük hizmet sunma esnekliği ve kabiliyeti kazandırmaktadır. OECD üyesi ülkelerin, genişleyen eşitsiz büyüme, yapısal işsizliğin ulaştığı yüksek düzey, yoğun endüstriyel yeniden yapılanma vb. nedenlerle büyüme performansına ilişkin kuşkuya kapılmasıyla birlikte, KOBİ ler ve girişimcilik, giderek artan bir ilgi görmektedir. Yenilik-icat (innovation), bilgi ve haberleşme teknolojisi BHT (information and communications technology ICT) büyüme performansında önemli ve artan bir rol 74

79 oynarken, daha küçük ölçekli firmalar, OECD ülkelerinde yeni bir anlam, önem kazanmaktadır. Daha uzun süreli yenilik-yoğun büyüme (innovation-intensive growth) deneyimine sahip ülkelerde, [bu ülkelerin] girişimciliği ile birlikte küçük işletmelerin işe başlamasını teşvik etme yeteneğinin, anahtar rol oynadığı kabul edilmektedir. KOBİ ler, tüm OECD üyesi ülke ekonomilerinde, özellikle istihdama katkıları dikkate alındığında, önemli bir işlev üstlenmiş durumdadır. KOBİ ler, OECD işletmelerinin yüzde 95 inden fazlasını oluştururken, çoğu ülkede de istihdamın yüzde ini karşılamaktadır. Dağılım ülkeden ülkeye çeşitlilik göstermekle birlikte, bugün için istihdamın önemli bir bölümü imalât sanayiinde değil, işletmelerin çok büyük oranda küçük firmalardan oluştuğu hizmetler sektöründe bulunmaktadır. Aslında KOBİ ler, günümüzde, toptan-perakende ticaret, otel-lokanta işletmeciliği gibi çok sayıda hizmet aktivitesinde bulunan firmaların tamamına yakın bölümünü oluşturmaktadır. KOBİ ler, artan bir şekilde, BHT ve biyoteknoloji gibi teknoloji-yoğun endüstrilerde boy göstermeye başlamıştır. Aynı zamanda, KOBİ ler, bilgisayar yazılımı (computer software), bilgi işleme (information processing) ya da insan kaynakları gelişimi gibi stratejik hizmetlerde de üstün bir konuma sahiptir. OECD ülkelerinde KOBİ lerin payının, istihdama katkısının muhtemelen yükseleceği yönünde beklentiler mevcuttur. Örneğin, A.B.D. nde yakın zamanda gerçekleştirilen kamu kesimi tahminlerine göre, küçük firmaların hâkim olduğu sektörler, yıllarını kapsayan dönemde yeni iş imkânlarının yüzde 60 tan fazlasını tedarik edecektir. Bu beklentinin temel nedeni, diğer sektörlere göre daha dinamik BHTtemelli hizmetler sektöründe, daha küçük işletmelerin üstün konumda bulunmasıdır. İlaveten, pek çok OECD ülkesinde bu trend, küçülen, KOBİ lere daha fazla fonksiyon devreden, daha büyük ölçekli firmalardaki modernleşme girişimleriyle bağlantılı görülmektedir. Ortaya çıkan sonuç; her geçen gün daha fazla sayıda KOBİ nin, diğer hizmet ve imalât sanayii işletmelerine pazarlama, personel eğitimi, iş organizasyonu ve teknik açıdan test etmeyi de içeren, bir dizi iş hizmeti sunmasıdır. Küçük ölçekli firmalar, büyük firmalar göre daha esnek olma avantajına sahip olup çoğu kez yenilikçi (innovative) çabalar sergilemektedir. Bu firmalar, mevcut fabrika, teknolojiler veya organizasyonel yapılara takılıp kalma (lock-in) bakımından, büyük firmalara göre muhtemelen zarar görmemektedir. Küçük ölçekli firmalar, sayıca artış 75

80 gösteren yenilikçi işletmeler olma eğilimine sahip bir biçimde, tüketici ihtiyaçlarının karşılanmasında, piyasa talebine uygun ürünlerin uyarlanmasında liderliği elinde bulundurmaktadır. Bilgi teknolojisi, KOBİ lerin, ölçek ekonomileriyle (economies of scale) uzlaşacak küçük ölçek avantajlarından ve hem firmalar arasında hem de üniversiteler, araştırma kurumları, vs. gibi diğer aktörlerle şebekeleşmek (networking) vasıtasiyle yeni hareket sahalarından yararlanmasına imkân vermek suretiyle, [KOBİ ler için] yeni fırsatlar sunmaktadır. Internete dayalı elektronik ticaretin ortaya çıkması; küçük firmaların müşteri tabanını genişleterek yeni ürün piyasalarına girmesine, işlerini modernize etmesine yardımcı olmaktadır. Hem gelenekçi sektörlerdeki küçük firmalar hem de yeni dot.com işletmeleri, e-ticaret uygulamak suretiyle genişlemekte, büyümektedir Yeni Ekonomi de KOBİ ler İçin Yeni Yönelimler ve Teşvikler KOBİ lerin, büyük ölçekli firmalarla karşılaştırıldığında, özel bir takım risklerin yanı sıra özel fırsatlarla karşılaşması nedeniyle, hükümetlerce desteklenmesi gerektiği süregelen bir tartışma konusudur. KOBİ lere, ülke ekonomilerinde oynadıkları rol dikkate alınarak, özellikle yeni iş sahaları yaratılması bakımından ayrı bir önem atfedilmektedir. Burada tartışma konusu olan husus, bunun, küçük firmalara özel muamele yapılması veya farklı planlar uygulanmasını haklı çıkartacak bir gerekçe olup olmadığıdır. KOBİ leri hedefleyen politika ve tedbirlerin, sadece, bu yönde uygulama yapılmasını haklı gösterecek açıklıkta bir neden olduğu takdirde yürürlüğe konulması gerektiği önemle vurgulanmaktadır. Ayrıca, KOBİ performansını etkileyen geniş kapsamlı bir genel hükümet politikaları bütünü söz konusudur ve bu politikaların, daha küçük firmalar üzerindeki etkileri bakımından gözden geçirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. KOBİ lerin karşılaştığı daha geleneksel problemlerin çoğu -finansman kaynaklarının yokluğu, teknolojiye erişim ve kullanım güçlüğü, prosedürler, vb.-, küreselleşmiş, teknolojinin hâkim olduğu çevrede daha şiddetli seyretmektedir. Bu türden problemler 76

81 her geçen gün değişik boyut ve içerik kazanmakta; hükümet politikaları için yeni mantık zeminleri oluşturmaktadır. KOBİ lerin iktisadî büyümeye olan katkısını maksimize etmek için; hükümetler, tüm politika alanlarında küçük-firma boyutunu hesaba katan, daha koordine yaklaşımlar sergilemek durumundadır. Girişimciliğin desteklenmesi, küçük firmalar için giriş ve çıkışların kolaylaştırılması, Yeni Ekonomi bağlamında bir öncelik olarak görülmektedir. Daha fazla risk-alıcı kültürün desteklenmesine ilave olarak -örneğin eğitim sisteminde değişiklikler vasıtasiyle-, yeni girişimde bulunmayı kolaylaştırmak ve işletmelerin finansmanını sağlam kaynaklara dayandırmak için gerekli adımlar atılmalıdır. Diğer taraftan ikincil menkul kıymet piyasaları ve iflas karşılıklarına yönelik reformlar aracılığıyla, daha iyi çıkış mekanizmaları temin edilebilecektir. Dikkat çeken bir başka alan, KOBİ lerin bilgi şebekelerine erişiminin kolaylaştırılması ve iş operasyonlarını modernize etmek, piyasaları genişletmek için e-ticaret kullanım yeteneklerinin geliştirilmesidir. Spesifik KOBİ programlarının çoğalışı, ticarî faaliyetini sürdüremeyen, devlet desteğine aşırı derecede bağımlı hale gelen KOBİ lerin, ekonomiden çıkışını yavaşlatan bir faktör olarak gösterilmektedir. Diğer taraftan, etkinlikleri ya da kuruluş amaçları zamanla aşınabilecek olan KOBİ plan ve projelerinin bölümlere ayrılmasına veya belli bir biçimde yönlendirilmesine de ihtiyaç vardır. Bunun yanı sıra, programların faaliyet merkezi ve tasarımı da, bilgi-temelli ekonomilerin büyümesinde KOBİ katkısının teşvikine yönelik sınırlı kamu kaynaklarını yönlendirmek bakımından, reforma ihtiyaç gösterebilecektir. Burada önemli bir araç, değerlendirmenin (evaluation) daha yaygın, devamlı kullanımı olmalıdır. Ki bu, KOBİ politika ve programlarının etkililiğinin yanında uygunluğunun da sınanmasında kaçınılmaz gözükmektedir Küçük Firmaları Desteklemeye Dönük Tedbirler Küçük firmalara yönelik devlet desteği, kimi zaman, yaratacağı yeni istihdam imkânları göz önüne alındığında haklı görülebilmektedir. Fakat, daha genel bir haklılaştırma çabası, sağlıklı bir küçük-firmalar sektörünün, esnek ve rekabetçi bir 77

82 ekonominin korunabilmesine yardımcı olacağı argümanına dayandırılmaktadır. Yani, tedarikçi firmaların sayısı ne kadar fazla olursa, tüketicilerin tercih hakkı da o denli geniş olacaktır. Bu husus, özellikle, büyük firmalar için cazip olamayacak kadar küçük ve bir hayli ihtisaslaşmış piyasalarda önem kazanmaktadır. Firma ölçeği ile araştırma-geliştirme ve yenilikçilik arasındaki ilişkiye dair hatırı sayılır bir tartışma sürdürülmektedir. Mevcut delillerin pek çoğu, AR-GE için tahsis edilen kaynak oranının, firma ölçeğiyle birlikte arttığını ileri sürmektedir. J. K. Galbraith, birkaç büyük firmadan oluşan modern sanayinin, teknolojik değişimin teşvik edilmesinde mükemmel bir araç olduğunu iddia etmektedir. Öte yandan, büyük ticarî öneme sahip pek çok ürün ve metodun, küçük firmalar tarafından icat edildiği de bir gerçek olarak orta yerde durmaktadır. Küçük firmaları desteklemek üzere benimsenen tedbirler; büyük firmaların yararlanamayacağı türden bazı bölgesel yardım biçimleri, küçük kârlar üzerine konan imtiyazlı kurumlar vergisi oranları, özel finansman kaynaklarının devreye sokulması ve büyük firmalara uygulanan bazı yaptırımlardan muafiyet olarak özetlenebilir. 11. MİKROFİNANSMAN VE KOBİ FİNANSMANI Gelişmekte olan ülkelerde üzerinde önemle durulması gereken bir husus; sadece sağlam, güçlü firmaların değil, aynı zamanda hane halkları/mikroişletmeler ve KOBİ lerin de resmî finansal sektöre erişim ihtiyacının her geçen gün artış göstermesidir. Bu nedenle, pek çok gelişmekte olan ülkede, mikroişletmeleri, KOBİ leri finansal sistemle buluşturmaya yönelik değişik yöntemler geliştirilerek uygulamaya konulmuştur. Bu noktada, küçük bir ayrımsal farkın belirtilmesi yararlı gözükmektedir. Söz konusu küçük işletmelerin finansmanıyla ilgili olarak, karşımıza mikrofinansman ve KOBİ finansmanı kavramları çıkmaktadır. Aşağıda, bu kavramlar ve birbirinden farklı noktaları hakkında kısaca bilgi verilmekte, daha sonra da KOBİ finansmanı üzerinde ağırlıklı olarak durulmaktadır. 78

83 11.1. Mikrofinansman-KOBİ Finansmanı Farklılığının Temel Argümanları Mikrofinansmanı ve KOBİ finansmanını farklı şekillerde ele alış tarzının ardında yatan temel argümanlar, her iki grubun sosyo-ekonomik karakteristiğinde ve finansman talebinin doğasında mevcut farklılıkların yanı sıra, kullanılan her biri ayrı borçlanma teknikleri ile bu borçları karşılayan finansal kurumların türlerindeki farklılıklara da dayandırılmaktadır. Mikroişletmeler ve KOBİ ler arasındaki farklılıklar, ölçek büyüklüğünün ötesine uzanmaktadır. Mikro işletmeler, genellikle, gayri resmî temelde veya yasal mal sahipliği statüsüyle faaliyet göstermektedir. Bunun sonucunda, şirketi finanse etmek ile mikrogirişimcinin özel hane halkını finanse etmek arasında bir ayrılığın kalmaması eğilimi ortaya çıkmakta, zaten böyle bir ayırım da yersiz olmaktadır. Resmî tanımlamalar üst limiti 20 hattâ 30 kişiye kadar çıkartabiliyor olsa da, mikroişletmelerin büyük çoğunluğu, Merkezî ve Doğu Avrupa nın geçiş sürecinde olan ülkelerinde sıkça rastlandığı üzere, 5 kişiden daha az çalışan istihdam etmektedir. Mikroişletmelerin bir diğer ayırt edici yönü; bu tür işletmelerin büyük ölçüde ticaret sektöründe yoğunlaşma eğiliminde olması, sadece iç piyasada faaliyet sürdürmesidir. Dolayısiyle, bu işletmelerin kredi talebi de, öncelikle, işletme sermayesi ihtiyacına göre belirlenmektedir. Aksine, KOBİ ler genellikle ekonominin formel sektörlerinde boy göstermekte; tam anlamıyla bağımsız yasal varlıklar olarak ayrı iş kayıtları tutmaya yönelmektedir. KOBİ ler daha fazla üretime, büyümeyedönük işletmeler olup faaliyetleri yurtiçi piyasaların ötesine uzanabilmekte; bu nedenle, sadece işletme sermayesine değil, yatırım kredisine de ihtiyaç duymaktadır. KOBİ ler, genelllikle, 250 kişiye kadar çalışanı olan şirketler biçiminde tanımlanmaktadır Mikroişletme ve Mikrofinansman Mikroişletmeler, normal olarak, aile işletmeleri veya yarı-resmî ya da resmî olmayan sektörlerde kendi başına faaliyet gösteren bireyler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların, daha büyük ölçekli firmalara dönüşme, banka finansmanına erişim ya da uluslararası rekabetçilik düzeyini yakalama şansları hemen hemen yok gibidir. 79

84 Genellikle ve özellikle de ülkelerarası karşılaştırmalarda; mikroişletmeler için çalışan sayısı, çoğunlukla 5 veya 10 ile sınırlandırılmıştır. KOBİ ler için olduğu gibi, burada da evrensel ölçekte kabul görmüş ölçütler bulunmadığı için, sınıflandırmalar da uygulamalar da ülkeden ülkeye, hattâ aynı ülke içinde bile, farklılık göstermektedir. Mikrofinansman, çoğu kez, fakir ailelere, üretken faaliyetlerle uğraşmalarına yardımcı olmak veya küçük boyutlu işlerini büyütebilmelerine destek sağlamak amacıyla, küçük krediler (microcredit) sağlanması biçiminde tanımlanmaktadır. Zaman içinde, mikrofinansman, fakir olarak nitelendirilen, geleneksel finansman kurumlarına erişim sıkıntısı çeken kesimin, çeşitli finansal ürünlere ihtiyaç duymasının farkına varılmış olmasıyla beraber, daha geniş bir hizmet yelpazesini (kredi, tasarruflar, sigorta, vs.) içerecek şekilde boyut kazanmıştır. KOBİ finansmanının azalış trendine girmesiyle birlikte, mikrofinansman alanında çok hızlı bir büyüme dikkat çekmeye başlamıştır. Mikrokredi, ilk deneyimler Bangladeş, Brezilya ve diğer birkaç ülkede otuz yıl kadar gerilere uzanmasına rağmen, esas itibariyle 1980 li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Geleneksel olarak, mikrofinansman, bir hayli standardize edilmiş kredi ürünlerinin tedarik edilmesi üzerinde yoğunlaşmıştır. Mikrofinansmanın tipik müşterileri veya alıcıları, resmî finansal kurumlara erişim imkânı bulamayan düşük gelir grubuna dahil kimselerdir. Mikrofinans müşterileri, genellikle, kendi başına çalışan, çoğu kez de aile-temelli işletmelerdir. Kırsal bölgelerde mikrofinansman alıcıları, daha ziyade, küçük çiftçiler, gıda işleme ve ufak tefek ticaret gibi küçük geliryaratıcı faaliyetlerle uğraşan kesimlerden oluşmaktadır. Şehirlerde, mikrofinansman faaliyetleri çeşitlilik kazanmaktadır. Bu faaliyetler, dükkân sahipliği, hizmet tedarikçiliği, esnaflık, sokak satıcılığı, vs. işleri kapsamaktadır KOBİ Finansmanı KOBİ ler, hemen hemen tüm ekonomilerde, yüksek oranda gelir yaratma kapasiteleri ve istihdama olan büyük katkıları nedeniyle, büyük çapta ve haklı bir itibar görmektedir. Dolaysız yabancı yatırımlara (foreign direct invesment) açık, geçiş sürecinde bulunan ve gelişmekte olan ülkelerde KOBİ ler; aynı zamanda, vergi 80

85 vermek ve sosyal güvenliğe destek bakımından, kendilerinden daha büyük veya daha küçük şirketlerden orantısız biçimde daha cömert davranmaktadır. Özellikle çok-uluslu büyük işletmeler, transfer fiyatlaması, patent hakları, anlaşmaya bağlı vergi muafiyeti vasıtasiyle vergi yükümlülüklerini hafifletmenin bir yolunu bulmaktadır. Diğer taraftan, mikroişletmeler, genellikle informel sektörde faaliyet gösterdiğinden, ne vergi ödemekte ne de sosyal güvenliğe herhangi bir katkıda bulunmaktadır. Fakat, burada üzerinde önemle durulması gereken bir soru dikkat çekmektedir: KOBİ ler, iktisadî gelişme ve büyümenin kritik bir boyutunu teşkil ediyor, genellikle yüksek gelir seviyesine, kâr artışına ulaşıyorsa; niçin hem özel hem de kamu finans kurumları KOBİ lere yatırım yapmaktan kaçınmaktadır? Bu tavır, farklı nedenlere dayandırılmakta, çoğu kez de KOBİ lere kredi verme hususunda gönülsüz davranılması, anlaşılır bulunmaktadır. Takip eden bölümlerde bu konu detaylı olarak incelenmekle birlikte, burada üç farklı bakış açısı itibariyle kabaca gözden geçirilmesi faydalı olacaktır: Özel yabancı yatırımcılar, kamu kesimi kalkınma kurumları, yerel ticarî bankalar. Özel yabancı yatırımcılar açısından, çok sayıda küçük firmaya yatırım yapmanın getireceği iş yükü, daha büyük ölçekli birkaç firmaya yapılacak yatırımın gerektirdiği iş yüküyle karşılaştırıldığında, fazla cazip gözükmemektedir. Dahası, yerel KOBİ lere yatırım yapmak, geleneksel finansman ilişkilerine, ticarî uygulamalara ve yabancı dile fazla yatkınlığı olmayan işletmecilerle çalışmayı da beraberinde getirmektedir ki, bu da fazla tercih edilen bir durum değildir. Bu nedenlere ilave edilebilecek daha pek çok madde bulunmaktadır: Örneğin, yerel yasal sistemlerin, hükümetlerin şeffaflıktan uzak olması, bu ülkelerde yatırım yapmayı güçleştiren unsurlar arasında gösterilmektedir. Dolayısiyle, büyük miktarda özel sermaye, ilaç endüstrisi, telekomünikasyon ya da özelleştirilmiş sanayi gibi alanlarda faaliyet gösteren büyükaktifli birkaç işletmeye yatırım yapmayı, nispeten yetersiz aktifleri olan, düşük kapitalizasyonlu, piyasa şartlarına karşı hassasiyeti yüksek daha küçük-ölçekli firmalara tercih etmektedir. Kamu kesimi kalkınma kurumları KOBİ lere yatırım yaptıklarında yüksek yönetim maliyetleriyle karşılaşabilmektedir. Bu maliyet olumsuzluğuna, yerel KOBİ 81

86 girişimcilerinin güvenilir olamayacakları ve bunlarla çalışmanın, mikrofinansman gibi yoksulluğun daha yoğun olduğu alanları hedeflemeye göre, kalkınma ile ilgili (developmental) görülebilir faydaları temin etmek bakımından fazla tatmin edici olamayacağı kanaati de eklenmektedir. Yerel ticarî bankalar da, genellikle, dikkate değer ölçüde aktifleri olan büyük firmalara borç verme yönünde bir eğilime sahiptir. Bu, yerel bankaların kalkınma kurumlarından alarak kendi üzerlerinden KOBİ lere kullandırmış oldukları kredilerin dahi, büyük ölçüde yararlı olmadığı anlamına gelmektedir. KOBİ girişimcilerinin muhasebe, belgelendirme gibi diğer finans konularında yetersiz kalışı, bankalar ve diğer potansiyel kredi kaynakları için, bu işletmelerin kredi değerliliğinin tespitini, nakit akımlarına ulaşmayı güçleştirmekte; neticede yine finansmanı engelleyici bir rol oynamaktadır. Bu faktörler hep birlikte, gelişmekte olan ülkelerde ekonominin en dinamik sektörü olması gereken KOBİ sektörünü, potansiyelini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu sermaye bakımından, büyük ölçüde eksiklik içinde bırakmıştır KOBİ Finansmanında Geleneksel Yaklaşım KOBİ ler, çoğu kez, büyüme potansiyellerinin, rekabet güçlerinin, finansmana erişim güçlüğü ve yüksek maliyetler tarafından ciddî biçimde kısıtlanmış olmasından yakınmaktadır. Yakın geçmişte Latin Amerika ve Doğu Asya da yaşanan deneyimler, KOBİ lerin finansal kriz dönemlerinde, yeni kredi imkânlarından, büyük ölçekli firmalara göre daha fazla mahrum edildikleri argümanına destek vermektedir. Pek çok ülkede, bankacılık sektöründeki rekabetin sınırlı olması nedeniyle, bankalar küçük müşterilerine açmış oldukları kredilerin hacmini büyütmek konusunda baskı görmemektedir. İlaveten, KOBİ lerin resmî finansal sektöre erişimi de yüksek riskler ve işlem maliyetlerince kısıtlanmış durumdadır. Kredi veren kurumlar, sık sık, borçlanıcılar hakkında güvenilir bilgiden yoksun kalma sorunuyla karşılaşmakta, yetersiz yasal düzenlemeler, etkin olmayan yargı sistemleri nedeniyle yapılan anlaşmaları tatbik edememekte; risk yönetimi için gerekli olan araçlardan yararlanamamaktadır. 82

87 Finansman kaynaklarına erişim, pek çok araştırma bulgusunda, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde faaliyette bulunan KOBİ lerin yüz yüze gelmiş olduğu en önemli problemlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Finansmana erişim; KOBİ lerin, işlerini genişletmek, en son teknolojileri kullanmak için verimli yatırımlara girişmek suretiyle [KOBİ] sektörün[ün] ve bir bütün olarak ülkenin rekabetçiliğini garanti altına alan, yeteneklerini belirleyici, can alıcı bir faktördür. Nitekim, iyi işleyemeyen finansal sistemler, millî gelir ve istihdam düzeyinin düşmesiyle sonuçlanacak biçimde, bir ülkenin makroekonomik dengelerini ciddî biçimde bozabilmektedir. KOBİ gelişimini daha ileri seviyelere taşımak, hem hükümetlerin hem de uluslararası kurumların başlıca hedeflerinden biri haline gelmiştir. Bu süreçte izlenen geleneksel yaklaşımların, özelikle de finansmana erişimin kolaylaştırılmasında, her zaman için etkin olamayacağı, yaşanan deneyimler ile açıkça ortaya konmuştur. Geleneksel KOBİ gelişimi yaklaşımında hükümetler; KOBİ lere yönelik kredileri, kademeli olarak, kalkınma bankaları, ticarî bankalar ve diğer finansal kurumlar kanalıyla kredi kolaylıkları ve ticarî bankalar üzerinde portföy talepleri vasıtasiyle tedarik etmektedir. Sübvansiyonlu faiz oranları, garantiler, geçmiş dönemlerde pek çok ülkede yaygın olarak kullanılmıştır, kullanılmaya da devam edecektir. Bu, kısmen de olsa, yüksek kredi maliyetinin, KOBİ lerin kredi maliyetinden ziyade kredi erişimine önem verdiği durumlarda bile KOBİ lerin karşı karşıya kaldığı temel kısıt olduğuna işaret etmektedir. Dolayısiyle, geleneksel sübvansiyonlu kredi yaklaşımı, aynı zamanda, gelişmekte olan ülkelerdeki finansal piyasalarda faaliyet gösteren kamu bankalarının ne denli önem taşımakta olduğunun da önemli bir göstergesi durumundadır. Doğrudan veya sübvansiyonlu kredi programları, temel amaçları olması gereken küçük işletmelerin finansal hizmetlere erişiminin artırılması hususunda fazla etkin olamamıştır. Onun yerine, sürdürülebilir finansal kurumların gelişmesine mani olmuş; çoğu kez de, işletmeler arasında bir geri-ödememe kültürü (non-repayment culture) oluşmasını teşvik etmiştir. Ayrıca, kredi sübvansiyonları, firmaları, kredisiz-finansman yöntemlerini (non-credit forms of financing) kullanmaktan caydırmak suretiyle, finansal piyasalarda bir çarpıklık yaratılmasına da neden olmuştur. Geleneksel 83

88 yaklaşım, kredi maliyetini artıran, piyasanın küçük-ölçekli firmalarının yer aldığı bölümüne dönük ticarî kredilendirmeyle ortaya çıkan yüksek risk ve işlem maliyetleri (reel ya da beklenen) gibi bankaların KOBİ lere hizmet sunmak konusunda gönülsüz davranmasına neden olan temel problemlerin çözümü konusunda da başarılı olamamıştır KOBİ Finansmanında Piyasa-Yönelimli (Market-Oriented) Yaklaşım KOBİ lerin finansman kaynaklarına erişiminin iyileştirilmesini amaçlayan bir piyasayönelimli strateji (market-oriented strategy), finansal kurumların küçük müşterilere hizmet sunma kapasitesini güçlendirmek, finansal piyasalarda rekabetçi baskıları artırmak suretiyle, piyasanın küçük-ölçekli firmalarıyla ilgili riskleri ve işlem maliyetlerini düşürmek üzerine odaklanmıştır. Burada amaç, KOBİ leri kredilendirmeyi kârlı, bu nedenle de sürdürülebilir (sustainable) bir iktisadî faaliyet olarak görecek finansal kurumların sayısını artırmaktır. Bu stratejinin temel unsurları şunlardan oluşabilir: Finansal kurumların küçük-ölçekli müşterilere hizmet etmesinde uygun olmayabilecek sermaye yeterlilik gereklerini ve bazı düzenlemeleri yeniden gözden geçirmek suretiyle, giriş engellerinin hafifletilmesi. Mukavelelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini, teminat alımını, teminatların nakde çevrilmesini, menkul kıymetlerin teminat olarak kullanımını düzenleyen yasalar üzerinde odaklanmak suretiyle, küçük işletmeleri kredilendirme risklerini azaltmak; Risk sermayesi, küçük sermaye yatırımları ve finansal kiralama gibi yenilikçi finansal kurumların ve araçların gelişimine esas teşkil eden, yasal ve düzenleyici çevre ile politikanın geliştirilmesi; Kredinin müracaatı, izlenmesi ve ödenmesine ilişkin idarî maliyetleri azaltan, özellikli kredilendirme teknolojilerindeki yenilikçilik uygulamalarını teşvik etmek; 84

89 Finansal kurumların, kredi puanlama teknikleri kullanmak gibi yöntemlerle, KOBİ lerin kredi değerliliğini iktisadî olarak faydalı bir yöntemle değerlendirme kapasitesini güçlendirmek; ve Kredi bürolarının kurulması ve KOBİ lerin iş planları ile finansal öngörüler hazırlamasına yardımcı olacak yöntemlerin teşvik edilmesi vasıtasiyle, potansiyel borçlanıcıların kredi değerliliği hakkındaki bilgilerin çoğaltılması KOBİ Finansmanını Kısıtlayan Faktörler Yeni istihdam imkânlarının yaratılmasındaki önemine ve sayıca çoğunlukta olmasına rağmen, KOBİ ler, resmî kanallardan kredi, özkaynak temin etme konusunda büyük zorluk yaşamaktadır. Ticarî bankalar ve yatırımcılar, yüksek risk ve değişim maliyetlerinin de içinde yer aldığı bilinen pek çok nedenden ötürü, KOBİ lere dönük hizmet sunumunda gönülsüz, isteksiz davranmaktadır. Bu nedenlerin başlıcaları şunlardır: KOBİ ler, kredi kuruluşları ve yatırımcılar nezdinde, yetersiz aktifleri, düşük kapitalizasyonları, piyasa düzensizliklerine karşı kırılganlıkları, yüksek iflas oranları gibi gerekçelerle, yüksek-riskli borçlanıcılar olarak görülmektedir. KOBİ lerin muhasebe kayıtlarının yokluğundan kaynaklanan enformasyon asimetrisi, yetersiz ve eksik malî raporlar ya da iş planları, kredi kuruluşları ve yatırımcıların potansiyel KOBİ tekliflerinin kredi değerliliğini takdir etmesini güçleştirmektedir. Küçük miktarlarda yatırım yapmanın veya borç vermenin yüksek idarî/işlemsel maliyetlerinin olması, KOBİ finansmanını kârlı bir iş olmaktan çıkarmaktadır. Bunların neticesinde, ticarî bankalar, genellikle, daha iyi iş plan ve projeleri olan, daha güvenilir malî bilgiler sunan, yüksek başarı şansı bulunan ve bankalar için daha 85

90 kârlı gözüken büyük şirketlere yönelmektedir. Bankalar, KOBİ lere kredi verdiğinde, onlardan risk üstlenme karşılığında bir komisyon talep etmekte, daha sert eleme tedbirleri almaktadır. Bu uygulamalar da, pek çok bakımdan maliyetleri artırıcı olmaktadır. KOBİ finansmanına yönelik olarak lâyıkiyle işlev gören, kendi kendine sürdürülebilir mekanizmaları temin etmek için daha etkili bir yaklaşım, piyasa güçleri üzerine odaklanmaktır. Finansal kurumların KOBİ kredilendirmesini daha kârlı bir iş olarak görmesi, KOBİ leri hedefleyen borç verme programları inşa etmelerini teşvik edecek bir ön koşuldur. Ticarî bankaların, piyasanın ve tüketicilerin ihtiyacını iyi bir biçimde analiz edebildiği durumlarda, KOBİ lere kredi vermek hayli kârlı bir iş olabilecektir. Dolayısiyle, piyasayı sınıflara ayırmak, müşterilere uygun ürün paketleri sunmak, bankalar açısından bir zorunluluk olarak gözükmektedir. Bunu gerçekleştirmek için, bankalar, müşterilerine daha yakın ve son derece iyi gelişmiş bir şube ağına (branch network) sahip olmak mecburiyetindedir. Tüm bu tespitlerin ışığında söylenebilir ki, yeni bir yaklaşıma duyulan ihtiyaç gün geçtikçe katlanarak artmaktadır. KOBİ lere dönük kredilendirmenin kârlılığını artıran yenilikçi mekanizmaların kullanılmasında pek çok avantajlı yön bulunmaktadır. Bu konu, KOBİ ler ve Internet-elektronik finansman etkileşmesi başlığı altında ileriki bölümlerde ele alınmaktadır Dünyada KOBİ Finansmanında Karşılaşılan Güçlükler ve Yeni Çözümler Sürdürülebilir iktisadî büyümenin girişim yaratma oranı ve teknolojik yenilikçilikle sıkı sıkıya ilgili olduğu, hemen her fırsatta sıklıkla vurgulanmaktadır. Diğer taraftan, kuvvetli bir girişim yaratımı da, ülkenin girişimcilik kültürüne, yeni işletmelerin kolayca ve serbestçe işe başlayabileceği, finanse edilebileceği bir ortamın mevcudiyetine bağlı bulunmaktadır. 86

91 Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki pek çok finans kurumu, yüksek risk öngörüsü, yüksek işlem maliyeti, deneyimli personel ve uygun şirket yapısının bulunmayışı gibi KOBİ lere karşı önyargılı olmalarına neden olan gerekçelerle, küçük ve orta-büyüklükteki işletmelere hizmet sunmayı fazla cazip bulmamaktadır. Finans kurumlarının farklı ölçekteki KOBİ lere yönelik olarak finansal ürünlerin sunumunu etkili (efficient) hale getirmek, bu hizmetleri ciddî anlamda yaygınlaştırma yeteneklerini geliştirmek, KOBİ lere ulaşımın güvence altına alınmasında anahtar rolü oynamaktadır. Finans kurumları için, kendi pazarlarını, müşteri ihtiyaçlarını rasyonellik ilkesi doğrultusunda belirlemek, otomatik ve standardize edilmiş ürünlerin yanı sıra iyi hazırlanmış ürünler teklif etmek de büyük önem taşımaktadır. Daha düşük işlem maliyetlerini, daha hızlı haberleşmeyi ve birbirine paralel olmayan şebekeleşme imkânlarını içerecek şekilde, büyük boyutlu verimlilik kazançlarına fırsat sağlayan Internetin ortaya çıkması, KOBİ lerin finansman kaynaklarına, özellikle de elektronik finansmana erişebilmesinde yeni imkânlar, değişimler ortaya çıkarmıştır. Hem ulusal hem de uluslararası finans kurumları, KOBİ lerin finansman ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük çok sayıda yenilikçi uygulama başlatmıştır. Gelişmiş ülkelerde faaliyet gösteren, özellikle KOBİ pazarına yönelik başarılı hizmet veren yerel finans kurumları, bunu çok kârlı bir iş olarak görmektedir. Bu kurumların ana stratejisi; kredi değerleme, yönetimin ve bilgi sistemlerinin güçlendirilmesi, etkili otomatik süreçlerin geliştirilmesi, etkin bir pazarlama-dağıtım, müşterilerle yakın ilişkiler tesisi gibi incelikli (sophisticated) kredi tekniklerinin benimsenmesi vasıtasiyle, kendi öz yeterliliklerini iyileştirmektir. Gelişmekte olan ülkelerde, sermaye fonları (equity funds), özellikle de risk sermayesi fonları (venture capital funds), KOBİ lere hizmette veya fonlanabilir nitelikteki KOBİ leri belirleme hususunda daha büyük sorunla karşılaşmaktadır. Bu tür güçlükler, gelişmekte olan ülkelerde -özellikle de az gelişmiş ülkelerde- KOBİ lerin temin edebileceği sermaye veya risk sermayesi fonlarının miktarını büyük ölçüde kısıtlamaktadır. Az gelişmiş ülkelere bakıldığında, gerek KOBİ lerin desteklenmesi, teşviki için gerekse enformasyon altyapısını geliştirmek amacıyla tahsis edilmiş kamu-özel yatırım fonlarına özel bir ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. 87

92 Finans endüstrisinde, maliyetleri ve riskleri azaltıcı mahiyette pek çok yenilikçilik ortaya çıkmıştır: Bunlar arasında, modern, Internete dayalı veri toplama teknikleri (ki bunlar devasa boyutlarda kredi enformasyon verisi inşa etmeyi mümkün hale getirmektedir), modern kredi analizi ve bununla ilgili olarak KOBİ kredi riskini değerlendirmeye izin veren kredi değerlendirme uygulaması, kredi başvurusuna süratle cevap vermeyi kolaylaştıran değerlendirme ve derecelendirme teknikleri ön plana çıkmaktadır. Bu yenilikçi tekniklerin gelişmekte olan ülkelerde de uygulanması veya uygulanıyorsa daha ileri boyutlara taşınması yolları araştırılmaktadır. Orta ve uzun vadeli finansman temini, KOBİ lerin varlığını devam ettirme kabiliyetini, kredileri geri ödeme yeteneğini ilerletmek amacını taşıyan, iş gelişim hizmetlerinin sunumuyla yakın bir ilişki içindedir. Finansal kurumlar, iş dernekleri, girişimciler arasındaki bağlantılar ile iş gelişim hizmeti sunanlar arasında ortaklık mevcudiyeti, burada önem kazanmaktadır. KOBİ lerin finansman imkânlarına erişmelerini sağlayabilecek öneriler, şu boyutlarda tartışılmaktadır: Finansman konusunda, hükümetler; a) KOBİ lerin orta ve uzun-vadeli yatırımlarının finansmanına yönelik spesifik ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde, basiretli bir finansal sektör gözetimi idame ettirmek, KOBİ lere dönük ticarî kredilendirmenin sürdürülebilir temelde olmasını garanti etmek; b) Özel sektörün, ulusal finans kurumlarının aşırı borçlanması nedeniyle piyasalardan dışarıda tutulmasından (crowding out) kaçınmak; c) Hedef yararlanıcılara ulaşacak, dengeli risk paylaşımını temin edecek, ahlâkî tehlikeden uzak duracak kredi garanti planları dizayn etmek; d) Ticarî bankalardan, kredi portföylerinin kompozisyonunu -özellikle KOBİ lere verilen kredilerin yüzdesini- açıklamalarını istemek; e) Bankaları, güvenilir şirket yönetim uygulamaları, şeffaf prosedürler konularında ve bu çerçevede, kendi yönetim kurullarına KOBİ ler alanında bilgi sahibi bağımsız dış uzmanlar atanması hususunda teşvik etmek; 88

93 f) Kullanım kolaylığı olan muhasebe, raporlama gereklerini benimsemek suretiyle, KOBİ lerce sunulan finansal bilgilerin güvenilirliğini artırmak; g) KOBİ destek hizmetleri için bir kurumsal çatı kurulmasını sağlamaya çalışmak; h) Tüm piyasa katılımcıları için dengeli bir faaliyet alanı sağlayan KOBİ risk sermayesi fonları ve yatırım fonları için, kamu-özel sektör ortaklığını desteklemek; i) Kredi büroları, bilgi paylaşımına yönelik diğer çözümler gibi finansal sektör altyapısının kurulmasına, en elverişli şekilde kullanımına izin veren düzenleyici, yasal bir çerçeve benimsemek; j) Yerel sermaye piyasalarının desteklenmesi için gerekli koşulları yaratmak gibi üzerine düşen sorumluluk ve ödevlerin bilincinde olmalı, bu doğrultuda gerekli yaptırımları zamanında uygulamaya koymaktan kaçınmamalıdır KOBİ ler, Internet ve Elektronik Finansman (E-finance) Bugün itibariyle, KOBİ lere borç vermenin kârlılığını yükseltecek yenilikçi mekanizmaların kullanımında bir hayli ilerleme sağlanmıştır. Örneğin, Internet, bu tür yaklaşımların gelişimini kolaylaştırmak için gerekli olan araçları sunabilecek bir yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır. E-finansman (e-finance) olarak da bilinen, Internetaracılıklı elektronik finansal hizmetler, söz konusu hizmetlerin maliyetinde, teslim süresinin azaltılmasında kesin ve büyük ilerlemeleri de beraberinde getirebilmektedir. Dolayısiyle, KOBİ lerin Internet aracılığı ile, ihtiyaç duyulan finansman kaynaklarına erişebileceğine ilişkin beklentiler oluşmaktadır. Acaba bu beklentiler ne ölçüde gerçekleşebilecektir? Genellikle [ve özellikle de gelişmekte olan ülkelerde] e-finansmanın son derece yeni bir olgu olması nedeniyle, KOBİ rekabetçiliğinin artırılması üzerinde ne gibi etkilerde bulunacağı hususu da netleşmiş değildir. Buna ilaveten, e-finansmanı kesin olarak ölçebilecek doğru yöntemler de henüz tam olarak geliştirilmiş değildir. Zira, bu konuda veri toplamak son derece güçtür. Ama yine de, bir takım bulguların ışığında bazı tespitlere ulaşılabilmektedir: 89

94 Gelişmiş ülkelerde e-finansman, maliyetlerin azaltılması ve finansal bilgiye daha kolay erişim konularında zaten anlamlı katkılar sağlamış durumdadır. Öte yandan, gelişmekte olan ülkelerde, Internetin yerel finansal hizmetlerin gelişimini teşvik edeceğine ve böylelikle verimlilik ve rekabetçiliğin daha ileri seviyelere taşınmasına yardımcı olacağına dair bir takım başlangıç işaretleri alınmaktadır. Bu gelişmelerin gelişmekte olan ülkelerdeki KOBİ ler açısından orta vadede getirisi, dikkate değer ölçüde düşük maliyetlerle finansman imkânları elde etmek olacağı düşünülmektedir. Ne var ki, tüm cesaret verici işaretlere rağmen, e-finansmanın KOBİ ler üzerindeki etkisinin şimdiye kadar sınırlı kaldığı görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, e- finansman hizmetleri kullanabilme yeteneğine sahip KOBİ sayısı çok azdır. Burada söz konusu olan temel olumsuzluklar; yüksek boyutlara varabilen donanım maliyetleri, Internet bağlantılarının getireceği mâli külfet, tutuculuk (conservatism), küçük müteşebbislerin gerekli beceriden yoksun oluşu biçiminde sıralanmaktadır. Ayrıca, yerel bankalar aracılığı ile e-finansmana erişim teknik olarak mümkün olabilecekken, kredi bilgi durumunun zayıflığı, sözleşme uygulaması ve anlaşmazlık gidermeye ilişkin diğer sorunlar, bunu aksine şüpheli hale getirmektedir. Esneklik ve çabukluk, genel olarak, Internet aracılıklı iş yapmada (e-business) temel kurallardır. E-finansman hâlâ başlangıç safhasındadır ve hata yaparak öğrenmek, bunun faydalı yönlerinin ve olumsuzluklarının daha iyi anlaşılmasında esas teşkil edecektir. Günümüzün hızla değişen dünyasında, ilk hareket edenlerin, avantajlarını uzunca bir zaman ellerinde tutamayacağı tahmin edilmektedir. Değişen piyasa gereklerine ve gelişen teknolojiye karşılık vermek için gidilecek yönde değişiklik yapma ve iş modelinde ve/veya teknik yapıda tadilata gitme becerisi, rakabetçiliğin anahtarı konumundadır. Diğer taraftan, profesyonellik, yönetim kalitesi, bankalar ve diğer finansal hizmet tedarikçilerinin becerikliliği/çok yönlülüğü de eşit derecede hayatî önem taşımaktadır. Özellikle, ödemeler, kredi riski ve ticaretin finansmanı alanlarında zaten elde edilebilir nitelikteki e-finansman araçlarından yararlanmak için, KOBİ ler, kendi iş kültürlerinde ve organizasyonel yapılarında gerekli uyarlamaları yapmak durumundadır. Ayrıca, KOBİ lerin, küresel Internete-dayalı platformlara entegre edilebilecek finansal bilgi 90

95 üretme kapasitelerini iyileştirmesi ve e-finansman bilgisini, araçlarını anlama ve kullanabilme becerilerini modernize etmesi yerinde olacaktır. Finansal hizmet sunan kurumlar arasındaki artan rekabetçilik, finansal yenilikçiliğe hız kazandırmak, işlem maliyetlerini düşürmek, finansal hizmetlerin seçim aralığını genişletmek ve kalitesini yükseltmek suretiyle, e-finansmanın gelişmekte olan ülkelerdeki KOBİ lerin rekabetçiliğini geliştirmede kullanacağı temel vasıtadır. Bu nedenle, gelişmekte olan ülkelerin, e-finansmanda rekabetin, yenilikçiliğin ve daha gelişmiş ülkelerde zaten mevcut olan en iyi uygulamaların benimseneceği bir çevre yaratması son derece önem taşımaktadır. E-finansman için bu tür bir kolaylaştırıcı çevre yaratılması için gerekli olan politika ve teşvik tedbirlerinin büyük bölümü, gelişmekte olan ülkelerde, e-ticaretin genel olarak kolaylaştırılması için ihtiyaç duyulanlarla uyuşmaktadır. Bu, hükümetler ile özel sektör arasında çok yönlü ortaklığı gerektiren bir teşebbüstür ve uluslararası organizasyonlar tarafından aktif olarak desteklenmelidir. Hükümetler, aynı zamanda, bölgesel ve küresel düzeyde sınır-ötesi ortaklıkların ortaya çıkmasını da kolaylaştırmalıdır. Zira, bu tür ortaklıklar, gelişmekte olan ülkelerin e-finansmanda teknolojik atılım gerçekleştirebilmesi için, potansiyel fırsatların değerlendirilmesine esas teşkil etmektedir Gelişmekte Olan Ülkelerde Elektronik finansman ve Yaşanan Deneyimler Günümüzde küresel bir fenomen halini alan Internet ve e-finansman, sadece gelişmiş ülkelerde yaygınlık kazanmamıştır. Her ne kadar, gelişmekte olan ülkelerin elektronik hazır olma (e-readiness) düzeyleri birbirlerine göre son derece eşitsiz ve pürüzlüyse de, bu ülkeler, e-ticaretin sosyo-ekonomik gelişmişlik derecesine yapacağı katkının farkına her geçen gün biraz daha fazla varmaktadır. Dünya Bankası, 2000 ve 2001 yıllarında yeni gelişen piyasalarda e-finansman üzerine bir dizi çalışma gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalarda, Brezilya, Güney Kore, Hindistan gibi e-bankacılık (e-banking) ve/veya e-komisyonculuk (e-broking) alanlarında hızlı bir büyüme sergilemiş gelişmekte olan veya geçiş sürecindeki ülkelerde, e-finansmanın taşımakta olduğu dinamizm açıkça ortaya konulmaktadır. 91

96 Yeni gelişen ekonomilerde e-finansmanın dinamikleri, gelişmiş ülkelerdekinden farklı değilse de, onlarla özdeş olmadığı açıktır. Bu, bir ölçüde de olsa, Internet bankacılığında ve ticaretin finansmanında gözlenmektedir. Finansal piyasalardaki aktivite, Kore veya Meksika gibi ülkelerde on-line komisyonculuk hizmetleri bir hayli iyi gelişmiş olmasına rağmen, yine de sınırlıdır. Öte yandan, mikrofinans alanına giren bir takım e-finansal hizmetlerin, özellikle, gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ülkeler için düzenlenmiş olduğu görülmektedir. E-ticarette bu ilgi, ulusal hükümetlere, uluslararası organizasyonlara, yerel ve yabancı özel sektöre ve devlet-dışı organizasyonlara ait çeşitli düzeylerde başlatılan artan sayıda girişime dönüşmektedir. Bu kapsamda, gerek mevcut gerekse yeni işe başlayan kuruluşlar tarafından yerel, bölgesel, küresel bazda bir takım projeler başlatılmaktadır. Bölgesel düzeyde, Latin Amerika ve Asya-Pasifik bölgesinde çok sayıda sınır-ötesi hizmet verilmeye başlamıştır. Citibank, HSBC, Deutsche Bank gibi küresel bankalarca ve Visa, Mastercard vb. kredi kartı kuruluşlarınca oluşturulan değişik e- finansman projeleri, başlangıçlarından itibaren küresel boyutta bir faaliyet alanına sahip olmuştur. Bunlar içinde, CitiBusiness programme ve Visa Business Card gibi bazıları KOBİ ler üzerinde yoğunlaşmıştır. Diğer taraftan, Dünya Bankası, Avrupa Komisyonu ve bölgesel kalkınma bankaları gibi çok taraflı finansal kuruluşlar da, hem özel hem de kamu alıcılarına yönelik olarak bir dizi e-finansman projesi hazırlamıştır. Özellikle KOBİ pazarına hizmet amacıyla başlatılmış ilgi çekici iki e-finansman girişimi, SMEloan of Hong Kong ve Pride Africa dır. Ağ-temelli (web-based) risk yönetim modeli kullanan SMEloan, zaten, Hong Kong ta on-line KOBİ finansmanı sağlayan lider bir girişimdir ve 200 dolayında KOBİ den oluşan mevcut müşteri tabanını 2002 yılı ortalarıyla birlikte 1,000 e çıkarmayı planlamıştır. Pride Africa, Kenya, Malavi, Tanzanya, Uganda ve Zambiya da faaliyet gösteren 80,000 den fazla küçük-ölçekli işletmeye krediye erişim imkânı sağlamaktadır. Burada hatırlanması gereken bir başka kurum, PlaNet Finance, Ekim 1998 de Paris te kurulmuştur. Kâr amacı gütmeyen bu uluslararası kuruluş, Internet kullanımı 92

97 vasıtasiyle mikrofinansmanın gelişimini teşvik ederek, yoksulluğun hafifletilmesini hedeflemektedir. PlaNet Finance, dünyanın en fakir ülkelerine finansal yardım sağlayan organizasyonları desteklemektedir. Bu kurumun doğrudan müşterileri, çok fakir kesime bankacılık hizmetleri sunan mikrofinans kurumları ve diğer organizasyonlardır. PlaNet Finance in bankalarla rekabet etmek gibi bir amacı yoktur. Aksine, bu yeni sahadaki faaliyetlerini mümkün olduğunca etkin kılmaları konusunda onlara yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu kurum, özel sektör ortakları/sponsorları ve yerel ortaklar ağı vasıtası ile faaliyet göstermektedir. 12. KOBİ FİNANSMANINI KÂRLILAŞTIRAN TEKNİK VE MEKANİZMALAR: Gelişmiş Ülkelerde Kullanılan Yöntemler Bu bölümde, gelişmiş ülkelerdeki bankalar ve diğer finans kurumları tarafından kullanılan, KOBİ lere kredi vermeyi daha kârlı hale getiren teknik ve mekanizmalar hakkında bilgi verilmektedir. Finansmanı tamamlayıcı unsurlar arasında zikredilen ve KOBİ finansmanını kârlı hale getiren teknikler, sigorta ve finansal kiralama olarak iki temel başlık altında değerlendirilmektedir Finansmanın tamamlayıcı unsurları Sigorta (Insurance): KOBİ girişimcileri, genellikle, maddî teminat olarak fazla bir güvence sunma eğiliminde değildir. Müteşebbis tarafından verilen garantinin yeterli olmaması durumunda; taahhütlerin karşılanamadığı hallerde bankanın ödünç verilebilir fonlarına canlılık kazandırma yeteneğini güvence altına alan kısmî ya da tüm garantiler, kamu ve/veya özel kesim tarafından karşılanabilecektir. Borç verenin riskini azaltabilecek ve KOBİ lerin krediye erişimini potansiyel olarak kolaylaştırabilecek, KOBİ lerin ulaşabileceği pek çok sigorta türü bulunmaktadır. Bunlar içinde en tipik olanlar, kredi garanti planları, karşılıklı garanti fonları ve ihracat kredisi sigortasıdır. 93

98 Kredi garanti planları (loan guarantee schemes): Bunlar, hükümetlerce veya International Finance Corporation- IFC gibi uluslararası finans kurumları tarafından, borçlanıcıların taahhütlerini yerine getirmediği durumlarda ortaya çıkan zararların bir bölümünün karşılanması amacıyla tesis edilmiştir ve böylelikle KOBİ lerin kredi kurumları üzerindeki muhtemel riskleri azaltılmaktadır. Bu planların amaçları; iyi bir projeye sahip fakat kredi alabilmesi için gerekli olan teminat konusunda sıkıntılı küçük müteşebbislere yardımcı olmak; KOBİ lerle çalışmak konusunda isteksiz davranan bankaları teşvik etmek; ve bankalara, KOBİ kredi-portföyüyle ilgili nasıl işlem yapılacağı ve KOBİ lerin kârlı bir biçimde nasıl kredilendirileceği hususlarında imkân sağlamak olarak sıralanabilir. Kredi garanti planları, kredi kurumlarına, toplam kredi tutarının yüzde 1 i ile yüzde 4 ü arasında değişen ve bankalarca ödenen veya borçlanıcıya aktarılan bir ücret (fee) karşılığında garanti temin etmektedir. Pek çok garanti planı, kredi tutarının yüzde 60 ı ile yüzde 80 i arasında bir meblağ olmaktadır. Garanti planlarının lehinde öne sürülen temel argümanlardan bir tanesi, bu fonların önemli kaldıraç (leverage) seviyelerine ulaşabileceğidir ki, bu tutar, gelişmiş ülkeler için beş kat veya daha fazla olabilmektedir. Bu, fonda bulunan her 1 milyon $ için, KOBİ lere verilebilecek 5 milyon $ veya daha fazla kredi hacminin garanti altına alınabileceği anlamına gelmektedir. Kredi garanti planları dünya genelinde bir hayli yaygın olarak uygulanmaktadır. Örneğin, İngiltere de 1997 yılında yapılan bir çalışmaya göre, bir bölümü en az gelişmiş ülkelerde olmak üzere, dünya genelinde faaliyette bulunan yaklaşık olarak 70 kredi garanti planı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, kredi garanti planlarının, KOBİ lerin formel banka kaynaklarına erişimini yaygınlaştıran etkili bir yöntem olduğuna dair uluslararası bir konsensüs mevcut değildir. Bu yöntem, pek çok zayıf yönü nedeniyle eleştirilmektedir: Ahlakî riziko sorunları; elverişsiz prosedürlerden, KOBİ kredi portföyüyle ilgilenecek deneyimsiz/gönülsüz elemanlardan kaynaklanan yüksek yönetim maliyetleri; garantörler nezdinde bankanın güvenini zedeleyecek ödeme gecikmeleri; KOBİ lerin talep düzeyinin yetersiz oluşu gibi. 94

99 Yukarıdaki sorunlardan bir bölümü, eğer banka elemanları KOBİ lere dönük olarak uygun bir şekilde eğitilmiş, motive edilmişlerse, kolaylıkla çözülebilir türdendir. Öte yandan, kredi değerlendirme ve izlemenin yönetim giderleri de, bu hizmetlerin iş geliştirme servisi (business development service) tedarikçileri tarafından sunulması durumunda, önemli miktarlarda düşürülebilir niteliktedir. Son olarak, ahlakî riziko sorunu da, tam kredi garantisi verilmesi yerine kısmî kredi garantisi verilmek suretiyle çözülebilmektedir. Karşılıklı garanti fonları (mutual guarantee funds): Fransa da yerel KOBİ ler birbirine garanti verebilmektedir. Bu ülkede, 300,000 ticaret ve sanayi işletmesince desteklenen, 115 adet aktif halde Karşılıklı Garanti Fonu bulunmaktadır. KOBİ ler tarafından gönüllülük esasına dayalı olarak oluşturulan bu fonlar, kredi ihtiyacı içinde bulunan küçük ölçekli işletmelere yardımcı olmaktadır. Karşılıklı Garanti Toplulukları nın amacı, kâr etmekten daha çok, hissedarlarının meslekî ve kişisel faaliyetlerini himaye etmektir. Bu topluluklar, bölgesel bir bankayla işbirliği içinde, sahip olduğu yerel tanınmışlık vasıtasiyle kredi talep eden KOBİ lerle temas kurar. Bununla beraber, söz konusu banka, aracı olarak münhasır bir rol almamaktadır. Herhangi bir Karşılıklı Garanti Topluluğu, garanti taleplerini kontrol ederken bankalara danışmakla birlikte, karar verme sürecinde en başta yer almaktadır. Kullanılan değerlendirme kriteri, müteşebbisin birey olarak araştırılması, iş teklifi, sektör ve finansal kriterlerden oluşmaktadır. Hollanda da da, ilave kredi garanti fonları, özel girişimler vasıtasiyle her geçen gün artış göstermektedir. Bu fonlar, bankaların özellikle riskli gördüğü, yeni işe başlamış, kadınlar veya etnik grup üyelerince kurulmuş spesifik hedef grupların kredilendirilmesini amaçlamaktadır. İhracat kredisi sigortası (export credit insurance): İhracat Kredisi Sigortası, yabancı ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesine, yabancı müşterilerin spesifik siparişlerinin iptal edilmesine, ihracatçıların finansman kolaylıkları sunan kredi kurumlarına olan borçlarını geri ödememesine karşı bir garanti teşkil etmektedir. İhracat kredisi sigorta planları, faaliyetlerini uluslararası platforma taşımaya çalışan KOBİ ler için özellikle yararlı bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. Kredi sigorta 95

100 planlarına uyabilen çok sayıda farklı yapı bulunmaktadır. Ancak, pek çok durumda en etkili çözümün bir uzman kredi sigorta şirketi kurmak olduğu ifade edilmektedir. Kurulacak şirketin bir özel şirket mi yoksa kamu şirketi mi olması gerektiği hususu, bu tür piyasalara girecek özel girişimlerin ortaya çıkmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Genellikle en etkili yaklaşım, ihracat kredisi sunmak için özel ve kamu kesimi çabalarının biraraya getirilmesidir. İhracat işlemleriyle ilgilenen KOBİ lerin, hem ticarî hem de politik riskleri kapsayan bir ihracat kredisi sigortasına erişmesi son derece önemli bir husustur. Ne var ki, sigortanın bu türü, ihracat kredisinin teminat altına alınmasında çok farklı bir rol oynayabilmesine rağmen, bu kolaylık günümüzde KOBİ lere dönük olarak yaygın biçimde kullanılmamaktadır Kiralama (Leasing) İki türlü kiralama söz konusudur. Bunlardan bir tanesi, kiralanan makine-teçhizatın, sözleşmenin her iki tarafınca müşterinin mülkiyetindeymiş gibi işleme tabi tutulduğu finansal kiralamadır (financial leasing). Burada müşteri, kiralama sözleşmesi süresince mülkiyetin muhafazasından sorumlu taraftır. Diğer kiralama biçimi ise operasyonel kiralama (operational leasing) olarak bilinmekte ve burada, makineteçhizatın bakım ve tescili, finansmanı sağlayan şirket üzerinde bırakılmaktadır. Burada müşteri, kira sözleşmesinde üzerinde anlaşmaya varıldığı gibi, şirkete sadece aylık ödemeleri yapmaktadır. Operasyonel kiralamada, sözleşme süresince müşteriden alınan kira, makineteçhizatın tüm maliyetini içermemekte; zira bu makine-teçhizat, sözleşme süresinin bitiminde finansman şirketine iade edilmektedir. Bu tür kiralama, teknolojik yenilikçiliğin hızla arttığı, makine-teçhizat modernizasyonuna sürekli ihtiyaç duyulan yüksek-teknoloji sanayiinde (high-tech industry) bir hayli rağbet görmektedir. Geleneksel kredilerle karşılaştırıldığında, finansman şirketi açısından, kiralamada kredi riski daha yüksektir. Bakiye borç dengesi, makine-teçhizatın içinde bulunduğu koşullar öne sürülerek talep edilemez. Makine teçhizatın değeri, piyasaya ne zaman 96

101 yeni bir model sunulacağı, vergilendirme oranları, genel iktisadî şartlar vb., kiralama şirketinin kontrolünde olmayan faktörlere bağımlıdır. Bununla beraber, kiralama, KOBİ lerin ihtiyaç duyduğu makine-teçhizatın temin edilmesinde çok uygun bir imkân olarak görülmektedir. Zira: Kira sözleşmesi için teminat talep edilmemekte; müşteri, makine-teçhizat değerinin yüzde 100 ünü kiralama yoluyla finanse edebilmektedir; Kira sözleşmesinin düzenlenmesinde, müşterinin nakit akımı dikkate alınarak, bir takım esneklikler yapılabilmektedir; Vergi politikaları, makine-teçhizat değerinin amortismanına izin vermek suretiyle, işletmelerin vergiden kaçınmasına imkân sağlamaktadır; Finansman şirketi, sahip olduğu büyük ticarî işlem hacmi nedeniyle, makine- teçhizat satan firmalarla iyi ilişkileri kurabilmekte, bu da müşterilerin ihtiyacını tam anlamıyla karşılayabilmesine yardımcı olmaktadır; Finansman şirketinin yararlandığı ölçek ekonomileri, özellikle makine-teçhizat kullanım maliyetini azaltacak şekilde, müşterilere de yansıtılabilmektedir; Yalnız makine-teçhizat değil, bu makine-teçhizat konusundaki uzmanlık da müşterilerin istifadesine sunulabilmektedir; ve Değerlendirme süreci son derece kısa olmaktadır. Diğer taraftan, kiralama işleminin bazı olumsuz yönleri de bulunmakta, her zaman tüm KOBİ ler için uygun sonuçlar doğurmamaktadır. Örneğin: Bir kira ödemesinin gerçekleşmemesi, makine-teçhizatın yeniden sahipliğine ve KOBİ operasyonlarının sona ermesine yol açabilmektedir; 97

102 Kira ödemelerine getirilen vergi avantajları, eğer KOBİ ler makine-teçhizatı krediyle satın alıyorsa, faiz ödemelerinden elde edilen kazanç kadar büyük olmayabilecektir; Kiralanabilecek makine-teçhizatın elde edilebilirliği sınırlı olabilmektedir Risk Sermayesi (Venture capital) Risk sermayesi terimiyle, bir dizi değişik/farklı yatırım araçları tanımlanmaktadır. Uygulamada, risk sermayesi kavramı, risk sermayedarının (venture capitalist) uzunvadeli sermaye sahipliğinden potansiyel yüksek getiriler beklediği, işin taşımış olduğu riskin sorumluluğunun bir bölümünü üstlenmek amacıyla yönetimine bir ölçüde iştirak ettiği herhangi bir şirketin, tüm gelişim aşamalarındaki yatırımları içermektedir. Risk sermayedarının esas amacı; risk bir kez olgunluğa ulaştıktan sonra, hisselerin satışı yoluyla sermaye kazancı elde etmek şeklinde ifade edilmektedir. KOBİ ler söz konusu olduğunda, kavram, özel sektör KOBİ yatırımlarının, tanınmış menkul kıymetler borsalarında ticarete konu olmayan hisse senedi veya hisse senedi-benzeri (quasi-equity) enstrümanlar biçiminde finanse edilmesi süreci olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreç, yatırımcının birincil kazancının temettü gelirlerinden daha çok sermaye kazançlarına dayalı olduğu uzun-vadeli bir risk finansmanıdır. Risk sermayesi yatırımcıları, riskin başarılı bir biçimde güvence altına alınmasına yardımcı olmak gayesiyle, yatırımcı şirketin yönetimine aktif bir şekilde katılmaktadır. Burada, başlangıç sermayesi veya çekirdek sermaye (seed capital) ile risk sermayesi arasında genellikle bir fark söz konusudur. Başlangıç sermayesi, yeni kurulan bir şirket için, finansmanın ilk aşamalarında yapılan direkt hisse yatırımlarını ifade etmektedir. Öte yandan, risk sermayesi, istikrara ve kuvvetli bir büyüme potansiyeline erişmiş şirketin daha sonraki aşamalarda ihtiyaç duyduğu finansmanın teminiyle ilgili bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir risk sermayesi fonu, tipik olarak, faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen yüksek büyüme oranına sahip bir sektördeki KOBİ ye yatırım yapacaktır. Diğer taraftan, risk 98

103 sermayesi, daha köklü şirketlerin tüm hisselerinin ele geçirilmesinde de (buy-out) bir rol oynayabilmektedir. Risk sermayedarının ortaklığı, genellikle, 2 yıldan 4 yıla kadardır ve bu sürenin sonunda risk sermayedarının bulunacağı tipik davranış şekli, ya şirket hisselerinin menkul kıymetler borsasında satılması ya da şirketteki tüm hisselerin sektörün daha büyük ve yerleşmiş bir rakip şirketine satılması olacaktır. Risk sermayesi, ticarî bankalar tarafından sağlanan daha geleneksel tekniklere dayalı kredi finansmanını tamamlayıcı mahiyette, değerli bir finansman kaynağını sunma potansiyelini bünyesinde barındırmaktadır. KOBİ lerin ticarî bankalardan veya diğer finans kurumlarından kredi temin etmesini engelleyen temel nedenlerden bir bölümü, risk sermayesinin çekilmesinde daha önemsiz gözükmektedir. Şöyle ki; Risk sermayedarları, geleneksel bankalarla karşılaştırıldığında, bir şirketteki hisselerin satışından daha büyük potansiyel kazanç elde edilmesi karşılığında, daha yüksek risk alma arzu ve eğilimindedir; Risk sermayedarları, borç verdikleri işletmelerden teminat talep etmez; Yüksek oranlı faiz ödemelerinin söz konusu olmaması nedeniyle, işlem maliyetleri daha düşüktür; Bankalardan alınan kısa-vadeli kredilerin aksine, risk sermayesi [doğası gereği] uzun-vadeli veya en azından orta-vadeli bir sermayedir; Risk sermayedarlarınca sağlanan yönetimsel know-how, bazı durumlarda, elde edilen finansman imkânlarına göre, yeni kurulmuş şirket veya KOBİ ler için daha değerli olabilmektedir. Sayılan bu olumlu faktörlerin yanı sıra, risk sermayesinin getirmiş olduğu bazı dezavantajlardan da söz etmek yerinde olacaktır. Geleneksel banka kredilendirmesinde olduğu gibi, küçük bir miktar kredi vermenin işlem maliyeti, yatırımcıları caydırıcı yönde etki yapabilmektedir; 99

104 Yatırım fonlarıyla (mutual funds) veya açık-uçlu fonlarla (open-end funds) * mukayese edildiğinde, likiditesi çok yüksek piyasalara duyulan ihtiyaç, risk sermayesi fonlarının yatırım yaptığı şirketlerle uzun-vadeli bir iş ilişkisine girmesi nedeniyle, fazla önem taşımamaktadır. Yine de, sermaye kazancı elde etmek için risk sermayedarları için bir çıkış mekanizması gereklidir. Bu, yeni oluşan sermaye piyasalarına (emerging capital markets) sahip olanlar dışında, neredeyse tüm gelişmekte olan ülkelerde bir hayli güçtür. Garantili geri satın almalar (guaranteed buy-backs) gibi diğer mekanizmalar, KOBİ ler için pek gerçekçi gözükmemektedir. Risk sermayedarlarının yatırım yaptığı şirketlerin pek çoğunun ya başarısız olması ya da sadece mütevazı kârlar elde etmesi nedeniyle; başarılı olan girişimler, daha az başarılı olanların yol açtığı kayıpları telâfi edecek büyüklükte getiriler elde etmek zorundadır. Potansiyel olarak çok yüksek kâr seviyesine duyulan ihtiyaç, KOBİ lerin ve geleceğin mega şirketleri olma potansiyeli taşımayan yeni kurulmuş işletmelerin büyük bölümünün ihmal edilmesine yol açmakta, risk sermayesinin yüksek teknolojili sektörlerde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde, risk semayesinin rolünün son derece sınırlı olduğu görülmektedir. Sadece büyük ve/veya nispeten gelişmiş yeni oluşan piyasalar, uluslararası düzeyde faaliyet gösteren az sayıda risk sermayesi fonu tarafından hedef olarak belirlenmiştir. Tipik olarak, gelişmekte olan ülkeler potansiyel yatırım fırsatlarından [güçlü büyüme potansiyeli olan çok sayıda yeni şirketten] yoksundur ve imkânlar genellikle kısıtlanmıştır. Dahası, gelişmekte olan ülkelerdeki KOBİ lere yatırım yapmak, esasen yatırımcı tarafından talep edilen iş miktarını artırıcı mahiyetteki geleneksel finansman ilişkileri ve iş uygulamalarına aşina olmayan girişimcilerle beraber çalışmayı da gerektirmektedir. Bununla beraber, gelişmekte olan ülkelerde ve geçiş sürecindeki ülkelerde nispî olarak aktif olan az sayıda gelişme-yönelimli (development-oriented) risk sermayesi * Açık-Uçlu Fon (open-end fund), bir yatırım fonu (mutual fund) çeşididir. Fon, yatırımcılara sürekli bir şekilde hisse satar ve yatırımcılar bu hisseleri geri satmak istediklerinde, hisseleri geri satın alma hakkını elinde tutar. Open-end fonlar, ihraç edebilecekleri hisse veya pay sayısı bakımından herhangi bir limite tabi değildir. Günümüzde, yatırım fonlarının büyük bir çoğunluğu open-end fonlardan oluşmaktadır. 100

105 fonu bulunmaktadır. Bu alanda en aktif role sahip olan fon, Baltık bölgesinde, Bolivya da, Çin de, Peru da, Polonya da, Rusya da ve diğer bazı ülkelerde risk sermayesi fonları tesis etmiş bulunan Küçük İşletme Yardım Fonları dır (Small Enterprise Assistance Funds SEAF). SEAF ın sermaye kaynakları arasında çoktaraflı kurumlar, iki taraflı kalkınma ajansları ve özel kuruluşlar bulunmaktadır. SEAF, KOBİ lere, teknik yardımla birlikte uzun-vadeli risk sermayesi sağlamaktadır. SEAF tarafından yakın zamanlarda tesis edilen pek çok fon, kârlı bir konuma ulaşmış; yönetim maliyetleri yüzde 8 den yüzde 2.5 ile yüzde 3.5 arasında değişen seviyelere inmiştir. 101

106 13. GENEL DEĞERLENDİRME: Bugün pek az kişi Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Sektörü nün iktisadî gelişmenin gerisinde duran itici bir güç olduğunu inkâr edebilir. Uygulamada, iktisat politikasının temel dayanağı olarak piyasa ilkelerini benimsemiş her hükümet, bu sektörün teşvik edilmesini birincil vazife olarak görmektedir. Her ne kadar, henüz evrensel ölçekte benimsenmiş, belirleyici kriterleri üzerinde anlaşma sağlanmış ortak bir tanıma sahip olmaktan uzak olsa da, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme KOBİ sektörü, ölçek ekonomilerinin sunmuş olduğu avantajlara rağmen, yeni gelişmekte olan ekonomilerin temel dayanağı olmaya devam etmektedir. İktisadî gelişmişlik seviyesini üst noktalara taşımayı başarmış ülkeler bu sektörün kazanmış olduğu gücü idame ettirmeye çabalarken, gelişmekte olan ülkeler de bir takım teşvikler ve önlemler vasıtasıyla güçlü bir KOBİ sektörü oluşturma peşindedir. Nitekim, yenilikçi ve yaratıcı girişimciliğin desteklenmesi, küçük firmaların iş dünyasına giriş ve çıkışlarının kolaylaştırılması, içinde bulunulan çağa damgasını vuran Yeni Ekonomi bağlamında bir öncelik olarak algılanmaktadır. KOBİ lerin gelişmekte olan ülke ekonomilerine katkı sağlamak bakımından ne denli büyük bir potansiyel taşıdığı hemen herkesin malumudur. İstihdam artışının yanı sıra, KOBİ ler, iktisadî refahın toplumun tüm katmanları arasında eşitlikçi bir prensipte dağılımına imkân sağlar; orta ve düşük gelir seviyesindeki grupların hayat standardının iyileşmesine yardımcı olur; tekelci piyasa yapılarından ziyade, açık bir rekabet ortamı doğmasına zemin hazırlar; tüketicilerin yararına olacak şekilde, yeni ürünlerin ve yenilikçi düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlar. Öte yandan, KOBİ lerin ülke kalkınmasında kendilerinden beklenen rolü etkili bir şekilde yerine getirebilmesi için, siyasî otorite tarafından bir takım prensiplerin benimsenmesi de hayatî önem arz etmektedir. Bunlar arasında ilk akla gelenler, iktisadî ve malî istikrarın sağlanması ve sürdürülmesi; fiyat oluşturucu ve rekabetçi bir piyasalar sisteminin tesis edilmesi; bürokratik engellerin ve kırtasiyeciliğin en aza indirilmesi; kamu harcamalarının, elverişli bir altyapı ve sosyal bağlılık (social cohesion) düzeyiyle uyumlu olacak seviyede tutulması ve istihdamın önündeki engellerin kaldırılması olarak ifade edilebilir. 102

107 KOBİ lerin uzun vadeli ekonomik istikrarın sağlanmasında taşıdığı önemin kaynağı, onlara, olumsuz iktisadî koşulların üstesinden gelmesini sağlayacak yeteneği, esnekliği kazandıran, ölçek büyüklüğü ve yapıdır. Bir kere, nispî olarak az miktarda kuruluş sermayesi gerektirmeleri nedeniyle, özel sektör yatırımlarını canlandırıcı bir potansiyele sahiptirler ve böylelikle yurtiçi talep artışını körükleyebilmektedirler. İkincisi, sahip oldukları yüksek esneklik derecesi sayesinde, ürünlerini ve faaliyet tarzlarını, sürekli değişen piyasa ihtiyaçlarına uydurabilirler ve küçük olmak, son zamanlarda uluslararası piyasalarda artan bir şekilde hüküm süren, kişilik kazandırma (personalization) ve çeşitlilik (diversification) eğilimleriyle gayet iyi bir biçimde örtüşmektedir. Üçüncüsü, zaten sınırlı miktarda bulunan işletme kaynaklarını en iyi biçimde kullanmak için; KOBİ ler, bir yandan ekip çalışmasına eğilim göstermekte, diğer yandan da bireysel uzmanlaşmayı gerçekleştirmeye çaba sarf etmektedir. Bu nedenden ötürü KOBİ ler, çoğu kez, büyük-ölçekli şirketleri destekleyen ve besleyen sinerjik şebekeler (synergetic network) için esas dayanaklar olarak işlev görmenin yanında, emeğin endüstriyel dağılımına derinlik kazandırılmasında da katalizör rolü oynamaktadır. Dördüncü olarak, Yeni Ekonomi nin gündeme gelmesiyle birlikte KOBİ ler, aynı zamanda, teknolojik yenilik çabaları için bir beşik vazifesi görebilmektedir. Zira, bilgitemelli ekonomi, daha fazla bireysel araştırmacılara ve girişimcilere dayanmaktadır. Aslında, Microsoft ve Yahoo gibi dünya çapında pek çok ileri teknoloji devi de, birkaç çalışanı olan isimsiz (anonymous) kuruluş içinden çıkmıştır. KOBİ ler, büyük firmalara göre daha emek-yoğun olduğundan, yeni iş imkânlarının yaratılması sürecinde daha düşük sermaye maliyeti ile karşılaşır ve gelir istikrarının sağlanmasında, sürdürülebilir büyümede, istihdam artışında önemli bir fonksiyon görür. Diğer taraftan, modern ve gelişmiş ekonomiler de, bünyelerinde yer alan bir firmanın rekabet konumunun, bir ölçüde o firmanın arzcılarının etkililiğine bağlı olduğu, karmaşık firmalar ağı gibi işlemekte olduğundan, KOBİ lerin rekabetçiliği de, 103

108 ekonominin rekebetçi konumunu bir bütün olarak etkilemektedir. Buna ilaveten, KOBİ ler, yurtiçi piyasaların etkililiğini artırır; sermaye gibi kıt kaynakların verimli kullanımını sağlamak suretiyle, uzun dönemli iktisadî büyümeyi kolaylaştırır. KOBİ lerin yenilikçiliğe hızla adapte olabilmesinin yanında, tüketici ihtiyaçlarını karşılamada büyük esneklik gösterebilmesi, kendilerine önemli bir üstünlük sağlamaktadır. KOBİ ler, tüketicilere yönelik olarak, geniş bir mal ve hizmet yelpazesinde tercih imkânı sunar ve özellikle niş piyasalarda, yerel alanlarda önemli bir boşluğu doldurur. Diğer taraftan, daha büyük ölçekli organizasyonlar için fazla küçük kalan işleri üstlenmek suretiyle de önemli bir açığı giderir. Ne var ki, KOBİ lerin büyük firmalara göre fazlaca zayıf yönü de dikkat çekmektedir. Bir bölümü idarî bir bölümü de malî boyut taşıyan bu zafiyetler, şu başlıklar altında özetlenebilir: Gündelik baskılar, KOBİ lerin sadece kısa dönemler itibariyle plan yapmasına yol açmakta; beceri geliştirme ve idarî eğitime yeterli düzeyde yatırım yapamamasına neden olmaktadır. KOBİ ler, az sayıdaki bir müşteri grubuna fazlaca bağımlı olabilmektedir. KOBİ ler, nakit akımının yönetilmesi ve işletmenin genişleyebilmesi için gerekli olan sermaye birikimi konularında, büyük firmalara göre daha fazla problemle karşılaşabilmektedir. Gerek idarî gerekse malî düzenlemelere uyma zorunluluğu, büyük ölçekli firmalara nazaran, KOBİ ler üzerine orantısız biçimde bir yük bindirmektedir. KOBİ lerin formel ya da informel finansman kaynaklarına erişiminde çeşitli kıstlamalar söz konusu olabilmektedir. KOBİ lerin geliştirilmesi çabaları ile birlikte gündeme gelen bir önemli müessese de, girişim (enterprise) olarak karşımıza çıkmaktadır. Girişim, rekabetçiliğin tartışma alanına giren tüm konular gibi, şirketlerin kazanma becerileriyle ilgilidir. Girişim, bir anlamda, insan kalitesidir. Bu kavram; bireysel teşebbüsü ve dinamizmi, öz güveni, kaynakları harekete geçirme becerisini ve risk üstlenme arzusunu içinde barındırmaktadır. Girişim, her ölçekteki şirketler ve kamu idaresi için hayatî önem 104

109 taşımakla birlikte; yeni piyasalar geliştiren, yeni ürünleri ve hizmetleri ortaya çıkaran, girişimin gerekliliğini ispat eden ve geleceğin orta ve büyük ölçekli şirketlerinin kurulmasına dayanak olan küçük ölçekli firmalar için özellikle önemlidir. Modern, gelişmiş ülkelerde hükümetler, çeşitli politika tedbirleri vasıtasiyle girişimi teşvik etmeye çalışır: Bunların başında, geleceğe dönük plan yapılabilmesi ve güvenli bir yatırım ortamı için gerekli olan, ekonomik istikrarın sağlanması gelmektedir. İkinci sırada, işgücünün esnekliğini ve beceri düzeyini artıran dünya çapında kaliteli bir eğitim-öğretim sisteminin tesis edilmesi yer almaktadır. Üçüncü politika tedbiri, kamu sektörünün ekonomideki ağırlığını küçültmesi ve böylelikle özel sektör işletmeleri için yeni fırsatlar yaratılmasının yanı sıra, girişimciliği olumsuz yönde etkileyen vergi oranlarının düşürülebilmesine imkân verilmesidir. Dördüncü sırada, yeni düzenlemeler, emek piyasası esnekliği ve endüstrilerin rekabete açılması vasıtasiyle piyasaların serbestleştirilmesi vurgulanmaktadır. Son bir politika tedbiri ise, iş dünyasına pratik ve uygulama öncesi yardım sağlamak için kamunun kendi kaynaklarını ve nüfuzunu kullanması biçiminde belirtilmektedir. İster mikro ölçekte (firma bazında) isterse makro ölçekte (ulusal ekonomiler) ele alınsın, 21. yüzyılın küresel iktisadî yaşantısının şekillenmesinde rekabetçilik, belirleyicilik özelliğini her geçen gün biraz daha pekiştirmektedir. Varlığını sürdürmek isteyen iktisadî birimler olarak şirketler de bu gerçeği görmek ve stratejilerini ona göre belirlemek zorundadır. Yeni teknolojik paradigma, KOBİ lerin her geçen gün imkânları ölçüsünde daha fazla gelişmek ve rekabet edebilmek zorunda olduğu bir iktisadî dünya şekillendirmektedir. KOBİ lerin karşı karşıya kaldığı belli başlı mücadele unsurlarından bir tanesi, bilgitemelli ekonomidir. KOBİ ler, bugün itibariyle dokusunu kalite, esneklik, tasarımcılık, güvenilirlik ve şebekeleşmenin oluşturduğu yeni bir rekabetçi ortamda işe başlamak zorunda; hayatta kalabilmek için, temelinde küçük ölçek dezavantajlarının yattığı bir dizi olumsuzlukla mücadele etmek durumundadır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda hem Internet hem de elektronik finansman birer küresel fenomen olarak algılanmakta, kabul görmektedir. Internet, KOBİ lerin imkân aralığının genişletilmesi sürecine önemli katkıda bulunmuştur, bulunmaya da devam 105

110 etmektedir. Dünya genelinde Internetin yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla birlikte, finansal hizmetlerin teslim süreleri kısalırken, maliyetlerde de önemli düşüşler göze çarpmaktadır. Internet sayesinde, finansal bilgiye erişim sadece az sayıdaki profesyonel aracı için değil, aralarında KOBİ lerin de bulunduğu milyonlarca kullanıcı için de çok daha düşük maliyetle, hattâ bazı durumlarda ücretsiz olarak gerçekleşir hale gelmiştir. Modern veri toplama tekniklerinin birim maliyetinin son derece düşük olması, çok sayıda KOBİ nin Internet-uyumlu kredi enformasyon veri tabanına dahil edilmesini mümkün kılmıştır. Internet, piyasa aktörlerinin karakteristiğini değiştirmekle kalmamış, KOBİ lerle ilgili üç önemli husus olan ödemeler, ticaretin finansmanı, finansal bilgi hizmetleri üzerinde de etkide bulunmaya başlamıştır. KOBİ ler, içinde yer aldıkları ekonomilerin omurgasını oluştururken; hem gelişmiş ülkelerde hem de yeni gelişen ülkelerde, iktisadî ve sosyal kalkınma çabalarında önemli işlev görebilmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye de de ekonominin ağırlığı, KOBİ sektörünce oluşturulmuş durumdadır. Dinamik yapılarıyla, yaratmış oldukları istihdam imkânlarıyla, karşılaştıkları sorunlarla ve sayıca oluşturdukları çoğunlukla KOBİ ler; daha uzunca bir süre sosyo-ekonomik gündemin önemli bir maddesi olmaya devam edecektir. KOBİ lerin çözüm bekleyen sorunlarının başında, hiç kuşku yok ki, finansman kaynaklarına hızlı, uygun koşullarda erişim ve bunun sürdürülmesi gelmektedir. Özellikle, gelişmekte olan ülkelerde, yeterli öz sermayeden yoksun oluş ve risk sermayesine erişim güçlüğü, KOBİ lerin yüz yüze geldiği temel finansal kısıttır. Burada, kredinin maliyetinden çok, krediye erişim ön plana çıkmaktadır. KOBİ lerin finansmana ilişkin şeffaf, standardize edilmiş bilgi-belge sunabilme gücü, bankalardan kredi temininde ve diğer ilgili taraflarla işbirliğinde önemli bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Nicel göstergelere ilaveten, işletmenin dikkate alınan diğer pek çok karakteristiği, bankaların ya da diğer kredi kurumlarının KOBİ lere finansal destek verme istekliliği üzerinde etkili olabilmektedir. Bu karakteristikler arasında, girişimcinin nitelikleri, yönetimsel kapasite ve becerileri, firmanın stratejik vizyonu ilk sıralarda yer almaktadır. Gelişmekte olan 106

111 ülkelerdeki KOBİ lerin, özellikle muhasebeci gibi, eğitimli personele sahip olma konusunda yaşadığı sıkıntı, bu işletmelerin bankalarla ve iş ortaklarıyla ilişkilerinde şeffaflığı sağlamalarını büyük ölçüde zora sokmaktadır. Risk sermayesi önemli bir finansman kaynağı olma özelliğine sahiptir. Ne var ki, risk sermayedarlarının geleceğe yönelik yüksek getiriler peşinde olması, bu tür fonların genellikle ileri teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlere yönelmesi sonucunu doğurmaktadır. Bir başka muhtemel engel ise, risk sermayedarının işletme yönetiminde aktif biçimde rol almak isteyebileceği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Hal böyle olunca, işletmeler makine-teçhizat edinebilmek için gerekli olan borçlanmayı gerçekleştirememektedir. Bu durumda, finansal kiralama avantajlı bir seçenek olarak gözükmektedir. Bunun uygulanabilirliği ise, büyük ölçüde, mevcut yasalara, vergilendirmeye ve muhasebe ilkelerine bağlı olmaktadır li yılların sonundan itibaren, aralarında Dünya Bankası nın da bulunduğu çoktaraflı ve iki-taraflı kalkınma kurumları, KOBİ sektörünün finansman imkânlarının geliştirilmesi konusunda isteksiz durmaktadır. KOBİ kredi programlarına duyulan ilgi, KOBİ lerin herhangi bir yoldan finansal hizmetlere erişimi nedeniyle değil, daha çok, kalkınma kurumlarının, ticarî bankalar ve kalkınma bankaları aracılığıyla KOBİ lere sağlanan geleneksel kredi imkânlarının sonuçlarından ve ortaya çıkardığı etkilerden tatmin olmaması nedeniyle boyut kaybetmiş ve azalmıştır. KOBİ finansmanı azalış gösterirken, mikrofinansman alanında son derece hızlı gelişmeler kaydedilmeye başlamıştır. KOBİ finansmanı ve mikrofinansmanın farklı şekillerde ele alınmasının temel argümanları, her biri farklı özelliğe sahip kullanılan kredilendirme teknikleriyle bu tekniklerin tamamlayıcısı durumundaki finansman kurumlarının türlerindeki farklılıkların yanı sıra, her iki grubu finanse etmenin farklı sosyo-ekonomik karakteristiğine ve talep özelliğine dayandırılmaktadır. Sonuç itibariyle, KOBİ ler, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da, küresel iktisadî rekabet ortamında ülkelerin kalkınma ve büyüme çabalarının itici gücü olma özelliğini bir süre daha devam ettirecek gibi gözükmektedir. 107

112 Ama yine de, KOBİ lerin ülke ekonomilerinin gelişip büyümesinde oynadığı kritik rolün hakkını teslim etmekle birlikte, Galbraith in işletme ne kadar büyük olursa, riskleri o kadar azalır ve üretim ve yatırım programlarını tam bir güvenlik içinde yapma imkânı o ölçüde artar şeklindeki görüşünün, rekabetin daha da yoğunluk kazanacağı, geleceğin yüksek riskli iktisadî ortamına hazırlıklı olma çabalarına ışık tuttuğu gözden kaçırılmamalıdır. 108

113 YARARLANILAN KAYNAKLAR Akgemci, Tahir (2001) KOBİ lerin Temel Sorunları ve Sağlanan Destekler, KOSGEB Yayını, Haziran 2001, Ankara. Akıncı, Ahmet (2001) A Search for Finance Models, Tools and Mechanisms and Their Relevance in the Context of SARDEP, SAP RDA, Discussion paper, June 2001, Ankara. Alkin, Erdoğan (2001) KOBİ ler ve Türkiye Ekonomisi, I. Orta Anadolu Kongresi, KOBİ lerin Finansman ve Pazarlama Sorunları, Ekim 2001 Nevşehir, KOSGEB Yayınları, Ekim 2001, Ankara. Aninat, Eduardo (2002) Surmounting the Challenges of Globalization, Finance & Development, International Monetary Fund, March 2002, Volume 39, Number 1, Washington, D.C. ASTRABIS (2002) The Significance of Small and Medium Sized Enterprises (SMEs) in the UK Economy. Audretsch, David B.; Prince, Yvonne M. and A. Roy Thurik (1998) Do Small Firms Compete with Large Firms?, Discussion paper, January 1998, JEL: L0,L6. Awa, Ngozi (1998a) SMEs & Economic Development, Namibian Enterprise. Awa, Ngozi (1998b) Financial Barriers Facing SMEs, Namibian Enterprise. Cannon, Tom (1998) Employability and Competitiveness-Working with SMEs, The Learning Age: Towards A Europe of Knowledge, Workshop A

114 Çivi, Emin (2001) Yeni Ekonomik Düzende KOBİ ler, I. Orta Anadolu Kongresi, KOBİ lerin Finansman ve Pazarlama Sorunları, Ekim 2001 Nevşehir, KOSGEB Yayınları, Ekim 2001, Ankara. DTI (2001) Small and Medium Enterprise (SME) Definitions, Department of Trade & Industry, UK Government. Di Pietro, Giorgio; Paloma, Sergio G. Y. and Simone Ghazi (1999) Competitiveness of Mediterranean Partner Countries SMEs in the Euro-Mediterranean Zone. Duran, M. Sungur (1998) Türkiye de Uygulanan Yatırım Teşvik Politikaları ( ), Araştırma ve İnceleme Dizisi 19, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı. Estimé, Marie-Florence (2000) Promoting SMEs in the New Economy is A Challenge for Governments. Galbraith, J. Kenneth (1988) Ekonomi Kimden Yana?, Çev. Belkıs Çorakçı Nilgün Himmetoğlu, Altın Kitaplar Yayınevi, Galbraith, J. Kenneth ve Nicole Salinger (1991) Ekonomik Yaşamın Güncel Sorunları, Çev. Özer Ozankaya, Cem Yayınevi, GCC (2001) SMEs Hold the Key to Economic Development, German Chamber of Commerce, September Hallberg, Kristin (2000) A Market-Oriented Strategy for Small and Medium-Scale Enterprises, IFC Discussion paper, No.40, The World Bank, Washington, D.C. 110

115 Havenga, Klaas (2001) Entrepreneurship, Small and Medium Size Enterprises and Economic Growth and Development in Africa. Holtmann, Martin; Rühle Ilonka and Adalbert Winkler (2000) SME Financing: Lessons from Microfinance, SME/ISSUES, Vol. 1, No. 1, November 2000, The World Bank, Washington, D.C. IADB (1995) Enterprise Development Strategy: Small and Medium Sized Enterprises, The Inter-American Development Bank, Irvin, David (2000) Enhancing the Competitiveness of Small Businesses Through Innovation, Small Business Service, 2000, London. Karabıçak, Mevlüt ve Nihat Altuntepe (2001) KOBİ lerin Kredi Yoluyla Finansmanı, I. Orta Anadolu Kongresi, KOBİ lerin Finansman ve Pazarlama Sorunları, Ekim 2001 Nevşehir, KOSGEB Yayınları, Ekim 2001, Ankara. Lall, Sanjaya (2000) Strengthening SMEs for International Competitiveness, for the Egyptian Centre for Economic Studies Workshop on What Makes Your Firm Internationaly Competitive? Cairo, March 6-8, OECD (2000) Enhancing the Competitiveness of SMEs in the Global Economy: Strategies and Policies, The Bologna Charter 2000 on SME Policies. Quah, Danny T. (1998) A Weightless Economy. Serdengeçti, Turan (2000) Teşviklerin Genel Bir Değerlendirmesi, Ekonomik Gelişme, Teşvikler ve Sivas, Türkiye Ekonomi Kurumu, Ankara. 111

116 Sheikh, Waqar A. (2001) A Survey of Small and Medium-Scale Enterprises. Söğüt, M. Atilla (1997) Experience in Promotion of SME s in Turkey. UN-ECE., August Szabó, Antal (1996) The Role of Governments in the Promoting Small and Medium- Sized Enterprises in Countries in Transition. UNCTAD (1999) Report of the Expert Meeting on Sustainable Financial and Non- Financial Services for SME Development, UNCTAD Reports, (TD/B/COM.3/26-TD/B/COM.3/EM.7/3). UNCTAD (2001a) Report of the Expert Meeting on Improving the Competitiveness of SMEs in Developing Countries: The Role of Finance, Including E- Finance To Enhance Enterprise Development, UNCTAD Reports, (TD/BCOM.3/39-TD/B/COM.3/EM.13/3). UNCTAD (2001b) Improving SME Competitiveness: Access to Finance and E- Finance, UNCTAD Reports, (TD/B/COM.3/43). UNCTAD (2001c) Handbook on Foreign Direct Investment by Small and Medium- Sized Enterprises Lessons from Asia, Executive Summary. UNCTAD (2001d) Finance and E-Finance for SMEs as A Means To Enhance Their Operations and Competitiveness, Issues paper, (TD/B/COM.3/EM.13/2). UNCTAD (2001e) Growing Micro and Small Enterprises in LDCs; The Missing Middle in LDCs: Why micro and small enterprises are not growing?, UNCTAD/ITE/TEB/5. 112

117 UNCTAD (2001f) E-Finance and Small and Medium-Size Enterprises (SMEs) in Developing and Transition Economies, UNCTAD Background Paper, UNCTAD/SDTE/Misc.48. UN-ECE (1997) SMEs Their Role in Foreign Trade, Background paper, prepared by the UN/ECE Secretariat for the BSEC Workshop held on November 1997 in Kyiv (Ukraine). UN-ECE (2001) Decleration on Co-operation in the Development of Small and Medium-Sized Enterprises in the Region of South-Eastern Europe, (adopted on 18 September 2001 in Celje). UN-ECE (2002) Black-Sea Economic Cooperation Workshop on Internet, E- Commerce and SMEs, 2 May 2002 Headquarters of the BSEC Permanent International Secretariat, İstanbul. UNIDO (2002) Policy Framework for SMEs. Vaart, Bert van der (2001) Investing in SMEs: The SEAF Model, SME/ISSUES Vol. 2, No. 1, March 2001, The World Bank, Washington, D.C. Vuorio, Ritva (1999) The Importance of Professional Expertise in SMEs, TYÖTERVEISET. Williams, Derek (2001) The New SME: They Will Be Online, Global & Quick, APEC CEO Summit 2001, Pacific Basin Economic Council

118

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies ([email protected]) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği

Detaylı

MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ

MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ VİZYON BELGESİ (TASLAK) Türkiye 2053 Stratejik Lokomotif Sektörler MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ Millet Hafızası ve Devlet Aklının bize bıraktığı miras ve tarihî misyon, İstanbul un Fethinin

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies(CEPS) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği ne Üyelik

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014 ORTA VADELİ PROGRAM (2015-201) 8 Ekim 2014 DÜNYA EKONOMİSİ 2 2005 2006 200 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 T 2015 T Küresel Büyüme (%) Küresel büyüme oranı kriz öncesi seviyelerin altında seyretmektedir.

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ...

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... 1-20 1.1. Temel Makro Ekonomik Göstergelere Göre Türkiye nin Mevcut Durumu ve Dünyadaki Yeri... 1 1.2. Ekonominin Artıları Eksileri; Temel

Detaylı

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I İŞLETME BİRİMİ VE İŞLETMEYİ TANIYALIM YONT 101- İŞLETMEYE GİRİŞ I 1 İŞLETME VE İLİŞKİLİ KAVRAMLAR ÖRGÜT KAVRAMI: Örgüt bir grup insanın faaliyetlerini bilinçli bir şekilde, ortak

Detaylı

İŞL 203U YENİLİK YÖNETİMİ

İŞL 203U YENİLİK YÖNETİMİ İŞL 203U YENİLİK YÖNETİMİ KISA ÖZET WWW.KOLAYAOF.COM 1 İÇİNDEKİLER ÜNİTE 1 : Temel Kavramlar..3 ÜNİTE 2:Yenilik Çeşitleri ve Yeniliğin Yayılması..4 ÜNİTE 3:Yeniliğin Teorik Altyapısı, Modern Anlayış ve

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003

SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI TÜRK FİNANSAL PİYASALARINDA YENİ BİR SIÇRAMA İçindekiler 1) VOB Hakkõnda 2) Dünyada Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarõ 3) Neden Vadeli İşlemler?

Detaylı

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ Genellikle profesyoneller tarafından oluşturulan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı sistemi genç, dinamik, hızlı büyüme ve yüksek karlılık potansiyeli olan

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

KREDİ KEFALET SİSTEMİ

KREDİ KEFALET SİSTEMİ Dünya da Kredi Kefalet Sistemi KREDİ KEFALET SİSTEMİ Kredi Kefalet Sistemi dünya çapında küçük ve orta ölçekli, maddi varlığı yeterli olmayan ancak başarılı olan işletmelerin finansmanında kullanılmaktadır.

Detaylı

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA Nurel KILIÇ Türk boya sektörü; Avrupa nın altıncı büyük boya üreticisi konumundadır. Türkiye de 50 yılı aşkın bir geçmişi olan boya sektörümüz, AB entegrasyon

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler

Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler Dünya Bankası Finansal Yönetim Uygulamalarında Stratejik Yönelimler ve Son Gelişmeler ECA Bölge Perspektifi Marius Koen TÜRKİYE: Uygulama Destek Çalıştayı 6-10 Şubat 2012 Ankara, Türkiye 2 Kapsam ve Amaçlar

Detaylı

Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası

Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası Bu politika, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. nin (Banka) faaliyetlerinin kapsamı ve yapısı ile stratejileri, uzun vadeli hedefleri ve risk yönetim yapısına

Detaylı

TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş.

TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRK EXİMBANK (TÜRKİYE İHRACAT KREDİ BANKASI A.Ş.) DÜNYA BANKASI AVRUPA YATIRIM BANKASI İSLAM KALKINMA BANKASI Ortaklık Yapısı İlk özel

Detaylı

Yapı Kredi Finansal Kiralama A. O. Ücretlendirme Politikası

Yapı Kredi Finansal Kiralama A. O. Ücretlendirme Politikası Yapı Kredi Finansal Kiralama A. O. Ücretlendirme Politikası Bu politika, Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. nın ( Şirket ) faaliyetlerinin kapsamı ve yapısı ile stratejileri, uzun vadeli hedefleri ve risk

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE nerden, nereye? Sarp Kalkan 20 Kasım 2013 Slayt 3 GSYH ile Perakende ve Toptan Ticarette Reel Büyüme (1998 fiyatlarıyla) 140,000 130,000 15,000

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

KOBĐ lerin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

KOBĐ lerin Türkiye Ekonomisindeki Yeri KOBĐ LERDE ĐŞ PLANI HAIRLANMASI ve KOBĐ DESTEK KREDĐLERĐ 30 Nisan Đktisadi ve Đdari Bilimler Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölüm Başkanı Okan Universitesi KOBĐ LER NEDEN ÖNEMLĐDĐR? KOBĐ lerin ekonomiye

Detaylı

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Brezilya: Ülkeler arası gelir grubu sınıflandırmasına göre yüksek orta gelir grubunda yer almaktadır. 1960 ve 1970 lerdeki korumacı

Detaylı

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI BİRİNCİ BÖLÜM FRANCHISING SİSTEMİNİN TANIMI, KAPSAMI VE ÇEŞİTLERİ 1. FRANCHISING KAVRAMI VE TANIMI... 1 1.1. Franchising Kavramı.. 1 1.2. Franchising Sistemi 2

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Aselsan l Halka Arz Profili

Aselsan l Halka Arz Profili Aselsan l Halka Arz Profili 25.05.2018 Yönetici Özeti Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. («Aselsan» veya «Şirket»), Türk silahlı Kuvvetleri nin haberleşme ihtiyaçlarının karşılanması için 1975 yılında

Detaylı

08 Kasım 2012. Ankara

08 Kasım 2012. Ankara 08 Kasım 2012 Ankara KOBİ ler ve KOSGEB Türkiye de KOBİ tanımı KOBİ tanımı 250 den az çalışan istihdam eden, Yıllık bilanço veya net satış hasılatı 25 milyon TL yi geçmeyen işletmeler Ölçek Çalışan Sayısı

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Bütçesinin Gelir, Gider ve Muhasebesine İlişkin Yönetmelik

Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Bütçesinin Gelir, Gider ve Muhasebesine İlişkin Yönetmelik Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Bütçesinin Gelir, Gider ve Muhasebesine İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete :20.09.2002 tarih ve 24882 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığından

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

K O B İ. Büyüyen Ekonomik Güç

K O B İ. Büyüyen Ekonomik Güç K O B İ Büyüyen Ekonomik Güç Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasında oynadıkları rol, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmaya yaptıkları

Detaylı

KOBİ ler. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler. KOBİ ler Önemlidir! Çünkü:

KOBİ ler. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler. KOBİ ler Önemlidir! Çünkü: KOBİ ler OECD ülkelerindeki KOBİ ler işletmelerin % 85 lik kısmını, istihdamın ise %70 ini oluşturmaktadır. Güçlü ve sürdürülebilir kalkınmanın yolu, KOBİ lerin güçlendirilmesinden geçmektedir. OECD Kalkınma

Detaylı

SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU

SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU İçindekiler DÜNYA ÜRETİMİ... 3 DÜNYA TİCARETİ... 4 TÜRKİYE DE İLAÇ ve ECZACILIK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 5 Türkiye de Sağlık Harcamaları... 5 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İhracat... 7 İthalat...

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

Sentez Araştırma Verileri

Sentez Araştırma Verileri Eğitim, Görsel-İşitsel & Kültür Yürütme Ajansı Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğü Yaşam Boyu Öğrenim Programı İnternet Üzerinden Kişisel İşgücünü Geliştirin Leonardo da Vinci LLP (Yaşamboyu Öğrenim Programı)

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

VE BİLGİ DENEYİMİ TÜRKİYE DE SANAYİLEŞME SORUNLARI VE KOBİ LERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER. Hüseyin TÜYSÜZ KOSGEB Başkan Yardımcısı.

VE BİLGİ DENEYİMİ TÜRKİYE DE SANAYİLEŞME SORUNLARI VE KOBİ LERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER. Hüseyin TÜYSÜZ KOSGEB Başkan Yardımcısı. X. KOBİ İ ZİRVESİİ İ REKABET GÜCÜ İÇİN ULUSLARARASILAŞMA VE BİLGİ DENEYİMİ TÜRKİYE DE SANAYİLEŞME SORUNLARI VE KOBİ LERE YÖNELİK ÇÖZÜMLER Hüseyin TÜYSÜZ KOSGEB Başkan Yardımcısı 13 Şubat 2014 KOSGEB KOSGEB,

Detaylı

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI Toplantısı

MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI Toplantısı MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI Toplantısı 14.03.2017 Dünya da ve Türkiye de KOBİ ler KOBİ ler OECD ülkelerindeki KOBİ ler işletmelerin % 85 lik kısmını, istihdamın ise %70 ini oluşturmaktadır. Güçlü ve

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KREDİ PAZARLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI SUNUMU

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KREDİ PAZARLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI SUNUMU TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KREDİ PAZARLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI SUNUMU Bankamızın Hakkında 1975-1988 DESİYAB Dönemi - Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası A.Ş. adı altında yurtdışında çalışan işçilerimizin

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

Özet Tanıtım Dokümanı

Özet Tanıtım Dokümanı Özet Tanıtım Dokümanı İstanbul, 2012 Kutluşah, yönetim, finans ve süreç danışmanlığı alanlarında hizmet veren güvenilir bir iş ortağıdır Toplamda 85 yılı aşkın finansal kuruluşlar, girişimcilik ve yönetim

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik Görünümü IMF düzenli olarak hazırladığı Küresel Ekonomi Görünümü

Detaylı

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I YONT 101- İŞLETMEYE GİRİŞ I 1 İşletmeleri gruplandırırken genellikle 6 farklı ölçüt kullanılmaktadır. Bu ölçütler aşağıdaki şekilde sıralanabilir: 1. Üretilen mal ve hizmet çeşidine

Detaylı

STANDART VE STANDARDİZASYON

STANDART VE STANDARDİZASYON STANDART VE STANDARDİZASYON İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin tabiî bir neticesi olarak ortaya

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR Halil AGAH Kıdemli Kırsal Kalkınma Uzmanı 22 Kasım 2016, İSTANBUL 1 2 SUNUM PLANI TARIMDA KÜRESELLEŞME TÜRK TARIM SEKTÖRÜ VE SON YILLARDAKİ GELİŞMELER TARIMDA

Detaylı

TÜRKİYE TAKIM TEZGAHLARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE TAKIM TEZGAHLARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE TAKIM TEZGAHLARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Şubat 2010 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. DÜNYA TAKIM TEZGAHLARI SEKTÖRÜ... 3 2.1. Dünya Takım Tezgâhları İhracatı... 3 2.2. Dünya Takım Tezgâhları

Detaylı

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü. Kümelenme Destek Programı

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü. Kümelenme Destek Programı T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kümelenme Destek Programı Fadime YILMAZ San. ve Tek. Uzmanı 1 Küme Kümeler, özellikle de aynı faaliyet alanında hem rekabet içinde olan hem de birbirleriyle işbirliği

Detaylı

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu 11 1 13 1 * GSMH (milyar dolar) 1.9..79 1.86 1.3 1.83 1.578 1.61

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER

TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER TEKNİK TEKSTİL SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİLER Türkiye nin Teknik Tekstil Dış Ticareti Ürün Grupları Bazında İhracat ve İthalat Dünya da Teknik Tekstil İhracat ve İthalatı Önemli İhracatçılar ve İthalatçılar

Detaylı

2016 YILI İPLİK İHRACAT İTHALAT RAPORU

2016 YILI İPLİK İHRACAT İTHALAT RAPORU 2016 YILI İPLİK İHRACAT İTHALAT RAPORU Haziran 2017 İçindekiler Yönetici Özeti... 2 1. Dünya İplik İhracatı... 3 2. Türkiye nin İplik İhracatı... 5 Yıllar İtibariyle İhracat ve Pay... 5 Başlıca Ülkeler

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI EKONOMİK KALKINMA VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (OECD) TÜRKİYE EKONOMİK TAHMİN ÖZETİ 2017 RAPORU DEĞERLENDİRMESİ

İZMİR TİCARET ODASI EKONOMİK KALKINMA VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (OECD) TÜRKİYE EKONOMİK TAHMİN ÖZETİ 2017 RAPORU DEĞERLENDİRMESİ İZMİR TİCARET ODASI EKONOMİK KALKINMA VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (OECD) TÜRKİYE EKONOMİK TAHMİN ÖZETİ 2017 RAPORU DEĞERLENDİRMESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ MART 2018 Hazırlayan: Yağmur Özcan Uluslararası

Detaylı

Banka kredilerinde teminat sorunu çeken KOBİ lere hazine desteği kapsamında verilecek kredi garanti fonu kefaletleri

Banka kredilerinde teminat sorunu çeken KOBİ lere hazine desteği kapsamında verilecek kredi garanti fonu kefaletleri Banka kredilerinde teminat sorunu çeken KOBİ lere hazine desteği kapsamında verilecek kredi garanti fonu kefaletleri GİRİŞ; 1. KOBİLERİN FİNANSMAN SORUNLARI KOBİ lerin sorunları arasında finansal sorunlar

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. İhracat Planı Hazırlanması Süreci

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. İhracat Planı Hazırlanması Süreci Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr İhracat Planı Hazırlanması Süreci 2013 İHRACAT PLANI HAZIRLANMASI SÜRECİ İhracat Planı Neden Hazırlanır? İhracattan ne beklendiğinin belirlenmesi, İhracat amaçlarına

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı KÜÇÜK İŞLETMELERİN YATIRIMLAR İÇİN DEVLET DESTEKLERİNDEN ETKİN vev VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YARARLANMALARI AMACI İLE: HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

Detaylı

T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Mehmet TEZYETİŞ OSTİM Hizmet Merkezi Müdürü

T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Mehmet TEZYETİŞ OSTİM Hizmet Merkezi Müdürü KOSGEB T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Mehmet TEZYETİŞ OSTİM Hizmet Merkezi Müdürü KOSGEB VE KURULUŞ AMACI KOSGEB, 1990 yılında 3624 sayılı Kanun ile

Detaylı

BASIN TANITIMI TÜRKİYE DE BÜYÜMENİN KISITLARI: BİR ÖNCELİKLENDİRME ÇALIŞMASI

BASIN TANITIMI TÜRKİYE DE BÜYÜMENİN KISITLARI: BİR ÖNCELİKLENDİRME ÇALIŞMASI BASIN TANITIMI TÜRKİYE DE BÜYÜMENİN KISITLARI: BİR ÖNCELİKLENDİRME ÇALIŞMASI İzak Atiyas Sabancı Üniversitesi ve Rekabet Forumu Ozan Bakış Rekabet Forumu 29 Kasım 2011 Büyüme performansı 2000 li yıllar,

Detaylı

KOBİ LERDE SEKTÖR ve ÖLÇEK BAZINDA İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ: Türkiye - Avrupa Birliği Karşılaştırması

KOBİ LERDE SEKTÖR ve ÖLÇEK BAZINDA İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ: Türkiye - Avrupa Birliği Karşılaştırması KOBİ LERDE SEKTÖR ve ÖLÇEK BAZINDA İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ: Türkiye - Avrupa Birliği Karşılaştırması Müge ÜNAL Hasan Çağdaş KARAKAŞ Kalkınma Bakanlığı 5. Ulusal Verimlilik Kongresi 6 Ekim 2015 Sunum Akışı 1.

Detaylı

KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI

KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI KOSGEB DESTEKLERİ GENEL DESTEK PROGRAMI Programın Gerekçesi: Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki

Detaylı

AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE

AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE Eskişehir Sanayi Odası 25 Kasım 2015 Mali Yardımlar IPA Fonları 2014-2020 Döneminde 4.453,9 milyon avro Ana yararlanıcı kamu, bakanlıklar Türkiye AB Programları Toplam bütçe

Detaylı

TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON MAKĠNELERĠ SEKTÖR NOTU

TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON MAKĠNELERĠ SEKTÖR NOTU TEKSTĠL VE KONFEKSĠYON MAKĠNELERĠ SEKTÖR NOTU Tekstil sanayiinin birçok alt dalında her çeşit iplik, kumaş, giyim eşyası, ev tekstili, hazır giyim tekstil ürünlerini üretebilen Türkiye nin son yıllar itibariyle

Detaylı

UDY Akışları Önündeki Risk Faktörleri

UDY Akışları Önündeki Risk Faktörleri ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2011 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2011 YILI İLK YARISINDA 6,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2011 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası Grubu Kuruluşları Dunya Bankası Grubu Uluslararası Imar ve Kalkınma

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

1. EKONOMİK YAPI. 1.1. Temel Ekonomik Göstergeler

1. EKONOMİK YAPI. 1.1. Temel Ekonomik Göstergeler 1. EKONOMİK YAPI 1.1. Temel Ekonomik Göstergeler Bölge sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre 26 Bölge arasında son sırada bulunmaktadır. İller arasında bir karşılaştırma yapıldığında 81 il içersinde

Detaylı

BÖLGE PLANI. Hazırlayan : Murat DOĞAN

BÖLGE PLANI. Hazırlayan : Murat DOĞAN BÖLGE PLANI Hazırlayan : Murat DOĞAN İÇERİK 1. Bölge Planlama Nedir? 2. Neden Bölge Planlama? 3. Nasıl bir planlama yaklaşımı? 4. Bölge Planı Örnekleri Bölge planlama, BÖLGE PLANLAMA Bölge Planlama Nedir?

Detaylı

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler www.faktorgrup.com İşlerinizde Profesyonel Çözümler Değerli yöneticiler, Bildiğiniz gibi, içinde yaşadığımız yüzyılda modern işletmecilik kavramı beraberinde

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR T.C. Ekonomi Bakanlığının gerçekleştirdiği Küresel Ticarette Türkiye nin Yeniden Konumlandırılması-Dış Ticarette Yeni

Detaylı

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılına iyi başlayan ülkemiz halı ihracatı, yılın ilk dört ayının sonunda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 23,1 oranında artarak

Detaylı